ÖZEL HABER

"Elif Şafak bir proje yazardır okumayın, okutturmayın!"

Türkiye Haber Merkezi yazarı Zelikız, bugünkü yazısında Türk edebiyatının temel taşlarından olan Ayla Ağabegüm ile, edebiyatı yerle bir eden son dönem yazarlarından Elif Şafak'ı ele aldı. Edebiyatın son zamanlarda nasıl isimlerin eline düştüğünü ve ne hale geldiğini irdeleyen Zelikız, çarpıcı değerlendirmelerde...

Konular: edebiyat, zelikız, yazar, ayla ağabegüm,

Türkiye Haber Merkezi yazarı Zelikız, bu hafta 'Elif Şafak bir proje yazardır okumayın, okutturmayın!" başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Yazılarıyla çoğu kişinin dikkat etmekten kaçındığı noktalara parmak basan, gün yüzüne çıkartan Zelikız, bu yazısında da Türk edebiyatının son yıllarda geldiği noktayı usta isimlerle değerlendirdi.

1940 yılında dünyaya gelen ve Türk edebiyatının kilometre taşı olarak nitelendirilecek isimlerden biri olan Ayla Ağabegüm ile bir araya gelen Zelikız, üstadın önemli değerlendirmelerini yazısı ile okuyuculara aktardı. 

Kitaplarını Türkçe dahi yazamayan, son yıllarda Mevlana ve Şems gibi önemli isimleri tiye alarak  bir popülarite yakalamış olan, kısacası edebiyatı katleden isimlerden Elif Şafak'ın 'proje yazar' olduğunu savunan Ağabegüm'ün önemli değerlendirmelerinin yer verildiği yazının tamamı ise şöyle;

“Elif Şafak bir proje yazardır okumayın, okutturmayın!”

Kulağımda huzur veren 'en sevgiliye müzikleri' ile sessize aldığım, fırsat verilse birbirini saçını yolacak kimi sevimsiz yüzlerin yer aldığı tartışma programlarını izlerken bir mesaj düştü telefon ekranıma. Mesajı gönderen kıymetli büyüğüm, Türk Gençlik Vakfı ve Kalem Okulları Vakfı'nın kurucularından Yasemin Sezgin Ablam’dı. Vakıfta değerli üstadımız Ayla Ağabegüm'ün eşsiz sohbetinin gerçekleşeceği bir kahvaltı planladıklarını söylüyordu gelen mesaj.

İşte o anda ‘en ihtiyacım olan şey’ dedim içimden ve büyük bir mutlulukla katılacağımı söyledim. 'Söz ile Direnmek' kitabının yazarı, müthiş hayat ustası, sabaha kadar bıkmadan dinleyebileceğim hocamızın sohbetini kaçıramazdım.

Türk Gençlik Vakfı'nın gerçekleştirdiği bu kahvaltının amacını da kısaca yazayım efendim. Yasemin Hanım ve ekibi, genç kızlarımızı faaliyetlerde daha çok görmek ve onların da iştirakleriyle örnek nesillerden feyz almalarını sağlamak için bir adım atmışlar. Çok önemli bir projeye imza atmışlar.



Vakfın davetine icabet eden hanımlar ile birlikte Ayla Ağabegüm hocamızın sohbetini çıt çıkarmadan dinlemeye başladık. Son günlerin en keyifli, en verimli saatlerini geçirdiğimi peşinen söylemeliyim. Zira bilgi birikimi, donanımı, yaşam deneyimleri ile bir derya insanın karşısında adeta acıkmış, susamış bir çocuk gibiydim.

Mütemadiyen gelen sorular ile Ayla Hocamız’ın sıkılacağını düşünürken, 'bilakis mutlu oluyorum, lütfen ne geliyorsa aklınıza sorun' dediğinde derin bir nefes alıp anlattığı konular üzerine ben de bir kaç soru soruverdim.

Özellikle STK'ların toplumdaki yerini, önemini anlattığı sırada, rahatsızlık duyduğum bir konuyu hem katılımcılar, hem de hocamızla paylaştım.  

Bazı 'STK'ların görevlerini doğru şekilde yerine getirmediğini, 'körler sağırlar birbirini ağırlar' mantığından koşar adım uzaklaşmak gerektiğini söylediğimde hocamız tebessüm ederek, 'evet sana katılıyorum ancak pes etmeden sesimizi daha gür çıkarmalı ve yanlışları söylemeliyiz' dediğinde ben de mutlu bir şekilde gülümsedim. Zira karşımda beni anlayan büyük bir usta vardı ne mutlu…

Ayla Ağabegüm hocamızın sohbetinden başlıkları paylaşayım istiyorum biraz da sizlerle.

STK'lar ile ilgili konuşmadan hemen sonra, hepimizin kanayan yarası kültür sanat alanındaki başarısızlığımızdan dem vurdu. Özellikle bu noktada köşe yazarlarına şöyle seslendi:

"Günümüz köşe yazarlarını kınıyorum. Çünkü yazar olmak sadece siyasi yazılar yazmak demek değildir. Yazar siyaset dışında da, sinemayı, tiyatroyu, konseri, okuduğu romanı her şeyi yazacak, yazmalıdır. En azından haftanın iki gününü, milli değerler, kültür sanat köşesi olarak ayırsalar keşke..."

Ardından da devam etti…

"Yıllarca Elif Şafak bir proje yazardır; okumayın, okutturmayın dedim. Kimilerine göre evet bir Elif Şafak düşmanıyım. Zira toplumun yozlaşmasında büyük katkısı olmuştur bu proje yazarın. Yakın arkadaşlarım dahi 'ah çok güzel yazmış' dediklerinde 'empoze etmeye çalıştığı şeyi anlamadınız mı' diye söylenirdim. Mevlana ve Şems ile dalga geçen, tiye alan, her kitabında mutlaka bir alt metin barındıran, algı oyunu oynayan ve bunu başarılı bir şekilde kaleme alan bu proje yazarın karşısında oldum hep..."

Sohbet boyunca sık sık Ahmet Kabaklı üstattan söz etti. Türk Edebiyat Vakfı kurucusu ve başkanı, edebiyatımızın büyük duayeni Ahmet Kabaklı üstadın rahle-i tedrisatından geçmiş, yazıya, edebiyata dair ilk feyzlerini Kabaklı üstattan almış Ayla Ağabegüm Hocamız.  

'Güzel yahut güzel olmayan her şeyi yazardı Ahmet Kabaklı hocamız'  diyerek sık sık yad etti onu…

Kabaklı’nın eserlerini yeniden okumanın ve genç nesil ile buluşturmanın tam zamanıdır derim ben de naçizane. Beş ciltlik Türk Edebiyatı kitabı bilhassa günümüz köşe yazarlarının ve sosyal medya ahkamcılarının önüne konulmalı! Zira maalesef hepsinin de Türk Edebiyatı'ndan bihaber olduğu aşikar...

Bilvesile mekanı cennet olsun Kabaklı üstadımızın.



Genç bir türkü yorumcusunun olduğu ortamda, türkülere dair söyleyecek sözü olduğunu da söyleyen Ayla Hocamız; “Muzaffer Sarısözen türkülerin büyük derleyicisidir. Onun kazandırdıklarını tüketiyoruz halen... Ancak üzülerek söylüyorum ki türkülerimizi de bozduk. Türkü söyleyenleri de üzdük. Bir geri dönüş şart” diyerek şu cümleler ile sohbetimizi sona erdirdi…

"Gittikçe kutuplaşılan bu süreçte bizler sözlerimiz ile meramımızı ortaya koymalı, karşımızdakini uygun dil, üslup ile ikna etmeye yahut anlamasına yardımcı olmaya çalışmalı, okumanın, yazmanın, söylemenin, dinlemenin önemini sık sık dile getirmeli ve yine, yeni, yeniden çıkış yollarını göstermeliyiz kelamlarımız ile birbirimize... Bundan böyle üzerimize düşen görevleri layıkıyla yerine getirmeli, dikkatli olmalıyız hepimiz. Unutmayalım ki; 15 Temmuz şehitlerinin vebali hepimizin üzerindedir..."

Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü bitiren,  1985-1990 yıllarında 'Türk Edebiyatı' dergisinin yazı işleri müdürlüğünü yapan, durmaksızın edebiyat dersleri veren, yazılar, hikayeler, denemeler kaleme alan değerli bir üstadın sohbetinde, edebiyata, kültür - sanata, yozlaşmaya dair çığlığına şahit olduğumda bir kez daha mutlu oldum.

'SÖZ İLE DİRENMEK' düsturu ile milyonlarca insanın yüreğine dokunan kıymetli büyüğümüz Ayla Ağabegüm vesilesiyle gün boyunca ben de şöyle kendi kendime…

Hamdolsun Ya Rabbim yalnız değilim, yalnız değiliz!
Cümleten bereketli, huzurlu bir hafta dilerim.

Zelikız"
 

Yorumlar

  • size katılmıyorum elif şafak usta ve mükemmel bir yazar özlem