100 yıllık bilinçaltı: Musul!

Dünyanın yakından izlediği Musul Operasyonu’na dair kamuoyu en çok Türkiye'nin bu operasyona katılıp katılmayacağını merak etti. Irak hükümeti ve ABD, Başika’daki askeri varlığını orda tutmakta ve operasyona katılmakta ısrar eden Türkiye'nin bölgeden uzak durması yönünde açıklamalar yapsa da, Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘masada da olacağız sahada da’ demekte ısrar etti. Erdoğan’ın Musul konusuna dahil olma ısrarı, Türkiye’yi İran ve Irak ile ciddi bir gerilime sokarken, siyasi tarihçiler, bölgede yeni denklemler kurulmaya başlanmasının Türk devlet zihnindeki Musul ve Misaki Milli travmasını yeniden canlandırdığına dikkat çekiyor. Irak’ın kendi ’Misaki Millisi’ olarak tanımladığı Küveyt’e Saddam’ın girmesi ile başlayan yıkım sürecinin şimdi de Türkiye’nin Misaki Milli hülyasını canlandırdığına dikkat çeken uzmanlar, Ankara’nın dikkatli davranmaması durumunda hem Kürdler hem de Şii Cephesi ve Amerika ile karşı karşıya gelebileceği uyarısında buluyor.

Türkiye’nin Musul’la ilgisini, Musul ve Türkiye arasındaki tarihsel ilişkiyi, MHP Kayseri Milletvekili Yusuf Halaçoğlu, Akademisyen Doç. Davut Hut ve Tarihçi Mehmet Bayrak  değerlendirdi.



'Musul Güneydoğu Anadolu’nun tabii bir uzantısıdır'

Musul ve çevresinin Türk, Kürd, Arap kültürlerinin bir kompozisyonu olduğunu söyleyen akademisyen Davut Hut, bundan kaynaklı Musul ve çevresinde meydana gelen gelişmelerin, sınırın bu tarafını da ilgilendirdiğini belirtti. Musul ve çevresinin, tarihsel süreçte ve bugün, Arap ve Türkmenler ile Kürdlerin de yaşadığı bir coğrafya olduğunu söyleyen Hut, “Şehir merkezinde ve Musul’a bağlı civar bölgelerde Kürd ve Türkmen toplulukların yoğun bir şekilde yaşadığı bilinmektedir. Örneğin, Şengal Dağı’nda Kürd kökenli Ezdiler yaşarken, kuzeydeki Telafer Sünni-Şii karışımı bir “Türkmen kent” özelliğine sahiptir. Öte yandan, Musul ve şehrin kuzey bölgesindeki yerleşimlerde, Keldani, Süryani, Nesturi, Asurî ve Yakubi gibi kadim Hıristiyan topluluklar da yüzlerce yıldır varlıklarını sürdürmektedir” diye konuştu.

2003’teki Irak savaşı ve 2014 Haziran’ında IŞİD’in Musul’u ele geçirmesinden sonraki süreçte meydana gelen göç hareketleri ve diğer gelişmelerin mevcut demografinin önemli ölçüde değişmesine neden olduğunu iler süren Hut şöyle devam etti: “Burada önemli olan husus, nüfusu 1,5 milyona yaklaşan Musul şehrinin geçmişte ve bugün, etnisite ve kültürel atmosfer bakımından bir Sünni Arap kenti özelliğini taşımasıdır. Maliki yönetiminin aşırı mezhepçi politikalarına karşı IŞİD’in bu Sünni-Arap yapısından dolayı kendine destek bulduğu da bir gerçektir.”

'Türkiye'nin toprak talebi yok'

Türkiye'nin Musul Operasyonu’na katılma ısrarına değinen Davut Hut, bu isteğin Türkiye'nin doğal hakkı olduğunu savunarak, “Suriye gibi, devlet olma vasfını kaybeden ülkelerden biri olan Irak’ın Türkiye sınırına yakın bölgelerinde farklı terör örgütlerinin cirit attığı bir dönemde, Türkiye’nin tehditlere karşı kendini koruma hakkının olduğunu ileri sürmesi, otoritesi kalmamış devletlerin egemenlik hakkını ihlal olarak değerlendirilmemesi gerekir. Terör olaylarından son dönemlerde en fazla zarar gören ülkelerden birinin Türkiye olduğu aşikardır” dedi.

Türkiye’nin hem Suriye’nin hem de Irak’ın toprak bütünlüğünü savunduğunu belirten Hut, bu konuda birçok açıklaması olduğunu, toprak talebinin olmadığını ortaya koyduğunu ifade ederek, “Binlerce kilometre öteden çok sayıda devletin silahlı güçlerinin geldiği bir savaş ortamında Türkiye’nin, yanı başında boy veren terör tehdidine karşılık, kendi güvenliği adına müdahale etme ısrarı gayet doğaldır” diye konuştu.




'Musul'u 2001'de topraklarımıza katacaktık ama geç kaldık'

Türkiye’nin birinci önceliğinin sınır güvenliği olduğunu hatta Cerablus harekâtının güvenlikle ilgili olduğunu söyleyen MHP Kayseri Milletvekili Yusuf Halaçoğlu ise, Türkiye’nin Musul Operasyonu’na katılma isteğinin de sınır güvenliğiyle ilgili olduğunu belirterek, “Kerkük’ten Musul’a kadar o bölgeler Türklerin yoğun olarak yaşadığı yerlerdir. Bu yerlerin Türkiye’ye bağlanması demek Türkiye’nin dünyada ekonomik olarak söz sahibi olması demektir. Bizim oraya 2001-2002 yıllarında tezkerenin reddedildiği zamanlarda girmemiz gerekirdi ama artık geç kalındı, şimdi kimse oraları Türkiye’ye vermez. Bu süreçten sonra bizim birinci önceliğimiz Musul’u almak değil var olan topraklarımızı korumaktır.Musul harekâtı öncesinde 1925-1926'dan önce nasıl Şeyh Said İsyanı’nı çıkarttılarsa şimdi de aynı şekilde PKK aşiretleri ayaklandırmaya çalışıyor. Bundan kaynaklı esas önceliğimiz Musul’u topraklarımıza katmak değil, sınır güvenliğimizi sağlamaktır” dedi.

Avrupa'ya 25 yıl yetecek rezerv

Yeni uydu ve jeolojik harita ve raporlardaki devasa petrol ve doğalgaz rezervlerine dikkat çeken Uluslararası Enerji Ekonomisi Birliği Başkanı Prof. Dr. Gürkan Kumbaroğlu, Ortadoğu'daki DEAŞ-PYD tiyatrosu ve dünyanın 63 ülkesinin askeri operasyonla bölgeye sözde barış getirme sevdasının nedenin de bu olduğunu söyledi. Kumbaroğlu, "Sadece Musul'daki yeni bir doğalgaz rezerv alanı, Avrupa'ya 25 yıl yetecek kapasitede. Tüm saha, yüzlerce yıl yetebilir. Musul, doğalgaz ve petrol denizinin üzerinde bir ada" dedi.



DEAŞ-PYD tiyatrosu 

Ortadoğu'da beş yıl önce DEAŞ diye bir örgüt türedi. Bir kaç bin kişi, bir kaç ay içersinde Irak ve Suriye'nin yarısını ele geçirdi. Sonra, onlarla savaşıyor görüntüsü altında terör örgütü PKK'nın Suriye kolu PYD ülkenin üçte birini adeta gasp etti. Şimdiyse Irak'ta Musul'un DEAŞ'tan kurtarılıp en az dört kukla yönetime bölünmesi gündemde. Altındaki neden, Musul ve çevresinde bulunan yeni enerji sahaları ile bu enerjinin Batıya ulaşması için geçeceği Suriye'nin kuzeyindeki koridora kimin hakim olacağı savaşı. Bulunan yeni kaynakların dünya siyasetine etkisindeki gücüne ve Türkiye'nin yıllık doğalgaz tüketiminin yaklaşık 50, Avrupa'nın ise yaklaşık 400 milyar metreküp olduğuna dikkat çeken Kumbaroğlu, şunları söyledi: "Teknoloji çok gelişti ve uydu görüntüleriyle enerjinin nerede olduğuna yönelik fikir oluşabiliyor. OPEC raporlarında da bu görülüyor. Irak'ta 150 milyar varil kanıtlanmış, 300 milyar metreküp ise yeni rezerv petrol sahası var. Ve bu rezerv, Musul ve çevresinde yoğunlaşıyor."
 

YORUMLAR (üye olmadan da yorum yapabilirsiniz.)
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.