GÜNDEM

Türkiye, 12.7 ton eroin yakaladı

İçişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Çetin Oktay Kaldırım, güvenlik güçlerinin uyuşturucu ile mücadele önemli operasyonlara imza attığını vurgulayarak, "Son bir yıl içinde yakalanan kişi sayısında 5.8, müdahale edilen olay sayısında da 11.8 artış gözüküyor. Dünya uyuşturucu raporuna baktığımız zaman 2016 yılında 12.7 ton eroin...

Konular: eroin, türkiye,

İçişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Çetin Oktay Kaldırım, güvenlik güçlerinin uyuşturucu ile mücadele önemli operasyonlara imza attığını vurgulayarak, "Son bir yıl içinde yakalanan kişi sayısında 5.8, müdahale edilen olay sayısında da 11.8 artış gözüküyor. Dünya uyuşturucu raporuna baktığımız zaman 2016 yılında 12.7 ton eroin yakaladık. Buda bütün Avrupa Birliği’nde yakalanan miktarın 1,5 katı. extacy’e baktığımız zamanda Avrupa’nın yüzde 60’ını yakalıyoruz. Bu da ülkemizin hem hedef hemde gerçekten uyuşturucunun geçiş ülkesi olduğunu gösteriyor" dedi.

Mersin’de ’Uyuşturucu ile Mücadele Merkezdeki Çalışmaların Yerele Yaygınlaştırılması ve İller Arası Bilgi Paylaşım Toplantısı yapıldı. Bir otelde düzenlenen toplantıya Mersin Valisi Özdemir Çakacak, Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Fatma Meriç Yılmaz, İçişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Çetin Oktay Kaldırım, il protokol üyeleri ile sivil toplum kuruluşu temsilcileri katıldı.

Toplantıda konuşan Müsteşar Yardımcısı Fatma Meriç Yılmaz, bu toplantının 3’üncüsünü gerçekleştirdiklerini belirterek, “Uyuşturucu bağımlılığı aslında ülkelerin sadece bugününü değil yarını da etkileyen küresel bir halk sağlığı sorunudur. Ama sağlık boyutunun yanında sosyal, toplumsal, adli ve hukuki boyutu da var. Uyuşturucu bağımlılığında ülkemize baktığımızda ülkemizin bir dezavantajı bir de avantajı olduğunu görüyoruz. Jeopolitik açıdan baktığımızda aslında riskli bir bölgedeyiz, terörle mücadele ediyoruz, terör örgütleri uyuşturucu satışından kar elde ediyorlar. Dolayısıyla dezavantajlı konumdayız. Birde avantajlı tarafımız var ki ülke olarak gerek milli, manevi değerlerimiz, gerek toplum yapımız gerek inançlarımız gerekse aile yapımız açısından aslında bir koruyucu kalkana da sahibiz. Bugün yurt dışı ülkelerine baktığımız zaman onların kültürel değerlerinde 18 yaşına gelmiş bir bireyin ayaklarının üzerinde durması, kendi hayatını kazanması, kendi hayatını yürütmesi, özgürleştirmenin bir sembolü olarak görülürken bir taraftan bireyleri daha riske açık daha yalnızlaştırılmış bir sürece de itebiliyor. Bugün bizim aile yapımıza baktığımız zaman kaç yaşında olursa olsun çocuğunu merak eden anne ve baba profili görüyoruz, arkadaş çevresini bilen veya çocuğun başına bir şey geldiğinde bütün toplum ona sahip çıkıyor. Bu bizim aslında ciddi avantajımız" dedi.

"Narkotim projesi 81 ilde uygulanacak"

Uyuşturucu kullanımıyla ilgili de konuşan Yılmaz, "2011 yılında yapılan araştırmalarda Avrupa Birliği’nde 15-64 yaş arasında hayatında bir defa uyuşturucu deneyen birey ortalaması yüzde 27.3 iken, ülkemizde 2.7 düzeyinde. Ancak bu 2011 verileri ve bunun bir taraftan arttığını biliyoruz. Bizim avantaj dediğimiz konuları uyuşturucu ile mücadele de bir silah olarak kullanmamız, mutlaka ön plana çıkarmalıyız. Dünya küreselleşiyor. Toplumlar git gide birbirine benziyor. Gidişatın artışa doğru gidebileceğini biliyoruz. Bizim hızlı bir şekilde şu anda başlattığımız mücadeleye devam etmemiz, bu mücadeleyi kararlılıkla sürdürmemiz, yoğunluğunu artırmamız gerekiyor. Çünkü uyuşturucu bağımlılığı sadece bireyi etkilemiyor. Bir ailede bir uyuşturucu bağımlısı olduğu zaman hem arkadaş çevresini hem ailesini hemde toplumu etkiliyor. Biz uyuşturucu ile mücadelede hep birlikte mücadele etmeliyiz. Uyuşturucu ile mücadele kapsamında 8 bakanlık birden ortak çalışıyor. 29 ilde narkotimler görev yapıyor. Bunu 81 ile yaygınlaştırmak üzere çalışmalar sürüyor. Taleple mücadele de 10 olan tedavi merkezi sayısını bugün 89’a çıkardık. Bu sayıyı da giderek artırarak devam ettiriyor. Bu konuyla ilgili 29 bin rehber öğretmeninin eğitimleri verilmiş durumda. Sağlık tarafında 22 bin aile hekimi bu eğitimleri tamamlamış durumda. Şu anda acil, 112 ekipleri yine uyuşturucu konusunda eğitimlerini sürdürüyorlar. 2014 yılından bugüne kadar çok yol kat ettik. Geldiğimiz yer yeterli mi kesinlikle değil. Çünkü önümüzde büyük bir sorun var" şeklinde konuştu.

Kaldırım: "Bu sadece kamusal bir sorun değil"

İçişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Çetin Oktay Kaldırım ise uyuşturucu ile mücadele konusunun şu anda en önemli konulardan biri olduğunu vurgulayarak, "Ülkeleri sarsan terörizm, ekonomik krizler, afetler gibi konular olsa da ben bu sorunu daha çok önemsiyorum. Toplumları mahv eden, krize sürükleyen, bütün katmanları, bütün yapıları etkileyen, toplumların yapısını bozan bir hastalık. Dünya gerçekten küreselleşiyor. Güzel gelişmeler oluyor ancak kötülüklerde oluyor. Onlarda son derece hızlı bir şekilde ulaşılabilir oluyor. İyi örnekler konuşulduğu gibi artık kötü örneklerde çok hızlı bir şekilde evimizin odalarına kadar, takip edemediğimiz her alana, kontrol edilemez bir şekilde girmiş oluyor. Bu günümüzde yaşadığımız bir gerçeklik. Burada toplumun bütün kesimlerini ve dünyanın bütün ülkelerini ilgilendiren bir sorun olduğu için herkesin el birliği yapması gerekir. Sadece kamu kurumlarının alacağı önlemler yetmez. Burada sivil toplum örgütleri de toplumun kendisi de sürecin içinde olması gerekir. Bu sadece kamusal bir sorun değil. Bu sadece ülkelerin sınırları içinde olan bir sorun olmadığı için ülkeler arası işbirliği önemli" ifadelerini kullandı.

"2016 yılında ülkemizde 12.7 ton eroin yakaladık"

Son yıllarda yapılan çalışmalarda olumlu sonuçlar aldıklarının vurgulayan Kaldırım, "Son bir yıl içinde yakalanan kişi sayısında 5.8 artış. Müdahale edilen olay sayısında da 11.8 artış gözüküyor. 2016 yılı dünya uyuşturucu raporuna baktığımız zaman Avrupa’da bütün dünyada yakalanan extacy’nin yüzde 38’ini yakalamış. Bizde Avrupa’da birinciyiz. Etkin ve yerinde müdahaleler yapıyoruz. Rapora baktığımız zaman 2016 yılında 12.7 ton eroin yakaladık. Buda bütün Avrupa Birliği’nde yakalanan miktarın 1,5 katı. Extacy’e baktığımız zamanda Avrupa’nın yüzde 60’ını yakalıyoruz. Bu da demek oluyor ki ülkemiz gerçekten hem bir hedef ülke hem bir geçiş ülkesi. Tabi bu şunu da gösteriyor kurumlarımız bu konuda son derece verimli ve etkin çalışmalar yapıyorlar. Bu sorun önemli. İnsanlara maneviyat ve değer yüklemesek bu sorunlar artarak devam edecektir. Çok şükür ki bizim çok yüklü değer ve maneviyat yüklü bir medeniyetimiz var. Bu tür sorunların çözümünde toplumları da değer ve maneviyat yükleyerek inşa etmek gerçekten önemli" dedi.

"Uyuşturucu ve terörle mücadeleyi aynı anda sürdürmemiz gerekiyor"

Mersin Valisi Özdemir Çakacak da madde bağımlılığının toplumsal bir sorun olduğunun altını çizerek, "Bu sadece ülkelerin değil küresel bir sorundur. Çünkü bütün toplumları derinden etkilemektedir. Nasıl ki madde bağımlısı gencin hayalleri, geleceği, istikbali çalınıyorsa aynı şekilde toplumların gelecekleri, istikballeri de elden gidiyor. Madde bağımlılığı oranının yüksek olduğu toplumlarda toplumsal sorunların, problemlerin de çok büyük olduğunu görüyoruz. Bu hem kişilerin enerjilerini harcıyor hem toplumların geleceğine ilişkin enerjilerini harcıyor. Bu itibarla baktığımızda madde bağımlılığında mücadele de topyekün bir bakış açısıyla hareket etmeliyiz. Madde satışının önlenmesine yönelik güvenlik güçlerimiz uluslararası boyutta gerçekten dünyada kendini kanıtlamıştır. Özellikle İçişleri Bakanlığımızın talimatları doğrultusunda tüm illerimizde sokak satıcılarına yönelik son aylarda çok ciddi mücadeleler verilmektedir. Sadece Mersin’de 2 ayda 200’e yakın tutuklama oldu. Bunlar devam edecektir. Bitene kadar devam edecek. Uyuşturucu terörle iç içe. Uyuşturucuyu terörle aynı paralelde görmek lazım. 2’siyle birlikte mücadele etmeliyiz. Biliyoruz ki uyuşturucuya harcanan her para teröre gidiyor. Artık bu konularla ilgili daha da etkin mücadele edeceğiz. Uyuşturucunun toplumu etkileyen bir sorun olmasının önüne geçmemiz lazım" ifadelerini kullandı.

Konuşmaların ardından katılımcılara sunumlar gerçekleştirildi.

Yorumlar