23 Ocak 2017

Yüreğim Reyhanlı'daki Suriyeli yetim Fatıma ve Muhammed'de kaldı

Yapmayı en çok arzu ettiğim şeylerdendir çocuklar ve yaşlılarla vakit geçirmek. Yılbaşı öncesinde bir kaç kez Darülaceze ziyareti gerçekleştirdim. Nasip olur ise sık sık tekrarlayacağım ziyaretlerimi ve sizlerle de paylaşacağım inşallah. 

Geçtiğimiz haftalarda değerli büyüğüm İkbal Gürpınar'ın Reyhanlı'daki yetim çocuklar ile ilgili yaptığı bir paylaşım dikkatimi çekti  ve bunun üzerine hemen kendisiyle iletişime geçtim. Yapmayı arzu ettiği programı anlattıktan bir hafta sonra, değerli dostlar; Arap kökenli sanatçımız Mahmut Mardinli, 2015 yılında eşini Diyarbakır Lice'de şehit veren genç anne Havva Tufan ve çocuklar için eğlence düzenleyen güzel yürekli arkadaşlarla beraber Hatay Reyhanlı'nın yolunu tuttuk. Sağolsun Mahmut abimiz hem bize tercümanlık yaptı, hem de beraber türküler söyledik. 

Allah razı olsun devletimiz ve milletimiz, halen savaş içinde bulunan yurtlarından sınır illerimize göç eden mülteci kardeşlerimize her türlü yardımda bulunmuş, bulunmaya da devam ediyor. Bizler ise bir nebze de olsa onlara moral vermek için oradaydık. Bir kaç saatliğine de olsa, kardeşlerimizle, ablalarımızla keyifli vakit geçirdik, yüzlerini güldürdük. 

Reyhanlı'da, bölgede halen aktif çalışmakta olan sevgili Halime Şanverdi hanımefendi bizleri misafir ederek, ziyaretlerimizde eşlik etti. 

KAHATAYN (Suriyeli Yetimlere Yardım Derneği) Başkanı Hasan Karaca da derneğin faaliyetleri ile ilgili bilgiler aktardı. İlk fırsatta uzun uzun kaleme alacağım yaptıkları müthiş işleri.
Sonra geçici bir yerleştirme merkezinde çocuklarla buluşup futbol, voleybol oynadık. 

Ardından bir salonda biraraya gelen yaklaşık 300 yetim çocuk, eğitmenleri, anneleri ile bir araya geldik. Çocuklar bir kaç saatliğine de olsa şarkılar eşliğinde palyaço ile oyunlar oynadı. Sesleri güzel olan yetim kardeşlerimiz şarkılar söyledi, şiirler okudu. Bizlerin payına da onları kocaman alkışlamak ve kucaklamak düştü. 

İki yıl önce İHH Sakarya ekibi önderliğinde, ailem dediğim dostlarım; Şengül Morgül, Zehra Toçoğlu ile birlikte Reyhanlı'daki yetimhane, kampları ziyarette  bulunmuştuk.  O ziyaretin etkisinden günlerce kendimize gelememiştik. Gerek zorlu yaşam mücadelesi, gerek yeni yerleşim yerlerine uyum noktasında çok ciddi sıkıntılar mevcuttu. 

Eşlerini yitirmiş hanımların çocukları ile birlikte çaresiz bakışları hafızamda hala. Yetimhane ziyaretimiz ise ruhumuzu derinden sarsmıştı. Minicik çocukların boynumuza sarılıp oyun oynama isteklerini, gözleri, elleri ile ifade etme çabaları bir kez daha merhamet, vicdan kavramlarını sorgulatır nitelikteydi...

Yetimhanede kucağımıza alıp sevdiğimiz minik kız çocuklarının büyüdüğünü görünce gözyaşlarımı tutamadığımı itiraf etmeliyim. Zira iki yıl önce korkudan konuşamayan, kucağımızdan ayrılmayan Aişe, Fatıma artık konuşuyor ve gülüyordu. Anne babası olmayan Muhammed İstanbul'a gelmek istediğini söyledi durdu biz ayrılana dek. Söz verdim ona, beraber gezeceğiz inşallah İstanbul'da...

Velhasıl kelam dostlar, gönlümüz buruk, az da olsa huzurla döndük kendi dünyamıza. Lakin elbette yüreğimiz her daim onlarla...

Allah nasip ederse ilk fırsatta yine orada, onlarla olacağım inşallah. Son olarak; siz de arzu ederseniz buyurun beraber gidelim efendim. 

Haftamız bereketli, hayırlı, kazasız, belasız geçsin inşallah!


Şehit eşi Havva Tufan ile






 Fatma ile


Muhammed ile



YORUMLAR (üye olmadan da yorum yapabilirsiniz.)
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.