Melih Altınok: İkinci dalga gelecek diyen herkes ‘dost’ mu?

Sabah yazarı Melih Altınok bugün “İkinci dalga gelecek diyen herkes ‘dost’ mu?” başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Altınok yazısında, 15 Temmuz’da yaşanan darbe girişiminin ardından bugünlerde ikinci bir darbenin geleceğini söyleyenlerle ilgili  “Nasıl bu kadar iddialı konuşabildiklerine dair hiçbir fikrim yok. Zira bugüne değin sözlerini delillerle destekleyenini görmedim.” şeklinde konuştu. Ayrıca Altınok bu iddiayı ortaya atanları da katategoriye ayırdı.

Darbe iddialarının  küresel güç sahiplerinin Türkiye ekonomisine yönelik taarruzuyla birlikte yükselmesinin rastlantı olmadığını söyleyen Altınok, “Zira bu iddialar, halkın tüketim reflekslerini ve dolayısıyla piyasaları doğrudan etkileyebilme potansiyeline sahip.” şeklinde konuştu.

İşte o yazı;

15 Temmuz'da hep beraber yazdığımız destanın ardından hiç ara vermeden, "ikinci bir girişim gelir mi" sorusu tartışılıyor.
Ekranlarda, gazetelerde boy gösteren "yorumcular" kimi zaman işi abartıp tarih bile veriyorlar.

15 Temmuz'da sütten ağzı yanan vatandaş da panik halinde bu sansasyonel çıkışları bizlere soruyor.
Buradan toplu cevap vermiş olayım.

Nasıl bu kadar iddialı konuşabildiklerine dair hiçbir fikrim yok. Zira bugüne değin sözlerini delillerle destekleyenini görmedim.
Peki, o halde bu çıkışların amacı ne olabilir?

Samimi kaygılarını inandırıcı kılmak için işi abartanları ve "meşhur olmaya" çalışanları bir kenara koyarsak, iddia sahiplerini bir iki kategoride toplamak mümkün.

1- Geçmişte askeri darbeleri destekledikleri için siyasetten tasfiye olan ve şimdilerde yeniden aktör olmaya çalışan marjinaller.
2- Ak Parti geleneğinde "Erdoğan sonrasına" hazırlandıkları açığa çıkan ve yeniden itibar kazanmaya çalışanlar.
3- 16 Temmuz sabahı hezimete uğrayıp kalan tabanı konsolide etmeye çalışanFetullahçıların henüz deşifre olmamış üyeleri.

Her ne kadar ilk iki grupta yer alanların motivasyonu sistem içinde meşruiyet kazanmagibi görünse de son tahlilde Türkiye karşıtı cephenin değirmenine su taşıyorlar.
Zira hem hedef saptırıyorlar hem de FETÖ ile mücadeleye destek veren halkta empatiyorgunluğu yaratıyorlar.

Son günlerde FETÖ'nün stratejik ortağı PKK'ya karşı devletin yanında mücadele edenKürt aşiretlerine yönelik itibar suikastlarını bu çerçevede değerlendirmek mümkün.
Tıpkı geçmişte FETÖ'ye sınırsız destek sunmuş kimi şaibeli isimlerin, sanki Fetullahçıların hedefiymiş gibi lanse edilmesi gibi...
FETÖ ile mücadelede en önde görünüp radikal çözümler önerenlere en az Fetullahçılarkadar dikkat etmemiz şart!

LİSTELERE DİKKAT

Geçtiğimiz günlerde, radikal ulusalcıların zaytungu diyebileceğimiz bir internet sitesinde FETÖ'nün darbe sonrası kabinesi yayınlandı.
Kaynak gösterme ihtiyacı bile duyulmayan haberde yer alan isimlerin hepsi deşifre olmuş siyasiler ve bürokratlar.

İnsan sormadan edemiyor. Acaba bu listeler, darbe sonrası planlarda yer alan ve halen aktif siyaset yapan kimi isimleri aklamak için mi yapılıyor?
Öyle ya, en apolitik vatandaş bile, FETÖ'nün çalışma ve operasyon tarzını artık öğrendi.Alametifarikası takiye olan bu çetenin, açığa çıkmamış hiç mi aktif siyasetçisi, bürokratı, gazetecisi yok?

EKONOMİK SALDIRININ DEVAMI

İkinci bir saldırının olacağına dair sansasyonel iddiaların, küresel muktedirlerin Türkiye ekonomisine yönelik taarruzuyla birlikte yükselmesi rastlantı değil.
Zira bu iddialar, halkın tüketim reflekslerini ve dolayısıyla piyasaları doğrudan etkileyebilme potansiyeline sahip.

Bereket 15 Temmuz sonrası tüm spekülatörlerin beklentilerini boşa çıkartıp ülkesine sahip çıkan Türk halkı soğukkanlılığını koruyor.

Yine de halkın sağduyusuna güvenmek dışında, ahaliyi ve piyasaları manipüle eden bu tarz çıkışlara karşı hukuki ve siyasi tedbirlerin alınması şart.
Çünkü bahsettiğimiz işin şakası yok. Kısa vadede kaybedilenler, uzun vadede koskoca bir halkın geleceğini etkiliyor.

YORUMLAR (üye olmadan da yorum yapabilirsiniz.)
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.