Türkiye 7. kez referanduma gidiyor!
banner214

Seçmen,cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle ilgili anayasa değişikliği konusunda tercihini ortaya koymak üzere yarın sandık başına gidecek ve Türk siyasi tarihinin 7. halk oylaması yapılacak.

Referandumların ne için yapıldıklarını kısaca listeleyelim;

9 Temmuz 1961’de, 27 Mayıs 1960’da Darbe ile gelen Asker’in DP partisinin siyasi yaşamına son vermesi sonrası yapılan anayasa değişikliğinin halk oyuna sunulması,

7 Kasım 1982’de, 12 Eylül 1980 yaşanan Askeri Darbe sonrası Anayasa değişikliklerinin halk oyuna sunulması,

12 Eylül 1987’de, 1982 anayasasındaki geçici 4. madde olan 10 ve 5 yıllık siyasal yasakların kalkıp kalkmaması konusunda halk oyuna sunulması,

25 Eylül 1988’de Seçimlerin 1 yıl önceye çekilmesi ile ilgili halk oylaması,

21 Ekim 2007’de Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi ve bir takım anayasa teklifleri için yapılan anayasa değişikliklerinin halk oyuna sunulması,

12 Eylül 2010 tarihinde Anayasada 26 maddelik bir değişikliği içeren paketin değişikliğini halk oyuna sunulması.

5 referandumda evet çıktı

Türkiye, 1961 yılından bu yana altı kez halk oylaması için sandık başına giderek, anayasal düzenlemelere ilişkin tercihini ortaya koydu. Bu halk oylamalarının 5'inden "evet" oyu çıkarken, vatandaş sadece 25 Eylül 1988 tarihinde yapılan Türkiye’nin dördüncü halk oylamasına "hayır" oyu verdi.

Türk siyasi hayatında seçmenler ilk defa 27 Mayıs darbesinden sonra hazırlanan 1961 Anayasası'nın oylaması için düzenlenen halk oylamasında sandık başına gitti. 9 Temmuz 1961’deki halk oylaması ile 1961 Anayasası, yüzde 38.3 "hayır" oyuna karşılık, yüzde 61.7 "evet" oyuyla kabul edildi.

İkinci kez 7 Kasım 1982'de de 12 Eylül darbesinden sonra hazırlanan 1982 Anayasası için halkoylamasında sandık başına giden vatandaşlar, darbenin yarattığı ortamda tercihlerini darbe anayasasına "evet" diyerek ortaya koydular.

Yine bir darbe anayasasının oylandığı Türkiye'nin ikinci halk oylamasında 1 milyon 626 bin 431 seçmen "hayır" derken, 17 milyon 215 bin 559 seçmen ise "evet" oyu verdi. Böylelikle 1982 Anayasası, yüzde 8.63 "hayır"a karşılık, yüzde 91.37 "evet" oyuyla kabul edildi ve 9 Kasım 1982 tarihinde yürürlüğe girdi.

1982 Anayasası'nın kabulü ile anayasanın geçici 1'nci maddesi gereğince, daha önce devlet başkanı unvanına sahip olan Kenan Evren'in cumhurbaşkanlığı da halk tarafından onaylandı.
Böylece, Türkiye'de yapılan ilk iki halk oylaması, askeri darbelerle değiştirilen anayasaların oylanması için gerçekleştirilmiş oldu.

Türkiye'nin üçüncü halk oylamasıyla siyasi yasaklar kalktı

12 Eylül 1980 darbesiyle getirilen siyasi yasakları kaldıran halk oylaması olarak da bilinen 1987'deki anayasa değişikliğine ilişkin yapılan halk oylaması da Türkiye'nin üçüncü referandumu oldu.
1982 Anayasası'nın Geçici 4'ncü maddesi ile getirilen 10 ve 5 yıllık siyasal yasakların kalkıp kalkmaması konusunda 6 Eylül 1987'de düzenlenen halk oylamasına 24 milyon 436 bin 821 kayıtlı seçmen katıldı. 23 milyon 347 bin 856 oyun geçerli sayıldığı halk oylamasında yüzde 50.16 oy oranıyla 11 milyon 711 bin 461 seçmen "evet", yüzde 49.84 oranında 11 milyon 636 bin 395 seçmen de "hayır" oyu kullandı. Türkiye'nin üçüncü halk oylamasıyla siyasi yasaklar kalktı.

"Hayır" çıkan tek halk oylaması

Türkiye'nin "hayır" çıkan ilk ve tek halk oylaması 25 Eylül 1988'de yapılarak, tarihe geçti. 1982 Anayasası'nın 127'nci maddesindeki yerel seçimlerin 1 yıl erkene alınıp alınmaması konusundaki halk oylamasında vatandaşların yüzde 65'i "hayır", yüzde 35'i ise "evet" tercihinde bulundu.

Böylece yerel seçimlerin erkene alınması için Anayasa'nın 127'nci maddesindeki değişiklik kabul edilmedi ve 13 Kasım 1988 olarak öngörülen erken yerel seçim yapılamadı.

AK Parti iktidarında üçüncü halk oylaması

Anayasal metinlere ilişkin beşinci halk oylaması ise 21 Ekim 2007'de yapıldı. Cumhurbaşkanının halk tarafından ve 5 artı 5 sistemiyle seçilmesini öngören düzenlemenin de aralarında yer aldığı anayasa değişiklikleri 22 Temmuz'daki milletvekili seçiminin ardından halk oyuna sunuldu.

Bu oylamada, kayıtlı 42 milyon 690 bin 252 seçmenin yüzde 67.5'i sandık başına gitti. Geçerli oyların yüzde 68.95'i ''evet'', yüzde 31.05'i ise ''hayır'' yönünde oldu ve böylece anayasa değişikliği kabul edildi.
Türk seçmeni, altıncı kez sandık başına 12 Eylül 2010 tarihindeki halk oylaması için gitti.

1982 Anayasası'nda yapılan 26 maddelik değişiklikler için düzenlenen halk oylamasında, anayasa değişiklik kanunu yüzde 42.12 "hayır" oyuna karşılık yüzde 57.88 "evet" oyuyla kabul edildi.
AK Parti iktidarı dönemindeki üçüncü, siyasi tarihin ise yedinci halk oylaması da cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle ilgili anayasa değişikliklerinin milletin tercihine sunulması için yarın yapılacak.
TBMM Genel Kurulunda kabul edilen 18 maddelik Anayasa Değişiklik Kanunu'nun Cumhurbaşkanı'na sunulmasıyla birlikte, halk oylamasına giden süreç başladı ve vatandaşlar halkoylaması için sandık başına gidecek.

Süreci duran halk oylaması

Öte yandan, Anayasa'nın ''Başlangıç'' metni ile 33 maddesinde değişiklik yapan yasa, 3 Ekim 2001 tarihinde TBMM'de kabul edildi. Dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer yasanın 32 maddesini onayladı, ancak ''milletvekili ödenek ve yolluklarını'' düzenleyen 27'nci maddesini ise halk oyuna sunma kararı aldı.

Yasa, 27'nci madde dışında, 17 Ekim 2001'de Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Anayasa değişikliğine ilişkin yasanın 27'nci maddesi ise yaşanan tartışmalardan sonra 22 Ekim 2001 tarihli Resmi Gazete'de yayımlandı. Böylece, o tarihteki düzenlemede yer alan 120 gün sonrasında referandum yapılmasına ilişkin süreç başladı.

Ancak, TBMM'de, söz konusu maddeyle ilgili yeni bir Anayasa değişikliğine gidildi. Anayasa'nın 86'nci maddesinde değişiklik yapan yeni düzenleme, 1 Aralık 2001'de Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Böylece, Cumhurbaşkanı Sezer'in önceki değişiklik metnini referanduma götürme kararının konusu ortadan kalktı.

YORUMLAR (üye olmadan da yorum yapabilirsiniz.)
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.