Erdoğan: "Ey Almanya, teröre çanak tutuyorsun!"
Beştepe'deki Yaşayan İnsan Hazineleri ödül töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle:

"Sizleri en kalbi duygularımla selamlıyorum. Kültür ve Turizm Bakanlığımız tarafından düzenlenen aşayan insan hazineleri, geleceğe aktarılan mirasını temsil eden sanatçılarımızı huzurunuzda tebrik ediyorum. Bu sanatçılarımızın her biri kendi alanlarında tüm hayatlarını vakfederek elde ettikleri becerilerle ülkemize kattıkları değerleri için teşekkürü hak ediyor."

"Değerli kardeşlerim Türkiye yaşayan insan hazineleri bakımından çok verimli bir ülkedir. Ancak her konuda olduğu gibi hususta da elimizdeki hazinelerin tespitini yeteri kadar yapamadığımızı düşünüyorum. Türkiye UNESCO'nun somut olmayan kültürel mirasın korunması sözleşmesine 2006 yılında taraf oldu. Bakanlığımız 2008 yılında geleneksel kültür değerlerimizin korunmasının bunların uygulayıcılarının korumaktan geçtiğiyle yaşayan insan hazineleri milli sistemini kurdu. Somut olmayan kültürel miras ve yaşayan insan hazineleri kategoriyle ilgili olarak değerlendiren çalışmalar sonucu tespit edilen kişilere de ödüller veriliyor."



"Bugün de 9 kişi ve bir gruba ödüllerini veriyoruz. Ödül verilen kişilere baktığımızda aşıklardan, yapımcılara, dokuma, boyama ustalarına kadar geniş yelpazede isimler görüyoruz. İçlerinde Neşet Ertaş gibi ödül verildikten sonra kaybettiğimiz değerlerimiz de var. Bakınız ne diyor rahmetli Neşet Ertaş,  "İnsanlar kendini bilebilseydi veya insanlar kendini bilebileydi dünyada haksızlık, kavga olmazdı. İnsan doğan yine insan ölseydi belki de dünyada hayvan kalmazdı" Bu insanları saygıyla selamlıyor, tüm sanatçılarımıza şükranlarımızı sunuyorum. Fakat şunu da çok iyi biliyorum Türkiye'nin her yerinde yaşayan insan hazinesi sıfatını hak eden gerçekten çok kıymetli insanlarımız var Yurt gezilerimizde zaman zaman bunlarla karşılaşıyoruz. Yaşları bir hayli ilerlemiş olan bu ustalarımızın maharetlerini yeni nesillere aktarma konusunda sıkıntı yaşadığını görüyoruz. Üstadın dediği gibi "Üstada kalırsa bu öksüz yapı, onu sürdürmeyen çırak utansın" Bugün pek çok alanda ocaklarını tüttürecek, el verecek gençler bulamayan ustalarımız maalesef kendi işlerinin son temsilcileri durumundadır. Bu tür ödüllendirmelerin gençlerimiz arasında somut olmayan kültürel miraslarımızın beşeri kaynağını sürdürecek bir ilkeyi üreteceğini ümit ediyorum."

"Değerli kardeşlerimiz her birimiz irade sahibi fertler olarak yaptığımız veya yapmadığımız şeylerden sorumluyuz. Nitekim yaşayan insan hazineleri olarak tarif ettiğimiz değerlerimizin usta çırak ilişkisiyle gönüllerinin aktığı alanlarda kendilerini yetiştirmişlerdir. Tabii bir sanatı ustasından öğrenmek önemlidir asıl olan onu daha ileri taşımaktır. Boynuz kulağı geçmez ise orada bir sorun var demektir. Boynuz kulağı geçecek ki mesafe alıyoruz demektir. Sanatın ve ilmin en az bilgi kadar bir ölçüsü vardır. Dediler ilmin geride illa edep, illa edep."

"İşte böyle olduğu için bizim ecdadımız ilimle, sanatla edebi buluşturup ahilik teşkilatını kurmuştur. Ne ecdat dimi, becerinin aktarıldığı değil aynı zamanda edebin milleti millet yapan vasıfların aktarıldığı ahilik sisteminin görünmeyen omurgasıdır, edep. Anlam itibariyle ne demek? "El, dil, bel, bunlara sahip olacağız" Bunlara sahip olduğun zaman edebi anlamışsın demektir. Türk milleti edebi yaklaşık bin yıldır Malazgirt'te açılan yolda İstanbul surları önünde Fatih'in kutsal topraklarda ilerlerken Mevlana gibi Hacı Bayram gibi gönül erlerinden almıştır. Fetih için kalkan kılıcı, demiri dövmek için tuğlayı örmek, harfi yazmak için kalkan bilekle hepsini de aynı amaç için yürekle birleştirmediğiniz zaman birlikteliği sağlayamazsınız."



"1453 dönüm noktasıysa, 1919 dönüm noktasıysa, 1923 dönüm noktasıysa 15 Temmuz 2016 tarihi de dönüm noktasıdır. Cumhuriyetimizin 93 yılı boyunca bileğimizi aynı gaye için bir araya getirme sıkıntımızı 15 Temmuz ile birlikte geride bıraktığımızı düşünüyorum, milletimle iftihar ediyorum. Zira bu millet demir yığınlarına, F16'lara, tanklar, toplara silahlara 15 Temmuz gecesinde işte eşref-i mahluk olarak, insan olarak göğsünü gerdi."

"Gençlerimize bazıları laf atıyor, yok şöyle yok böyle diyor. Bu gençlik işte tankları önünde durdu ve göğsünü siper etti Hakk'ın da vadettiği günler doğdu. İşte şimdi gençler yolumuzda şu var nedir o, ilim ilim bilmektir ilim kendini bilmektir. Sen kendini bilmezsen ya nice okumaktır. Onun için ben bu gençliği selamlıyorum. Çünkü bizim bu gençliğimiz Rabbime hamd olsun el bombasıyla kalkıp da askerine, polisine saldıran değil, bizim bu gençliğimiz ilim ilim bilmektir, ilim kendini bilmektir, sen kendini bilmezsen ya nice okumaktır anlayışıyla yürüyor. Ve bizim gençliğimiz inşallah bilgi ile hikmeti bir arada götürecek olan gençliktir. Onun için farklı br gençliktir. Türk milleti 15 Temmuzda sadece hürriyetine, bayrağına, ezanına, demokrasisine değil hedeflerine de sahip çıkmıştır. Ama bundan rahatsız olanlar da olmuştur, selalardan rahatsız olanlar olmuştur. Geçmişte de bunlardan rahatsız olanlar vardı, yarın da olacak bunu bilesiniz. Ama bütün mesele biz yolumuzda daim olalım ve kula kul olmayalım. Sadece Allah'a kul olalım. Halkımız FETÖ ile birlikte PKK'sından DEAŞ'a kadar tüm terör örgütlerine meydan okuyarak tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet dedi. Seksen milyon biz tek milletiz. Türkü Kürdü Lazı Arabı vesaire 80 milyon tek millet, ayrım yok."
YORUMLAR (üye olmadan da yorum yapabilirsiniz.)
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.