TÜRKİYE'DE DARBECİLİK MESLEĞİ(1)

Türkiye Haber Merkezi Yazarı Adnan Akgül, bugün "TÜRKİYE'DE DARBECİLİK MESLEĞİ" başlıklı bir yazı dizisi kaleme aldı.

Akgül yazısında Türkiye Cumhuriyeti'ndeki darbe tarihçesini bir yazı dizisi şeklinde okuyucularına sundu.

İşte Adnan Akgül'ün "TÜRKİYE'DE DARBECİLİK MESLEĞİ" başlıklı yazı dizisinin ilk bölümü.

YAZI DİZİSİ
TÜRKİYE'DE DARBECİLİK MESLEĞİ(1)


Başlığı kinaye zannedenler yanılır.
Evet Türkiye Cumhuriyetinde böyle bir meslek var.
Darbe fıstık gibi iş.
Silah Milletin vergisinden, asker Milletin evladından, araç, yemekler ve araçların yakıtı devletin kasasından, tanklar ve uçaklar kışlalardan,
gel de darbe yapma.
Şaka bir yana yazınca ağzım sulanmadı değil.
Her şey beleş, seçilme derdin yok, akşam kışlaya giriyorsun sabah 05.00 da Cumhurbaşkanısın, Başbakansın, Valisin falansın filansın.
Daha güzel tarafı Cami İmamına bile sen karar veriyorsun.
Milyonlarca para verip ne diye keseden harcayacaksın.
Televizyonlar, radyolar, hastaneler, postaneler, şirketler babanın mirası gibi.
Harca harca bitmez.
Okul senin, cadde senin, sokak senin, daha da güzeli trafik ışıkları bile senin.
İstersen kırmızıyı yak istersen yeşili.
Hatta sarıyı gece gündüz açık tut beklesin dursunlar deyyuslar.
Hele bir de ikinci bir emre kadar sokağa çıkma yasağı ilan ettinmi dert tasa kalmaz.
Altı aya kadar süresi var.
Olmadı bir altı ay daha eklersin eder sana bir sene.
Sıkıldıkça sokağa çıkarma olsun bitsin.
Hatta işin fantezisini bile deneyebilirsin.
Bir gün sokağa çıkma mecburiyeti ilan et balkondan aciz insanları seyret, ertesi gün sokağa çıkma yasağı ilan et Vatan caddesinde askerlerinle gazozuna tek kale maç yap.
Darbelerin en güzel tarafını sona sakladım.
Sabah kalktınız bakkala gittiniz,
Alacağınız hepi topu alacağınız bir ekmek.
Ve farzu misal o mendebur, yüzsüz, somurtuk bakkala gıcıksınız, ertesi gün o adamı bir daha görmemek üzere darağacına göndermek darbecinin şanındandır.
Kökten çözüm.
Hem siz kurtuldunuz hem de bütün mahalleli.
Başbakanı sevmiyorsunuz, Cumhurbaşkanına gıcık oluyorsunuz, Vali canınızı sıkıyor, İmam kötü vaaz veriyor.
Bir kaç saatte kökten çözüm.

Gazetelerin ilk sayfasında dilerseniz altınlar önünde başbakan resmi yayınlayın, dilerseniz biometrik vesikalık pişmiş kelle fotonuzu yayınlayın hiç bir köşe yazarından eleştiri almazsınız.
Hiç bir vatandaş gezi parkına çıkıp sizi protesto edemez, hiç bir işadamı kötüye giden ekonomiden sizi sorumlu tutamaz, hiç bir akademisyen imza kampanyası düzenleyemez, hiç bir odtülü mezuniyet balosunda aleyhinize afiş taşımaz.

İşin daha güzel tarafı ne olursa olsun en az 20 yıl iktidarda kalırsınız.

Ne alaka diyenler için hemen ispatlayalım.

1920 li yılları anında geçiyorum.
Onu varın kendiniz araştırın.
1940 yılında Türk-Alman dostluk paktı imzalanıyor.
Milletten habersiz.
Ve İstanbul, Edirne, Tekirdağ daha doğrusu Trakya bölgesinde sıkıyönetim ilan ediliyor.
Şimdi bunda nasıl bir darbe çıkardın demeyin.
Bırakın darbeyi darbenin babasıdır o yıllarda olanlar.
Hem de sessiz darbe.
Birinci Dünya Savaşında Alman kazığı yiyen aziz Milletimiz 1940 yılında göz göre göre yine almanlara teslim edilişinin darbesi.
Zaten 1941 yılında ekmek karneye bağlanıyor,
Yetiyor mu?
Yetmiyor İngiltere dışişleri bakanı Türkiye'ye geliyor
Türkiye bir süre sonra şakkadanak İngiltere ile Dostluk anlaşması imzalıyor.
Ettimi sana ikinci darbe.
Hem de ne darbe.
Darbelerin başlangıç noktası

Yazı dizimiz Devam edecek...
YORUMLAR (üye olmadan da yorum yapabilirsiniz.)
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.