21 Mart 2017

Bu millet, bu Reis'i Başkan yapar

Avrupa Birliği ülkelerinin dur durak bilmeden kanun tanımaz ve fütursuzca “HAYIR” çalışması yaptığı 16 Nisan referandumuna sayılı günler kaldı. 

15 Temmuz’da destan yazarak “küllerinden yeniden doğmak” kavramına yeniden can veren bu aziz millet, 16 Nisan’da sandık başına giderek Türkiye ile yeni Türkiye arasında bir karar verecek. 

Referandum sürecinin başladığı günlerden bugüne sizin de sıkça duyduğunuz “padişahlık, tek adamlık, diktatörlük vb..” sözler beni hiç mi hiç rahatsız etmedi, etmiyor da. Çünkü bu zümre, işini gücünü bırakmış tam 15 yıldır bir adamla uğraşıyor. Hiçbir zaman memleket derdi olmamış bu adamların tek derdi Recep Tayyip Erdoğan.

Odasına, ofisine, arabasına, her yerine dinlenme cihazları koyup dinlediler bu adamı.

55 koruma polisi, kapıcısı, odacısı hatta 6 yaverinden 5’i FETÖ’nün uşağı çıktı. Son 10 yıldaki bütün konuşmalarını kayıt altına alıp açık aradılar. Ama elle tutulur bir açık bulunamadılar.

Gezi, darbe kalkışmasında güya gençler(!) üzerinden operasyon çekenler, 17-25 Aralık’ta hukuk üzerinden hukuksuzca saldırdılar. Son olarak da 15 Temmuz’da, önce onun canına sonra da milletinin ikbaline kastettiler. 

Ama Rabbim bu zümrenin planlarını hep alt üst etti Elhamdülillah…

Bu nedenle Kraliçeye hizmet eden ve aramızda aydın diye gezinenler, “hayır” diyerek milletin önüne sistemle ilgili anti donelerini koyma yerine diktatör, padişah vb. kelimeler üzerinde yürümeleri anlaşılabilir bir tutumdur.

Beni asıl rahatsız eden içimizdeki İrlandalılar.

Yani entel, dantel geçinen, ne olduğu gibi görünen, ne de göründüğü gibi olabilenler. Birilerine şirin gözükme adına demeçler veren, özelden eleştirilerini yetkililere iletme imkânı varken televizyon ekranlarından dava arkadaşım dediklerine saydıran tipler. 18 madde hazırlanırken bize danışılmadı mavalları okuyan, Ümmetin-Milletin istikbalinden çok kendi istikbalini düşünen, özde değil sözde hakkaniyet kaidelerine uymaya çalışanlar hala 16 Nisan’ı basit bir referandum olarak görüyor. İşte benim canımı asıl sıkanlar bu tatlısu demokratları.

Özenti yaşayan bu sünepe tipli insanların unuttukları bir şey var.

“Siz onlardan olmadığınız müddetçe onlar sizi kabul etmezler (Bakara 120.)”

16 Nisan referandumu için önümüze gelen 18 maddede bazı maddeler veya bazı maddelerin detayları kafanıza yatmamış olabilir. Belki de o maddeler veya detaylar ümmet için millet için daha da faydalı hale getirilebilirdi diye de düşünebilirsiniz. Lakin üç tarafı denizlerle, dört tarafı hainlerle çevrili olan memleketimizde at suya indi. Bu at bu dereyi geçecek dostlar. Yarılsa da, dirense de geçecek. Dereyi geçerken at ile uğraşmak veya değiştirmek makbul değildir demiş atalarımız.

16 Nisan’a kadar Ümmet, Millet, Devlet, Bayrak ve vatan için nerede durmamız ve nerede susmamız gerekiyorsa onu yapmalıyız.

Nerede duracağımızı bilemiyorsak eğer İmam Şafi’ye kulak vermeliyiz. “Düşman okunu takip edin, o sizi Hak ehline götürür.”

15 yıldır türlü iftiralara, entrikalara ve ihanetlere muhatap olan bir adamı eğer Allah ve Millet yalnız bırakmıyorsa, bu adamın yanından ayrılanlar onu yalnızlaştırmanın aksine o adamı pisliklerden arındırmış/kurtarmış olur.

O adamı 15 Temmuz’da yalnız bırakmayan bu aziz millet, iman, ümmet ve memleket aşkıyla yanan bu adamı Avrupa’ya rağmen, terör örgütlerine rağmen, FETÖ’ye rağmen, zalimlere ve içimizdeki İrlandalılara rağmen Yeni Türkiye’nin Devlet Başkanı yapacaktır inşallah.

Kalın sağlıcakla...
 
YORUMLAR (üye olmadan da yorum yapabilirsiniz.)
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner203

banner202