Erdoğan'a destek yüzde 60'a yükseldi!
Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, bugünkü yazısında GENAR'ın son yaptığı araştırmanın sonuçlarına yer verdi. GENAR'ın araştırmasına göre; Bugün Cumhurbaşkanlığı seçimi olsa Erdoğan'a oy vereceklerini söyleyenlerin oranı yüzde 60'a yükselmiş durumda.

İşte Selvi'nin yazısının ilgili kısmı:
"...Cumhurbaşkanı Erdoğan bir süre önce, "MHP'yi sıkı tutun. MHP ile asgari değil, azami müştereklerimiz var. 330'u bulup Meclis'ten geçirin, ben milletimle onu referandumdan geçiririm" demişti. Erdoğan, referandumda milletin yüksek bir oranda başkanlık sistemine 'evet' diyeceği kanaatinde. Cumhurbaşkanı'nın referandum konusunda bu denli umutlu konuşmasının önemli bir nedeni 15 Temmuz'dan sonra oluşan sosyolojide yatıyor.

15 Temmuz Türkiye'nin kodlarını değiştirdi  

GENAR'ın yaptığı, 'Kutuplaşma ve uzlaşma araştırması' 15 Temmuz'un Türkiye'nin kodlarını değiştirdiğini ve yeni bir sosyoloji meydana getirdiğini ortaya koydu. 15 Temmuz Türkiye'nin kodlarını şöyle değiştirdi:

1- Dindar, milliyetçi ve muhafazakâr kesim yüzde 70.

2- Solcu, sosyal demokrat ve sosyalist yüzde 24.

Erdoğan'a destek yüzde 60'a yükseldi

Araştırmanın ayrıntılarını da ileride paylaşmak istiyorum. Ancak şunu söyleyebilirim ki, beklenenin aksine araştırma sonuçları Türk toplumunun kutuplaştığı tezini doğrulamıyor. Tam aksine toplum kutuplaşmıyor. Araştırmada çıkan başka çarpıcı bir sonuç daha var. Bugün Cumhurbaşkanlığı seçimi olsa Erdoğan'a oy vereceklerini söyleyenlerin oranı yüzde 60'a yükselmiş durumda.

Ancak başkanlık referandumu söz konusu olursa Cumhurbaşkanı'nın umutlarını artıran oran bu oran değil, yüzde 70 oranında oluşan yeni sosyoloji. MHP tabanından da önemli bir katılımla yüzde 70'lik kesim, Türkiye'nin lideri olarak Erdoğan'ı görüyor.

Herkes bunu görüyor da Bahçeli görmüyor mu?

Bu tablo karşısında 'Erdoğan-Bahçeli el ele başkanlık sistemine' diyebilir miyiz?

Daha önceki arayışlara göre başkanlık umudu daha artmış durumda ancak henüz bunu demek için erken.
Çünkü Bahçeli'nin muğlak açıklamaları bazı AK Partililerin kuşkularının devam etmesine yol açtı. Bahçeli, "Parlamenter sistemden yanayız" diyor. "Meclis'te 'evet' dersek referandumda da 'evet' deriz" diyeceğini açıkladı. Ama aynı Bahçeli, "Türkiye'nin önü tıkandı. Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben anlayışı ile hareket ederek bu tıkanıklığın önünü açmamız lazım" diyor. Peki bu nasıl olacak? Genel kanaat, MHP'nin başkanlık sisteminin millete gitmesinin kapısını açacağı yönünde.

Ama bu Bahçeli'nin bir tuzak kurduğunu düşünen AK Partilileri ikna etmeye yetmiyor. Kaygılı olan bir kesim var. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başkanlığındaki toplantıda yapılan değerlendirmeyi aktarmak istiyorum.
"15 Temmuz'dan sonra MHP tabanında Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik müthiş bir sempati oluştu. Blok halinde kayma oldu. Bahçeli, tabandaki bu erimeyi durdurmak için AK Parti'nin yumuşak karnı olarak gördüğü başkanlık sistemini gündeme getirdi. Orada karşılık bulunca bu kez idamı gündeme getirdi. Meclis'teki oylamada 330'u bulamadık, 229'da kaldık. Ya da referanduma gittik, yüzde 49.9 olduk. Özal'ın yasaklar referandumunda olduğu gibi. O zaman ne yapacağız? Yüzde 49.5'la tek başına iktidar olduktan sonra iki sonuçtan biri olursa Türkiye'yi yönetmemiz zor olmaz mı?"

"Bahçeli oyun oynarsa rota net: Erken seçim "

Bu değerlendirme şu cümle ile bitiyor:
"Bahçeli bizi duvara çarptıracak."
Bu kaygının Cumhurbaşkanlığı ve AK Parti'deki genel havanın aksine olduğunu belirtmek isterim. Bahçeli'nin sözünün arkasında duracağı kanaatindeler. Ancak siyaset bu. Eğer Bahçeli, Meclis'te oyunu oynarsa, rota net; erken seçim..."

 
YORUMLAR (üye olmadan da yorum yapabilirsiniz.)
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.