Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Musul’a yönelik yaptığı açıklamada, Türkiye’nin hem sahada hem de masada olacağını söyledi.

Beştepe Kültür ve Kongre Merkezi’nde yapılan 2016-2017 Yükseköğretim Akademik Yılı Açılış Töreni’nde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğer bugün ‘Musul üzerinde bizim sorumluluğumuz var, onun için hem masada olacağı hem de arazide olacağız’ diyorsak bunun bir sebebi var. Bunu durup dururken söylemiyoruz, dostlar alışverişte görsün diye söylemiyoruz. On binlerce kilometre mesafeden çıkıp geleceksin, senin için bir hak olacak, neymiş Bağdat çağırıyormuş. Bura benim 350 kilometre sınırım, her an tehdit var, benim burada tarihi mesuliyetim var. Biz burada olacağız, hem arazide olacağız hem de masada olacağız. Bütün diplomatik görüşmeler bir taraftan yapılıyor, diğer taraftan araziye yönelik hazırlıklarımız devam ediyor” dedi.

2016-2017 Akademik Yılı Açılış Töreni ilk kez Beştepe Kültür ve Kongre Merkezi'nde düzenleniyor. Düzenlenen törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün 81 ilimizde üniversite var. Üniversitesi olmayan il bırakmadık" dedi.,

Erdoğan, "Misak-ı Milli'yi kavrarsak Suriye'deki, Irak'taki sorumluluğumuzun ne olduğunu anlarız. Eğer bugün Musul üzerinde bizim sorumluluğumuz var, hem masada hem arazide olacağız diyorsak bunun bir sebebi var. Bunu durup dururken, dostlar alışverişte görsün diye söylemiyoruz. Bütün diplomatik anlaşmalar hepsi sürüyor, diğer yandan da hazırlıklar devam ediyor" dedi. Erdoğan, "Şimdi de Dabık. Tabii Dabık bizim için tarihi olarak da önemli. DEAŞ şimdi El Bab'a yürüyor. Oraya da ineceğiz" dedi.

Erdoğan'ın konuşmasının satır başları şöyle:

Böyle güzel bir akademik yıl açılışı düzenledikleri için tebrik ediyorum. Bu bir ilk, bu nedenle de çok çok anlamlı. Her yıl tekrar ederek geleneksel bir hal alacağına inanıyorum. Yükseköğrenim konusu Türkiye'nin yaşadığı sorunların çözümü için hayati bir öneme sahip. 2002 yılında ülkeyi yönetme sorumluluğunu üstlendiğimizde eğitim meselesini öncelikler sıralamasında en öne aldık. Eğitimde çok büyük reformlar gerçekleştirdik, ilerlemeler sağladık. Eğitim sistemimiz yıllarca yükseköğrenime geçişte yaşanan tıkanıklığın yarattığı sorunlarla boğuşmak zorunda kaldı.

Bu çarpık sistemi ortadan kaldırmak için tıkanıklık noktalarını tespit edip oralardan işe başladık. Biz ülkemizde 2002 yılında 75 olan yükseköğrenim kurumu sayısını bu yıl itibariyle 181'e çıkardık. Aslında bu bir ana biliyorsunuz 193'e çıktı ama malum darbe girişimi sebebiyle bazıları devlet üniversitelerine devredildiği için bu sayıya inildi. Şu an 81 ilimizde üniversite var. Artık öğrencinin üniversiteye ulaştığı değil ağırlıklı olarak üniversitenin öğrenciye ulaştığı bir sistemi kurduk. Yükseköğretimdeki öğrenci sayısı 7 milyon 194 bine ulaştı. Bu büyük değişimin bir boyutunu da ülkemizdeki uluslararası öğrenci sayısı oluşturuyor.

Burada bir eksikliği de belirtmek istiyorum. Öğretim elemanı sayısını da çok daha yükseltmemiz lazım. Tüm bu rakamlar gösteriyor ki Türkiye'de artık yükseköğretime geçişte tıkanıklık yaşama riski yoktur. Bundan sonra mücadele daha kaliteli eğitim veren üniversite ve bölümlere girme konusunda yaşanacaktır. Esasen bu dünyanın her yerinde böyledir. Talep eden ve belirli bir başarının üstündeki her öğrenciye yükseköğretim imkanı sağlamak bizim görevimizdir. Bunu başaracağız. Asıl yarış her alanda en kaliteli eğitimi veren yer neresiyse oraya girebilmek için olacaktır. Kaliteyi yükseltmenin yollarından biri de misyon farklılaşması ve uzmanlaşmadır. Üniversitelerimizin bölgesel kalkınmaya katkı sağlayacak şekilde uzmanlaşmasını sağlamamız gerekiyor. YÖK'ün bu konuda Kalkınma Bakanlığı ile işbirliği halinde başlattığı bir proje var.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Rektör atamalarındaki mevcut usulden vazgeçilmeli


5 Üniversiteye özel teşvik

2006'da kurulan 40 üniversitemiz arasından seçilen 5 yükseköğretim kurumumuz bölgesel kalkınma için ihtiyaç duyulan alanlarda özel olarak teşvik edilecek ve desteklenecek. Burada 5 üniversitemizi ve desteklenecekleri alanları açıklıyorum. Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi hayvancılık alanında, Düzce Üniversitesi sağlık ve çevre alanında, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi tarım ve jeotermal alanında, Bingöl Üniversitesi tarım havza bazlı kalkınma alanında, Uşak Üniversitesi tekstil, dericilik, seramik alanında Bölgesel Kalkınma Odaklı Misyon Farklılaşması Projesi'nin pilot yükseköğretim kurumları olarak belirlenmiştir.

Üniversitelerimize ve şehirlerimize hayırlı olmasını diliyorum. Pilot üniversiteler gereken gayreti ortayla koymaları halinde bu projenin içinde yer alacaklardır. Aksi halde bir başka üniversite projeye dahil olacaktır. Bu 5 üniversitemize elde ettikleri fırsatı iyi değerlendirmelerini tavsiye ediyorum.

Rektör seçimleri

Rektörlerin öğretim üyelerinin oylarıyla seçildiği sistemin kendisi bir sorun haline gelmiştir. Bunun için rektör atamalarındaki mevcut usulden vazgeçilmesi memleketimizin de üniversitelerin de yararına olacaktır diye düşünüyorum. YÖK'ten bağımsız ve şeffaf bir kalite kurulu kurulmasını bekliyorum.

Musul açıklaması

Suriye ve Irak'ta olanları yaşarken yeni nesil bir şeyi çok iyi bilmeli. Acaba Misak-ı Milli nedir? Bunu çok iyi bilmemiz lazım. Eğer Misak-ı Milli'yi kavrarsak Suriye'deki, Irak'taki sorumluluğumuzun ne olduğunu anlarız. Onu bilmezsek ne Suriye'deki ne de Irak'taki sorumluluğumuzun ne olduğunu anlarız. Eğer bugün Musul üzerinde bizim sorumluluğumuz var, hem masada hem arazide olacağız diyorsak bunun bir sebebi var. Bunu durup dururken, dostlar alışverişte görsün diye söylemiyoruz. Sen binlerce kilometre öteden geleceksin. Neymiş Bağdat çağırıyormuş. Tamam da benim burada mesuliyetim var. Bütün diplomatik anlaşmalar hepsi sürüyor, diğer yandan da hazırlıklar devam ediyor.

"El Bab'a da ineceğiz"

Sabrettik sabrettik bir tane 14 yaşında çocuğu Messi'yi çok seviyormuş, üzerine formasını giydirip kına merasiminde patlattılar. Hastanede yaralıların ziyaretlerine gittiğimizde 6 yaşında çocuk ayağının koptuğunun hala farkında değil. Hazırlıklarımız vardı. ÖSO ile birlikte onları Cerablus'a soktuk ardından da kendi özel kuvvetlerimizi soktuk. DEAŞ'ı oradan attık, derdest ettik. Cerablus halkını Cerablus'a yerleştirdik, Rai halkını Rai'ye yerleştirdik.

Şimdi de Dabık. Tabii Dabık bizim için tarihi olarak da önemli. DEAŞ şimdi El Bab'a yürüyor. Oraya da ineceğiz. Mümbiç ile ilgili koalisyon güçlerine 'PYD-YPG olmayacak' dedik. Münbiç'te ABD'ye söyledik. Orada PYD ve YPG olmayacak dedik. Sizler bilmezsiniz dedik. Buranın tarihini de her şeyini de biz biliriz dedik. Eğer Rakka'da operasyon yapalım diyorsanız gerekirse oradan da bu DEAŞ temizlenip gider. Şimdi görüşmeler devam ediyor.

Biz dürüst, samimi hareket ediyoruz. Bizim ne Suriye'nin ne Irak'ın topraklarında gözümüz yok. Bize 780 bin kilometrekarelik bu vatan topraklarımız evvelallah yeter. Yeter ki kimsenin bizim vatan topraklarımızda gözü olmasın. Şu anda yürütülmekte olan bu mezhep çatışmalarına kesinlikle taraf olmak istemiyoruz ama oradaki Arap ve Türkmen kardeşlerimizi de birilerine yedirmek istemiyoruz.

"İstiklal marşımızın tamamını bilmeyen gemcimiz kalmamalı"

Artık bizim belki ileriye gidiyorum ama anaokulu dahil, ilkokullarımızda, ortaokullarda İstiklal Marşı'nın tamamını ezbere bilmeyen tek evladımız bile kalmamalıdır. Elinde silahla, palayla dolaşan gençlik bu milletin gençliği olamaz. Senin tek silahının kitap, kalem olması lazım.

Münbiç ve rakka...

Şimdi de Dabık. Tabii Dabık bizim için tarihi olarak da önemli. DEAŞ şimdi El Bab’a yürüyor. Oraya da ineceğiz. Mümbiç ile ilgili koalisyon güçlerine 'PYD-YPG olmayacak' dedik. Münbiç'te ABD'ye söyledik. Orada PYD ve YPG olmayacak dedik. Sizler bilmezsiniz dedik. Buranın tarihini de her şeyini de biz biliriz dedik. Eğer Rakka'da operasyon yapalım diyorsanız gerekirse oradan da bu DEAŞ temizlenip gider. Şimdi görüşmeler devam ediyor.

Kimsenin toprağında gözümüz yok

Biz dürüst, samimi hareket ediyoruz. Bizim ne Suriye'nin ne Irak'ın topraklarında gözümüz yok. Bize 780 bin kilometrekarelik bu vatan topraklarımız evvelallah yeter. Yeter ki kimsenin bizim vatan topraklarımızda gözü olmasın. Şu anda yürütülmekte olan bu mezhep çatışmalarına kesinlikle taraf olmak istemiyoruz ama oradaki Arap ve Türkmen kardeşlerimizi de birilerine yedirmek istemiyoruz. 

"Kayseri'de uçaklarımızın gömülü olduğu mezarlar var"

Birileri 100 yıl önceki hesapları hala açık tutuyor, emellerinin peşinde koşuyor. O dönemde verdiğimiz tavizler yeterli görülmemiş olacak ki 93 yıldır hiç rahat bırakılmadık. Tüm zorluklara,  yokluklara rağmen kurduğumuz uçak fabrikalarımızın, silah fabrikalarımızın kapılarına kendi elimizle kilit vurdurdular. Kayseri’de uçaklarımızın gömülü olduğu mezarlar var. Şu anda bize kendi uçağımızı yaptırtmamak için ellerinden geleni yapanlar var. Türk Milleti kendi uçağını, İHA’sını, tankını, topunu yaparsa bu milletin önünde durulmaz diyorlar. Savunma sanayimizi dışa bağımlı olmaktan kurtarmak için çok ciddi çaba sarf ediyoruz. Artık biz mühimmatlı insansız hava aracını üretir hale geldik. 

Amerika’da işadamları ile bir görüşme yapıyorum. Orada bir soru soruluyor. Bu kredi derecelendirme kuruluşları niye sizinle uğraşıyor? Bunlar sipariş üzerine not verirler. Çok kafanıza takmayın dedim. Biz yolumuza devam ettik, büyüme hızımız batıdaki ülkelerin üstünde devam ediyor. Sen ne yaparsan yap, biz sapasağlam ayaktayız. Bunların kağıt üzerinde bize verdiği notun bir değeri yok. 

YORUMLAR (üye olmadan da yorum yapabilirsiniz.)
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.