20 Mart 2017

İşte bugün bir Meclis kuruldu, sonra hemen Padişah kovuldu

Her 23 Nisan’da söylerdik bu marşı var gücümüzle haykırarak ilkokul sıralarımızda. “Sanki her tarafta var bir düğün. Çünkü en şerefli en mutlu gün...” Evet o gün bir Meclis kurulmuştu ve ne hikmetse Padişah da hemen memleketten kovulmuştu. Çocukluk yıllarımdan beri takılırdı kafama marştaki Padişah’ın kovulma meselesi. 

Ne yani koskoca Osmanlı’yı kuran, İstanbul’u fetheden, tarihe adımızı altın harflerle nakşeden de aynı Padişah - Padişahlar değil miydi? Ne olmuştu da o şanlı neslin son temsilcisi, bir anda kovulan, şerefli tarih sayfalarından adı adeta cımbızla çekilip çıkartılan bir persona non grata haline gelivermişti?

Bu hafta Çanakkale Zaferi’nin 102. Yılını kutladık hep beraber. Tarihin en önemli kahramanlıklarından, en büyük destanlarından birine imza atmış şanlı ordumuzu yad ettik. Tamam da peki o orduya “Çanakkale’den geçirmeyin düşmanı” emrini veren de aynı Padişah değil miydi? Gazi Mustafa Kemal ve arkadaşlarının başkomutanı, bir Osmanlı Sultanı değil de kimdi?

Çanakkale’deki 19. Tümen Komutanı Mustafa Kemal’i biliyoruz elbette. Peki size 9. Tümen Komutanı Albay Halil Sami desem kaçınız duymuşsunuzdur adını tarihin şanlı sayfalarında? Oysa Anzaklar’ın Arıburnu çıkartmasına sabah saat beşte ilk karşılık veren kendisi ve komutasındaki kahraman askerleridir. 

Ya da 27. Alay’ın Komutanı Yarbay Şefik desem mesela... Seddülbahir’i İngilizlere dar eden Binbaşı Mahmut desem... Ne tuhaf, oysa hepsinin ismini hepimizin adeta kendi ismimizmişçesine biliyor olmamız lazım. Çünkü onlar, Çanakkale destanını yazan kahramanlar. Gazi Mustafa Kemal’in en yakın silah arkadaşları onlar ama maalesef tarihimizde yoklar. Ancak derinlemesine bir araştırma yaparsanız rastlayabiliyorsunuz isimlerine.

Tıpkı tarihin en güçlü imparatorluğunun son temsilcisinin kovulması ve bunun için yapılan marşların ilkokul çağındaki minik zihinlere ezberlettirilip okutulması gibi, bazı isimlerin de üzeri çizilmiş. Onlar, adeta görünmeyen bir el tarafından tarih sahnemizden silinmiş. Ne hazin...

Velhasıl coşkulu bir hafta, hafta sonu geçirdik efendim Çanakkale Zaferi’ni anarak. Şiirlerle dualarla, marşlarla türkülerle andık şehitlerimizi. Hey Onbeşli Onbeşli, Eledim Eledim, Çanakkale İçinde Vurdular Beni...

Böylesine önemli bir haftada Çanakkale’yi yazmamak, Çanakkale’yi yazarken de 15 Temmuz Şehitlerini anmamak olmazdı. Müsaadenizle hem yazmış hem de anmış olalım. Ve bu haftaki yazımıza büyük şair Mehmet Akif Ersoy’un dizeleriyle noktayı koyalım. “Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın...”
 
Cümleten haftamız bereketli, güneşli olsun. 
Zelikız
YORUMLAR (üye olmadan da yorum yapabilirsiniz.)
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner203

banner202