banner200
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen 33. Muhtarlar Toplantısı'nda konuştu.

Erdoğan konuşmasında şu ifadelere yer verdi;

"Ülkemizin diğer bir önceliği de ekonomidir. 2013 yılından beri yaşadığımız saldırılarla birlikte ekonomimizdeki yorgunluk açıkça görülüyor. Şu ana kadar genel bir durgunluğun ve yorgunluğun ötesinde kalıcı hasar almadık. İhracatımız yeniden toparlanmaya başladı. Gerilemenin durduğu, göstergedeki okların yeniden yükselişi gösterdiği bir döneme girdik. Tabii olmayan yüksek kur, birilerine kazandırırken birilerine kaybettiriyor. Vatandaşlarından ricam, daha önce bazı ricalarım oldu ve vatandaşlarım sahiplendiler. Dövizleri TL'ye çevirin dedik sağ olsunlar çevirdiler. Kaybedenler tarafında benim vatandaşım yer almadı. İçinden geçtiğimiz günler döviz alınacak değil, döviz satılacak günlerdir. Hiçbir kriz, sürdürülebilir değildir. Bunun bize olduğu kadar, bu saldırıları yönlendirenlere de giderek artan bir maliyeti vardır. Bu maliyeti hiçbir gücün uzun süre göze alamayacağına inanıyorum. Bizim dayanma gücümüzü bir süredir sınadılar. Mücadele gücümüzün ve inancımızın çok yüksek olduğunu gördüler. Ben milletimle iftihar ediyorum. Bu birlik, bu beraberlik onların bütün hesaplarını bozdu. Ama ben onlar için aynı şeyi söyleyemeyeceğim.



"Faiz oranlarını düşürün"

Özellikle Batı ülkelerinde en küçük bir terör eylemi ya da ekonomik krizde nasıl bir kriz yaşadıklarının farkındayız. Onun için şunu rica ediyorum: Lütfen elinizdeki tüm imkanları harekete geçirin, üretin, alın, satın, istihdam edin, yatırım yapın, piyasayı hareketlendirin. Başta kamu bankaları olmak üzere lütfen faiz oranlarını düşürün. Düşürün ki yatırımcı, girişimci çok daha rahat bir şekilde yatırımını yapabilsin. Çünkü, yatırım olursa üretim olacak. Üretim olursa bu sıkıntılı süreç başarıyla atlatılacak. Çok kazanacağınıza biraz az kazanın. Zaten kendi paranla kazanmıyor ki. Bütün vatandaşın sana gelip yatırdığı parayla kazanıyorsun. 10 kazanma, 5 kazan. Yatırımcı da bu şekilde yatırımlarına devam etsin ve istihdam sağlasın. Ekonomideki dar boğazın içinde en büyük sıkıntılardan biride işsizlikteki sıkıntı olacaktır. Biz bu işsizliğe fırsat vermemeliyiz. Bu aralar yine başta kamu bankalarımız olmak üzere, tabii bir numara Merkez Bankası olmak üzere bu çalışmayı süratle yaparak bunu aşağı çekmemiz gerekiyor. Türkiye'nin şu anki sorunu paranın yokluğu değil, stabil hala geçmiş olmasıdır. Hiç kimse önümü göremiyorum deme lüksüne sahip değildir. Herkes bir arkasındakinin önünü açarak, bu riski alarak ilk adımı atmalıdır. Kimse bu ilk adımı atmadığında, şu anda olduğu gibi varlık içinde yokluk çekmeye mahkum oluruz. Bunun için diyorum ki, gelin ülkemiz için, vatanımız için hep birlikte harekete geçelim."




 
YORUMLAR (üye olmadan da yorum yapabilirsiniz.)
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner203

banner202