29 Temmuz 2016

Sakarya’nın Mücahit Evlatları ve 15 Temmuz’un Kahramanları…

Tarih bize anlatılırken her zaman toptan, tüfekten, süngüden bahsedildi. Bu kadar askerle orası fethedildi. Şu kadar gemiyle oradan geçildi. Savaş sırasında bunlar bunlar oldu. Çoğu zaman hep detaylar arasında kaldık durduk. Peki ya gerçekten sadece bunlar yeterli miydi, bize Çanakkale destanını yazdıran, Sakarya’yı kazandıran, Cumhuriyet’i kurduran?

Çanakkale Zaferi denilince çoğumuz 18 Mart’ı bilir. İstanbul’un fethi denilince yine çoğumuz Fatih’i ve 1453’ü bilir. Sakarya denilince yine akla gelen tek şey Yunan askerlerinin Akdeniz’e döküldüğüdür. Ya bu zaferlerin arkasındaki kahramanlar? Çoğu zaman unutulan eli dualı analar, fedakar gelinler, öksüz kalan çocuklar…

Onların manevi desteklerinden bahsedilmez hiç. Ya unutulur ya da unutturulur. Ancak tarih bize bunu 15 Temmuz darbe gecesi yaşatarak hatırlattı. Kimi analarımız Nene Hatun’u hatırlattı. Kimileri mermilerin havada uçuştuğu yerde cephane taşıyan analarımızı hatırlattı.

O Nene Hatun değil miydi, 3 aylık bebesini evde bırakıp “Seni bana Allah verdi, ben de seni Allah’a emanet ediyorum yavrum.” Diyerek satırını alıp vatanı için savaşmaya giden?

İşte 15 Temmuz gecesi biz sokaklarda Nene Hatunları gördük, savaş meydanında cephane taşıyan anaları gördük. Kimisi evinden fırladı vatanı korumak için, kimisi aldı kamyoneti “savaş meydanına” yiğit taşıdı. Kimi tankın üzerine çıkıp “Dur!” dedi korkusuzca. Kimisi göğsünü siper etti gelen mermilere.

Biz o gün gördük ki Nene Hatun ölmemiş, yaşıyor. Yine düşmana siper etmiş kendini korkmadan, cesaretle.

Sakarya’da ki anaların torunlarıyız biz. O analar ki varsa kollarında bilezik hiç tereddüt etmeden çıkarıp verdiler vatan için. Analardan geri durmayan Sakarya’nın genç kızları ise el emeği göz nuru çeyizliklerini serdiler. Yeter ki vatan kurtulsun. Sakarya’nın en iç acıtan hâli ise kimi zaman ayaklarına giyecek tek çorapları kalmışken onu da verdiler vatan evlatlarına. Öyle ki kendi ayaklarına giyecek çorap bulamadılar.

15 Temmuz günü gördüm ki vatanı korumak için tereddütsüz dışarı çıkan analar – Allah korusun bugün vatan için çorap ihtiyacı olsa hiç düşünmeden ayağındaki tek çorap kalmış olsa çıkarıp verecekler.

Görüyoruz ki bu vatanda anaların emeği çok büyük. Kimi zaman bedeniyle siper olarak maddi destekte bulundular. Kimi zaman dualarıyla manevi destekte bulundular. Bu yüzden tarihte onlar daima yaşatılmalı, hatırlanmalı, hatırlatılmalıdır.

Allah onlardan ebeden razı olsun.

banner203

banner202