Abdurrahman Uzun: Bu millet, günü gelince her şeyin hesabını soruyor

Türkiye Haber Merkezi Genel Yayın Yönetmeni Abdurrahman Uzun, son filmi ile kendi kendini hedef tahtasına oturtan sonradan sinemacı Mahsun Kırmızıgül'e oluşan öfke selinin arka planını bugün kaleme aldığı 'Bu millet, günü gelince her şeyin hesabını soruyor' başlıklı yazısında ele aldı.

Türk milletinin günü gelince yapılan tüm haksızlıkların hesabını bir bir soracağının altını çizen Uzun, yazısında şimdi bu hesap sırasının son günlerde ismi çok sık tartışma programlarında geçen Mahsun Kırmızgül'de olduğunu anlattı.

Mahsun Kırmızıgül'e ilk olarak Türkiye Haber Merkezi'nde dikkat çekilmesinin ardından, tüm ulusal TV, gazete ve haber portallarında yer almaya başladığına da dikkat çeken Uzun, Kırmızıgül'ün sinema hayatını "Ancak bizdeki çalışmalar Hollywood kadar ince işlenme yerine kör göze parmak sokmak şeklinde oluyor. Bunun da en güzel örneği türkücü Mahsun Kırmızıgül'ün yaptığı veya Mahsun'a yaptırılan "New York'ta Beş Minare" filmiydi" sözleriyle özetledi.

Uzun, Kırmızıgül'e son filmi Vezir Parmağı ile oluşan tepkinin, "Milletin bu filme verdiği tepki sadece bu filmin içeriği ile ilgili değildir. Daha düne kadar Ahmet Kaya'ya çatal fırlatan zümrenin içinde olan ve bu hareketinden dolayı Ahmet Kaya'dan, ailesinden ve sevenlerinden özür dilemeyi düşünmeyen bir adamın "ben sanatçıyım, hiç bir oluşumun, hiç bir grubun adamı değilim" demesi millet nazarında kabul görmemiş gibi gözüküyor..." sözleriyle aslında çok daha derin olduğunu ortaya koydu.

İşte o yazı;

"Bu millet, günü gelince her şeyin hesabını soruyor

15 Temmuz gecesi dosta düşmana nasıl bir imana sahip olduğunu gösteren bu aziz millet, nasıl kendisi gibi yaşayan, kendisi gibi düşünen, konuşan insanlara sahip çıktıysa kendi değerlerine, kendi kutsallarına saldıran, kendisini aşağılayan, kendisine ihanet eden kim varsa onlarla da hesaplaşacaktır.

Dünya üzerinde algı yönetiminin en etken mecralarından biri 'sinema'dır. Toplulukların hayatlarını ne şekilde dizayn etmek isterseniz bunu sinema ile başarma imkanınız diğer algı yöntemlerine göre daha etkilidir. Bu işi en güzel yapan da Hollywood'dur.

Kaybettiğiniz bir savaşı Dünya'ya kazanmışsınız gibi göstermek (Vietnam Savaşı), bir nesli katlettiğiniz ve insanlık suçu işlediğiniz bir olayı dünyaya haklıymışsınız gibi göstermek (Hiroşima) sinemada algı çalışmasının sadece bir iki örneğidir.

Bu tarz algı çalışması ülkemizde de yapılmaktadır.  

Ancak bizdeki çalışmalar Hollywood kadar ince işlenme yerine kör göze parmak sokmak şeklinde oluyor. Bunun da en güzel örneği türkücü Mahsun Kırmızıgül'ün yaptığı veya Mahsun'a yaptırılan "New York'ta Beş Minare" filmiydi.

İlk defa Türkiye Haber Merkezi olarak gündeme taşıdığımız ve ardından bir çok ulusal TV ve gazetenin üzerine tartıştığı isim olan Mahsun Kırmızıgül şu sıralar sinema adına en çok konuşulan isim.

Mahsun'un kısa zaman önce çektiği ve bir hafta üzerine gişede beklediğini bulamayan "Vezir Parmağı" isimli filmini izlemediğim/izlemeyeceğim için film hakkında olumlu veya olumsuz fikir beyan etme niyetim yok. Ancak bir kaç gündür konuşulanlara ve yazılanlara bakınca bu film milletin değerlerine saldırı olarak görülmüş ve doğal bir tepki oluşmuş filme.

Benim düşüncem;

Milletin bu filme verdiği tepki sadece bu filmin içeriği ile ilgili değildir. Daha düne kadar Ahmet Kaya'ya çatal fırlatan zümrenin içinde olan ve bu hareketinden dolayı Ahmet Kaya'dan, ailesinden ve sevenlerinden özür dilemeyi düşünmeyen bir adamın "ben sanatçıyım, hiç bir oluşumun, hiç bir grubun adamı değilim" demesi millet nazarında kabul görmemiş gibi gözüküyor...

Ayrıca New York'ta Beş Minare filmi ile F.Gülen'in bulunduğu makamı ve onun dokunulmazlığını "kör göze vezir parmağı sokmak" şeklinde sunmasını bu aziz milletin es geçeceği düşünülmemelidir.

15 Temmuz'da kendi kaderini çizen bu aziz millet, hesabı sorulması gereken ne varsa zamanı geldiğinde bu hesabı soracaktır dememin sebebi de budur.

Ahmet Kaya'yı linç eden grupla hareket eden, PKK'nın kazdığı hendeklere yapılan müdahaleyi canilikle suçlayan, sinema üzerinden siparişle film yapan türkücü Mahsun'a millet bu günlerde hesap soruyor.

Son olarak söyleyeceğim;

Bu millete rağmen hareket eden, ihanet eden, bu milleti hor gören, aşağılayan kim varsa kendisinden hesap sorulacağı günü beklesin.

Kalın sağlıcakla..."
 

YORUMLAR (üye olmadan da yorum yapabilirsiniz.)
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.