Diş sağlığına dikkat

Diş hekimi Güzin Kırsaçlıoğlu, vücudun tüm organlarında olduğu gibi yılların etkisiyle dişlerde de yaşlanma belirtileri görüldüğünü söyledi.
Diş sağlığına ilişkin açıklamalarda bulunan Dr. Güzin Kırsaçlıoğlu, diş bakımına gösterilen özenin kişinin hem güzelliğine hem de sağlığına verdiği önemin göstergesi olduğunu ifade etti. Kırsaçlıoğlu, zamanında yapılan doğru bakım ve uygulamalarla yıllar sonra yaşanabilecek sorunların azaltılabileceğini kaydetti. Güzin Kırsaçlıoğlu, günümüzde diş hekimlerinin mümkün olduğunca kişinin dişlerinin korunması ve bakımının yapılması için tedavi ve uyarılarda bulunduğunu belirterek şöyle konuştu:
“Yılların etkisiyle hem dişlerde hem de diş etlerinde çeşitli sorunlar görülebilmektedir. Eskiden diş sağlığının önemi yeterince kavranmadığından bu konuya gereken önem verilmiyordu. Bu yüzden halkın büyük çoğunluğunda dişlerin çürümesi, diş taşlarının yoğunluğu ve diş etlerinin hasarlanması gibi problemler çok sık görülüyordu. Günümüzde ise konunun gündemde tutulması, bireylerin bilinçlenmesi sayesinde ağız ve diş sağlığı konusunda önemli ilerlemeler kaydedildi.”
Dişlerde yaşlanma belirtileri
Amerikan Diş Hekimleri Derneği (ADA) ve Avrupa Estetik Diş Hekimleri Derneği (EAED) üyesi Dr. Kırsaçlıoğlu, dişlerde görülen yaşlanma belirtilerini diş renginin sararması, beyazlığını yitirmesi, dişlerin ucunda oluşan kırık ve çatlaklar, diş dibine bakan kısımlarda aşınmalar, dişlerin aralarında açılma ve dişeti çekilmesi, diş diplerinde fırçalamaya rağmen geçmeyen renklenmeler olarak sıraladı. Kırsaçlıoğlu, bu yaşlanma belirtilerinin diş sağlığı için önemli uyarılar içerdiğini, dolayısıyla bu belirtilerin gözlendiği zaman hemen bir diş hekimine muayene olunması ve gerekli tedavilere zaman geçirilmeden başlanması gerektiğini vurguladı.
Yaşlanmanın önüne nasıl geçilir?
Kırsaçlıoğlu, gençlik yıllarında dişlerin pırıl pırıl parladığını ancak alınan yaşlarla birlikte diş bakımına önem gösterilmemesinin etkisiyle diş renginin sarıya döndüğünü pek çok kişinin dile getirdiğini belirtti. Dişlere parlaklık ve beyazlık sağlayan mine tabakasının aşınıp incelmesi, altında bulunan sarı renkli dentin tabakasının ise kalınlaşarak daha çok ortaya çıkması sonucu söz konusu sararmanın yaşandığını bildiren Kırsaçlıoğlu, diş minesinin aşınmasının önüne geçmek için şu tavsiyelerde bulundu:
“Asitli gıda ve yiyeceklerden uzak durmak, diş fırçalamada flour içeren yani mineyi koruyup tamir eden macunlar kullanmak, aşındırıcı içeren diş beyazlatıcılı macun ve parlatma pastalarından uzak durmak, reflü gibi ağız ortamının sürekli asitli kalmasına sebep olan rahatsızlıklarımız var ise tedavisini yaptırmak gerekir.”
“Bleaching uygulayın”
Dişlerle bir şeyleri açmak, iplik kesmek gibi alışkanlıkların zamanla dişlerin ucunda küçük kırık ve çatlaklara neden olduğunu ifade eden Dr. Kırsaçlıoğlu açıklamasına şöyle devam etti:
“Bu tarz alışkanlıklardan sakınmak gerekir. Diş gıcırdatma ve diş sıkmak artık günümüzün stresli dünyasında birçok bireyin kötü alışkanlığıdır. Böyle bir alışkanlığınız varsa diş hekimi tarafından özellikle diş gıcırdatmanın en çok yapıldığı gece takılan koruyuculardan takmak gerekir. Dişlerin dip kısımlarında ortaya çıkan aşınmalar, gençliğinde beyaz dişlere sahip olan ancak zamanla çay, kahve, sigaradan renklenen dişlerini beyazlatmak için aşındırıcı içeren beyazlatma patlarıyla dişlerini temizleyenlerde ortaya çıkar. Hatta geçmişte karbonatla limonu karıştırarak dişlerini temizleyenler vardı. Beyazlatma patları ve bu tip karışımlar 1-2 gün bir parlaklık sağlarlar ama hem diş yüzeyi aşınır hem de çabucak dişler tekrar renklenir, üstelik diş diplerinin aşınması ile dişlerin dudağı desteklemesi ortadan kalkar ve dudak düşerek kırışır. Bu tip aşınmaları yaşamamak için sararan dişlerinizin renkleri diş hekiminiz tarafından ’bleaching’ yapılarak beyazlatılmalıdır.”

Anahtar Kelimeler:
Sağlık
YORUMLAR (üye olmadan da yorum yapabilirsiniz.)
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.