ÖZEL HABER

Ayasofya'da bulunan tabuttaki sır neydi?

İstanbul’un simgelerinden biri olarak bilinen, harika bir görsel şölene sahip olan tarihi yapı Kız Kulesi hakkında bir çok hikaye bulunmakta. Günümüze kadar gelen efsanelerden birisi de Kız Kulesi ve sepetteki yılan...

Konular: kız kulesi,

Turkiyehabermerkezi.com

İstanbul denilince akla gelenlerin başında eşsiz güzelliğiyle Kız Kulesi yer alır. Tarihi yapı Kız Kulesi hakkında efsaneler günümüze kadar gelmiştir. Hero ve Leandros'un hüzünlü aşk hikayesinden başka pek çok hikayeye konu olmuştur, bazı hikayeler ise efsaneleşmiştir. Bunlardan biri de Kleopatra'nın sonuna benzeyen bir sonla biten Yılanlı Hikaye'dir.

Kuşkusuz bu tarihi yapı hakkında efsanleri bilmeyen yoktur ama Yılanlı Hikaye'yi hatırlamak istedik.

Kız Kulesi hakkında efsaneleşmiş olan bu hikaye şöyle gelişmiştir;

İmparator Konstantin'in çok sevdiği ve üzerine titrediği bir kızı vardır. Konstantin, bir gün falcılarını toplar ve kızının geleceğini sorar. Falcılar kızın 18 yaşına girdiğinde bir yılan sokmasından öleceğini söyler. Bu kehanet karşısında telaşlanan imparator, denizin ortasında, yılanların asla ulaşamayacağı bir kule yapılmasını emreder. Kuleye çok sevdiği, dünyalar güzeli kızını yerleştirerek koruma altına aldırır. Prensesin hayatı bu kulede geçmektedir. Bir gün kızın canı üzüm çekince kuleye bir sepet üzüm getirilir. Meğer sepetin köşesine zehirli, küçük bir yılan gizlenir. Prenses üzüm salkımını almak için sepete el attığı zaman bu yılan prensesin parmaklarını ısırır ve güzel kız orada can verir...

İmparator, çok sevdiği kızı toprağa gömülür ise yılanların onu rahat bırakmayacağını, onlara yem olacağını düşünerek, prensesin cansız narin bedenini mumyalatıp, uzunlamasına üçgen biçimli sarı pirinçten yaptırdığı bir tabuta koydurur. İmparator kızının cansız bedenini saran tabutun Ayasofya'nın yüksek duvarlarından birine, giriş kapısına yerleştirilmesini emreder ve böylece kızının ölüsünün yılanlardan korunacağını düşünür.

Ayasofya'da bulunan tabuttaki gerçek

Pensesin içinde bulunduğu bu tabut hala Ayasofya'da bulunmaktadır ve tabutun üzerinde iki delik vardır. O dönemden bu güne gelen rivayetlere göre; yılan, prensesi, ölümünden sonra da rahat bırakmamıştır ve o delikler yılanın bıraktığı izlerdir. Ayrıca Prenses Sofya'nın tabutunun üzerinde "Bu tabuta sakın dokunmayın" yazmaktadır, efsaneye göre dokunulduğunda büyük bir gürültüyle Ayasofya sallanmaya başlayacaktır.





















Kız Kulesi için "Damialis ve Arcla" hikayeside efsanelerden biri...​

Kızkulesi'nin bir başka rivayeti de İstanbul'un yani o zamanın adıyla Byzantium'un Atina hükümdarlığı altında olduğu tarihlere dayanır. Şimdi ki gibi o tarihlerde de, İstanbul karşı konulamaz cazibesi ile pek çok krallığın ve imparatorluğun dikkatini çeker. Atina hükümdarı aldığı duyumlar sebebiyle, İstanbul'a saldırmak isteyen Makedonya Kralı'nı engellemesi ve İstanbul'u koruması için Amiral Hares'i 40 gemiyle birlikte Boğaz'a gönderir. Amiral Hares'e bu görevde eşlik eden sevgili eşi Damialis hastalanıp Üsküdar'da ölünce, Amiral Hares çok sevdiği eşi için Kızkulesi'nin bulunduğu kayalığa bir anıt mezar yaptırır. Bu anıt mezarın yeri dolayısıyla Kızkulesi'nin bulunduğu yere, "Damialis ve Arcla" denildiğine dair bilgiler bazı eski kaynaklarda yer almaktadır.



Üsküdar Salacak'ta yer alan bu güzide yapının, kendi güzelliği kadar efsaneleşmiş olan bu hikayelerini okumak oldukça doyumsuz. Ve Kız Kulesi'nin bu eşsizliği karşısında, boğazın güzel kokusu ile bir bardak çayı yudumlayarak Kız Kulesi'ni izlemek, insana çok ayrı bir duygu katıyor.

 

Yorumlar