25. karede uykuya dal!
TÜRKİYE HABER MERKEZİ / ÖZEL HABER

Başta Amerika olmak üzere büyük hegemonyaya sahip devletler dizilerle izleyicinin zihninde korku algısı oluşturuyor.

Kitle iletişim araçları, iletişim kuramlarından biri olan gürültüyü seyircinin algısını etkileyecek düzeyde yeniden oluşturur. Gürültüyle kişiler duyduklarının dışında hareket edemezler

Gürültü iletişimini eline alan, bunu kontrollü bir şekilde alıcılara aktaran bir gücün olduğunu biliyor muydunuz?

Birazdan okuyacaklarınız size ütopik gelebilir. Çünkü asıl hedefi iletebilmek için yumuşak giriş yapmalarda uzman olan bir güç var karşınızda... Ve bakın bu gücü neyle çıkarıyorlar karşımıza...

Bir çok yerde de duymuşsunuzdur. İlluminati ve masonluk gibi örgütler son zamanlarda dizilere çokça sızdı. Egemenliğin onlarda olduğunu, modern çağın dünyasını onların kurduğunu diziler yoluyla insanlara aşılamaya çalışıyorlar.

Bu tehlikeli dalgayı popüler kültürün aşılayıcı etkisi olan dizilerle şifreli olarak yani 25. karede salıyorlar.

Örneğin 'Homeland' adlı dizi; ezilmiş, haksızlığa uğramış Irak'ın yanında oluduklarını gösteren bir gurp askeri konu alır. Asıl gerçek şu ki bu dizi ABD'yi silahlar, uçaklar ve savaş teknikleriyle asla yenemeyeceğiniz devlet olarak tanıtır.

Da Vinci'nin Şeytanları dizisiyle Osmanlı, büyücü, kadınlara düşkün ve savaş tekniğinin olmadığı devlet olarak gösterilir. Aynı zamanda dizi tüm dinlere karşıdır ve dinin ahlaksızlıktan gelen bir kökeni olduğunu iddia eder. 

'Z Nation (2014)' dizisinin afişi ABD'nin büyük hayalinin göstergesidir. Arkada bulunan Beyaz Saray ve göklerde dalgalanan Amerika bayrağının parçalanmış hali, bir grup askerin ise yorgun ama zaferi kutlar yüzleri... Bunların yanı sıra da parçalanmış Ortadoğu (!)



Dünya savaşlarında aslında en çok kendi devletinin yıprandığını, sadece kurtarıcı olmak için devletlere yardım ettiklerini göstermeye çalışırlar.

25. kare ile verilmek istenen mesaj

Yabancı dizilerdeki şeytani planlardan biri de 25'inci karedir. Bu yöntemle, yayınlanan dizilerde bozuk aile yapısı, tek eşlilik dışında hemcins ilişkilere özendirme gibi sapkın düşünceler genç beyinlere yerleştirilmeye çalışılıyor. 'Shameless (2011)' 'The Fosters (2013)' isimli diziler bu yöntemin kullanıldığı en net örneklerdir. 



Kişilik problemi yaşayan gençler, bu tür dizileri izleyerek kendilerine ait yeni dünyalar yaratırlar ve bu dünyalarına müdahale edildikleri an ya intihara yönelir, ya da bulundukları yerden kaçarlar.



Sistem, düşünmeyen bir dünya toplumu oluşturup kişileri kendileriyle başbaşa bırakıyor.Tıpkı zombiler gibi, virüslü insanların hepsi aynı şeyi düşünüp aynı şekilde hareket ediyorlar. Bu anlayışın yeryüzünde siyonlara, illuminati ve masonlara ait olduğu bilinmektedir.

Araştırmalar şuanki dizilerle sınırlı değil. Milyonlarca dizi filmle beyinleri uyutuyorlar. 

'Simpsons' adlı animasyon dizi de tam bir ahlaki bozukluğun temsilcisidir. ABD'deki aile yapısını anlatan bu dizinin Türkiye'de de bir hayli izleyicisi var. Bir dönem yayından kaldırılan Simpsons'ın yasaklanma nedeni de 25. karede gösterilen çıplaklıktı.

Ekranlardan bize sızdırılan ahlaksızlığın farkına varmalıyız. Elbette diziler izlenilmesin demiyoruz ama daha bilinçli izlemeliyiz. 
YORUMLAR (üye olmadan da yorum yapabilirsiniz.)
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.