16 Aralık 2016

Halep oradaysa...(2)

Yazının ilk bölümünü okumak için tıklayınız

Gelelim Şam ve Halep'e.


Şam Batı tarafından Suriye'nin kurtarılmış bölgesi iken ona kafa tutan tek şehir her zaman Halep olmuştur. Çünkü bölgede Batıya kafa tutacak iki kale Şam ve Haleptir ve Halep genel anlamda daha aklı başında Müslüman Arap ve Türk nüfusu barındırmaktadır. Siz bakmayın bundan bir ay öncesine kadar Halep'in Beşardan kurtarılmış bölge gibi muamele gördüğüne. Halep Esed ailesine rağmen daha önce de kurtarılmış bölge idi.
 
Lütfen iyi analiz edin. Rusya ABD'ye, İngiltere'ye, Fransa'ya, Almanya'ya rağmen neden Halep'e elini kolunu sallayarak girdi biliyor musunuz? Çünkü İstanbul ve Tahran'a saldırmanın tek yolu Halep'ten geçiyor.  Hadi ordan zevzek dediğinizi duyar gibiyim.

Halep'in Rusya tarafından tamamen alındı veeee Şii milislere teslim edildi. Sünni güçler ya öldürülüyor veya göçe zorlanıyor. Kaldı ki Şii milislerin büyük bir nefretle Halep'e girmesinin sebebi elbette Batının Şiilere dayattığı Sünni düşmanlığı. Daha önce Sünni liderlerin gaddarlığından dem vuran Şiiler şimdi bahsettikleri gaddarlığın on misli ile Sünnilere saldırıyor bu defa Sünniler aynı nefreti Şiilere beslemeye başladı. Netice itibari ile aslında Halep'in Batıya getirdiği tek kazanım Sünni-Şii düşmanlığını körüklemek oldu. Rusya işini tamamladı.

Şimdi sıra ABD ve İngiltere'ye geldi.

Sonuç: ABD ve İngiltere önümüzdeki bir kaç yıl içerisinde İran'ı daha fazla baskı altına almak için yeterli argümana kavuşmuş durumda. Irakta Sünni nüfusa saldıran ve Halep'te Sünnileri katleden Şiileri bahane ederek bu bölgelere tekrar müdahil olmak için avuçlarını oğuşturuyor. Şii bölgelere saldırması halinde ise buna en büyük tepkiyi elbette İran gösterecek. Alın size Tahran'ı yok etme bahanesi.
 
Peki İstanbul??

Onun zemini de hazır.

Avrupa ve ABD artık Türkiye'yi gerçek anlamda müttefik olarak kabul etmiyor.

Bu noktada Türkiye'nin kayacağı tek zemin Rusya ve Doğu cephesidir ki bu zemin yavaş yavaş temin edilmeye çalışılıyor. Doların aşırı yükselmesi, piyasaların durağanlaşması bu kaymayı biraz daha hızlandıracak gibi görünüyor.
 
Evet bu tabloda her ne kadar ütopya gibi gelse de Halep coğrafyada terazinin en büyük denge unsuruydu ve dün resmen dengeler alt üst oldu.
 
Peki şimdi ne olacak dersiniz?

 
Onu da söyleyeyim.

Bu tabloya rağmen ABD ve Avrupa'da iki önemli gelişme yaşadık.

ABD de önceden hazırlanmış siyasi bir lider yerine gayrımenkul lideri iktidara geldi.

Avrupa'da ise aşırı sağın ve sosyalistlerin arasındaki büyük bir uçurum oluştu.

İslam coğrafyasını ikiye bölmeye çalışan Batı kendi arasında iki farklı güç oluştuğunu göremedi.
 
İslam Medeniyetinin bütün şehirlerini kuşatan Batı henüz iki önemli şehir daha doğrusu son iki kale olan İstanbul ve Tahran'a henüz ulaşamamış durumda.
 
Tahran ele geçirilmesi en kolay taraf olarak görünüyor çünkü etrafında bir tane dost bulması neredeyse imkansız hale geldi. Daha önce öyle veya böyle Türkiye'yi yanında bulma şansı varken maalesef dış politika da
Batı'ya, İsrail'e, ABD'ye göstermesi gereken agresif enerjisini tamamen Sünnilere boşaltıyor. Örneğin siz hiç Kudüs için İsrai'i, Bağdat için ABD yi, Şam için Rusya'yı, Kahire için İngilizleri, Saraybosna için Avrupa'yı
suçlayan, lanetleyen, müdahale eden İran gördünüzmü?

Bir kaç siyasi dışişleri açıklamasının dışında böyle bir tutum görmeniz neredeyse imkansızdır.

İstanbul mu?

Halep düşmeden bir gün önce akşam vakti İstanbul'un göbeğinde büyük bir patlama meydana geldi.

Bu saldırıyı ahmaklık yapıp Halep'e girmeleri için Türkiye'yi oyalamak olarak değerlendirmeyeceğiz.

Suriye'ye girmiş olan Türkiye'yi çileden çıkarmak, sinir uçları ile oynamak dışında bu saldırının hiç bir amacı yoktur. O gece patlama olmasaydı da Halep düşecekti.

Burada hesaba katılmayan tek şey Türkiye'nin tutumu olmuştur herhalde.

Bunu hükümet mi yapıyor yoksa gazeteler ve TV ler akıllandı mı bilmiyorum lakin durum terör saldırı olarak doğru okundu. Olayın faili doğru tespit edildi ki olayın faili taşeronlara rağmen Batının ta kendisidir.
 
Kısacası İstanbul'un tutumu daha net.

Evet batı var gücü ile saldırırken İran MüSlümanların hamisi olmak yerine mezhebini koruma güdüsü ile örümcek ağına takılmış durumdadır.

Türkiye'nin ise güzel bir atasözü bulunmaktadır.

Halep orada ise ARŞIN BURADA.
 
Ve bu uzun yazıya sözün en doğrusu ile son vereyim.
 
Allah (C.C) ol der ve kuşlar fillere galip gelir.
 
Kalın sağlıcakla....


 
YORUMLAR (üye olmadan da yorum yapabilirsiniz.)
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner203

banner202