Kayyumlar üzerinden devlete vuranlar kime hizmet ediyor?

17 Aralık'ta başlayan ve 15 Temmuz darbe süreciyle en yüksek noktasına ulaşan ihanet şebekesini milletin desteği ile başından def eden Türkiye, darbeyi planlayan FETÖ'cü hainlerin ülkemizdeki tüm kılcal damarlarını kesiyor. Fakat bu süreçte çok ilginç gelişmeler de yaşanıyor.
 
Darbe sonrasında devletten tarafmış gibi görünen ama ceplerini doldurma hedefinde olan bazı Levent sakinleri, iyi niyetli olduğunu düşündüğümüz bazı yazarları ve yorumcuları da kullanarak harekete geçmeye başladı. Ortaya atılan kayyum spekülasyonlarının altında çok farklı bir amaç var.

Nasıl mı? Anlatalım...

Bilindiği üzere, 15 Temmuz darbe sürecinden sonra devlet, darbeyi planlayan FETÖcü hainlerin şirketlerine bir bir el koydu. Devletin bu şirketlere el koyarken de amacı şirketleri alarak varolan değerinden daha üst noktaya taşıyıp satışını gerçekleştirmek. Hem ekonomiye katkı sağlamak hem de böylesi büyük şirketlerin devlete ve millete ihanet etmeyecek insanların elinde olmasını sağlamak. Konu özetle bu.. Peki bu Levent'te bir ofis açıp, ortalığı karıştırarak cep dolduranlar ne yapıyor? Oraya geçelim...

Kamuoyunda son birkaç gündür Milli bir duruş sergilediklerini dile getiren köşe yazarları ve yorumcular inanılmaz yorumlarıyla bazılarının ekmeğine yağ sürmeye başladı. Kayyum atanan şirketlerin CEO'larını dillerine dolayan bu yazar çizer takımı, satışın bir an önce gerçekleştirilmesi gerektiğini, şirketlerle ilgili çok fazla çalışma yapılmaması gerektiğini, markaların daha da değerlenmesi için yapılan çalışmalardan doğan harcamaların israf olduğunu ve daha buna benzer çok ilginç görüşler ortaya koymaya başladılar. Ama bitmedi markaları karalama operasyonu bu kadarla sınırlı değil.

Bir kenara yazın...

Kayyum heyetlerinde görev yapan bazı TMSF yetkilileri de kapalı kapılar ardında bu şirketlerin satışlarının kısa süre içinde gerçekleşeceğini dile getirmeye başladı. Şimdi aynı ekibin sürekli olarak yayınlarında ve köşelerinde FETÖcü hainlerin ikinci darbe girişiminin ekonomik alanda olacağını söylediğini ve bu görüşü sürekli yayınlarında dile getirdiğini bir kenara yazın. Sonra da devletin el koyduğu bir markayı güçlendirerek satmasına karşı çıkmasını da bir kenara yazın. Üstelik bu karşı çıkışı da markaların değerlenmesi için yapılan çalışmalardan doğan harcamaların israf olduğunu iddia ederek vatandaşlarda oluşturulmak istenen algıyı da bir kenara yazın... Bu durumdan çıkacak sonucun ne olduğunu size bırakarak devam edelim.

Cumhurbaşkanı bile açıklamışken...

Bilindiği üzere darbe girişimini desteklediği için TMSF'nin el koyduğu şirketler Türkiye'nin en büyük şirketleri. Sadece markaları için bile inanılmaz değerlerin biçildiği bu şirketler hem yurtdışında hem de yurt içinde milyonlarca dolarlık yatırımları bulunuyor. Şuanda TMSF'nin yönetimine geçen bu şirketler bir süre sonra satılacaklar fakat bu satış nasıl olacak? Ve bu adı geçen bir süre ne kadarı kapsıyor? Konuyla ilgili en yüksek makama sorduk.

Öncelikle kayyum atanan şirketlerden sorumlu olan ve bu konuda en geniş bilgiye sahip olan isim Ekonomiden sorumlu Başbakan yardımcısı Nurettin Canikli. Nurettin Canikli aynı zamanda TMSF'den de sorumlu. Satışın ne zaman gerçekleştirileceğini Canikli'ye sorduk.

Nurettin Canikli ile yaptığımız görüşmede kendisi "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın kamuoyuna açıkladığı gibi, mahkemeler sonuçlanana kadar kayyum atanan bir şirketin satışı söz konusu değildir" diyerek en net cevabı verdi.

Soruyoruz...

Şimdi biz yukardaki bilgiler ışığında söz konusu yazar çizer yorumculara soruyoruz: Acaba bu şirketlerin satışı ile ilgili aceleniz, eleştirileriniz Levent'te bir ofis açarak şirketleri değerinin altında TMSF'den alıp, başkalarına satmaya çalışarak aradan kazanacağı komisyonu ham diye yutacak birilerine hizmet olabilir mi?

Anahtar Kelimeler:
FetöKayyum
YORUMLAR (üye olmadan da yorum yapabilirsiniz.)
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.