28 Şubat 2017

CHP Erbakan'ı nereye koyacak?

Rahmetli Erbakan'ı anma programı konusunda her ağızdan ayrı bir ses çıkmaya devam ediyor.

Ama inanın en okkalı soruyu ben soruyorum.

Neden mi?

Necmettin Erbakan iyi adamdı.

Mekanı cennet olsun yalpalamayı pek beceremezdi.

Siyasi duruşu, olaylara hakim olması, dünya gerçekleri ile yakından ilgilenmesi, bilime ve ilime olan inancı, milli ve manevi değerlere bağlılığı yaşadığı dönemde hayret edilecek derecede takdire şayandır.

Bir şey konuşacaksa direkt konuşur lafı eveleyip gevelemeyi sevmezdi.

Siyasi bir kimliği vardı ama siyasi konuşmalardan hazzetmezdi.

Erbakan tarihine baktığınız zaman bu karakterinin başına olmadık işler açtığına aynel yakin şahit olursunuz.

Mesela İstanbul ve Ankara seçimlerinde Refah Partisi Belediye başkanlıkları kazandıktan sonra bazı Refah Partisi karşıtı vatandaşlar bu başarıyı hazmedemeyip belediyelere fax gönderiyor. Faxların içeriği üç aşağı beş yukarı 'kanımızı dökeceğiz burayı size bırakmayacağız, Vatan bizim defolun, Tayyip dışarı halk içeri, Ankara Gökçek'e mezar olacak' şeklinde.

Hatta bazıları durumu abartıp sokak gösterileri düzenlemeye başlamıştır.

Tabi o dönemde bu gösterilerin başını her zaman olduğu gibi CHP li teşkilatlar çekiyor.

Kendi seçmenini galeyana getirme konusunda uzmanlaşmış olan CHP li siyasetçiler laiklik elden gidiyor diye gaza yüklendikçe yükleniyor.

27 Mart seçimlerinden iki hafta sonra 13 Nisan 1994 yılında rahmetli, parti meclis toplantısında bütün bu olanları değerlendirmek üzere açıklamalarda bulunuyordu. Konuşma metni çok uzun olduğu için buraya yazmayacağım ama özetle üzerinden geçecek olursak ''Refah Partisi iktidara geldiğinde adil düzen kurulacak, geçiş dönemi sert mi olacak, yumuşak mı olacak, kanlı mı olacak, kansız mı olacak, bu kelimeleri kullanmak bile istemiyorum amma, bunların terörizmi karşısında herkes gerçeği açıkça görsün diye bu kelimeleri kullanma mecburiyetini duyuyorum. Türkiye’nin şu anda bir şeye karar vermesi lazım, Refah Partisi adil düzen getirecek, bu kesin şart, geçiş dönemi yumuşak mı olacak sert mi olacak, tatlı mı olacak kanlı mı olacak, altmış milyon buna karar verecektir”

İşte Refah Partisinin henüz genel seçimleri kazanmadan ve aslında kendilerinin değil chp li seçmenin sokakta bahsettiği ''kanımız akar ama sizi iktidara göndermeyiz'' lafı yıllar sonra 28 Şubat sürecinde Refah Partisinin kapanmasına bahane oldu.

Erbakan ve Refah partililer zindanlara atıldı. Siyasi yasaklı durumuna düştü.

Aradan yıllar geçiyor 11 Mayıs 2016 yılında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu çıkıp bir açıklama yapıyor ''Başkanlık sistemi KAN DÖKÜLMEDEN bu ülkeye getirilemez, açık ve net''

Bu konuşmanın ardından 15 Temmuz darbe girişimi geldi diye konuyu başka yere bağlamanın bir anlamı yok. Muhtemelen birbiri ardına gelen iki ayrı tesadüfi olay. Aksini düşünen Savcı varsa buyursun araştırsın.

Konumuza geri dönecek olursak.

Nur Serter'i bilirsiniz.

1997-1998 yılında başı örtülü öğrenciler İstanbul Üniversitesinde ikna odalarına alınıyor.

Aslında odaların adı yumuşak tabiriyle 'ikna odaları'.

İğrenç bir isim.

Öğrenciyi odaya alıyorsunuz 'ya başını aç yada tozol' diyeceksiniz bunun adını da 'ikna odası' koyacaksınız.

Neyden ikna, neye ikna?

Dönemin Rektörü Kemal Alemdaroğlu'nun yardımcısı ve ikna odalarının fikir analarından birisi olan Prof. Dr. Nur Serter halkın kınamalarına bir açıklama getiriyor.

Özetle Tv ler karşısında yapılan açıklama şöyle.

''Ne yani bu öğrencileri başı açık öğrenciler karşısında rencidemi etseydik? Bu öğrenciler bir belge imzalayacak, düşünecek karar verecek ve umuyoruz ki Üniversiteye başı açık gelecek''

https://www.youtube.com/watch?v=84q6nYkTWBY

(Bu link dönemi izlemek isteyenler için gayet doyurucu açıklamalar içerir)

Burada aslında Nur Serter hanımefendi içeri alınan öğrencileri rencide ettiklerini, onlara karşı rahatlıkla ve tabiri caizse diledikleri telden saza vurduklarını açıklıyor.

Bu arada o dönemde ikna odalarında video kayda alınan görüntülerin tez zamanda kamuya gösterilmesini bekliyoruz.

Aradan yıllar geçer Prof. Nur Serter hocamız CHP'den İstanbul Milletvekili olur.

Yanılmıyorsam 2008 yıllarında hocamız bu defa CHP'nin türban açılımı adı altında CHP'ye katılan başı örtülü üyelere etrafa gülücükler dağıtarak parti rozeti takar, rozeti takmakla kalmaz türbanlı yeni üyeleri nefessiz bırakacak kadar sıkı sıkıya sarılır.

Düzelmemi yoksa siyasi manevramı onu da sizin takdirinize bırakarak sadede geliyorum.

Saadet Partisi bilindiği gibi iki gün önce Necmettin Erbakan'ı anma programı düzenledi.

Kemal Kılıçdaroğlu Erbakan'ı pek sevdiğinden koşa koşa yerini aldı.

Konuşuldu görüşüldü, açıklamalar yapıldı vesselam.

Hatta Kemal bey programda Erbakan'ı yerlere göklere sığdıramadı ya. Amerika'dan birini izleyici olarak  getirmiş olsanız ikisini yıllarca aynı yolda yürümüş zanneder.

Hasılı programın sonunda katılımcılara üzerinde Erbakan hocanın resminin bulunduğu ve resmin altında insanın gözünün içine sokarcasına devasa DAVAM yazan anı mahiyetinde bir plaket armağan edildi.

Bu plaketlerden birini alan katılımcıların en dikkat çekeni ise elbette Kemal bey.

Öyle ya o dava ile bu dava arasındaki uçurum dünyayı içine alacak kadar derindir.

Gelelim sorumuza.

Kemal bey ve CHP Erbakan'ı nereye koyacak.

Daha doğrusu Erbakan'ın DAVAM plaketi CHP nin hangi odasının hangi köşesinde sergilenecek.

Eğer kilerde bir yerlere savrulacaksa yazık olur. Ak Parti teşkilatlarından herhangi bir üyeye verebilirler.

Ama eğer Kılıçdaroğlu'nun oturduğu makam masasının üzerinde tutulacaksa ayakta alkışlar konuştuklarında takiyye yokmuş derim.

Takip edelim bakalım durum nece olacak.

Bu arada bu plaketle Temel Karamollaoğlu'mu DAVAsını CHP ye verdi yoksa CHP mi yürüdüğü yoldan vazgeçip DAVA değiştirdi bilemem.

Bu sorunun cevabını da rahmetli Erbakan'nın deyimiyle ''80 Milyon karar verecek''.

Bu arada hayırda hayır vardır saçma bir yaklaşım. Hayır başka bir şey HAYR başka bir şey.

Kelime oyunu yaparak bir yere varamazsınız :)

Evet olumlu olanı, hayır olumsuz olanı ifade ediyor..
YORUMLAR (üye olmadan da yorum yapabilirsiniz.)
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner203

banner202