14.02.2020, 09:33

Bir mülki idare amiri anlatıyor..

Bazı bürokratlar, mülki idare amirleri ile konuşuyorum da, FETÖ’nün devlet içindeki yapılanması ile ilgili ilginç şeyler anlatıyorlar. Mesela bir kısmı bu FETÖ yapılanmasını yarı resmi bir devlet yapılanması olarak görmüş. Böylece Türkiye dünyaya açılacak, yeni bir “Osmanlı” vizyonu ile ılımlı İslam’a destek verilecek. Devletin içinde birileri buna karşı çıksa da, zaten BOP çerçevesinde Ortadoğu’ya yeni bir çekidüzen verilirken demokrasi ile birlikte “ılımlı İslam”la yola devam edilecek. AK Parti de bu projenin koçbaşı. İç ve dış dünyada derin bir mutabakat algısı var.. Bürokratların bir kısmı böyle bakıyor.

 Zaten içli dışlıydık. Cemaat her yerde idi. Ankara’dan gelen siyasiler, üst yönetim bizimle birlikte karşılamaya katılıyorlardı. Onlarla toplantılar yapılıyordu. Vali, kaymakam, büyükelçi, konsolos, bakan, müsteşar, milletvekili, emniyetçisi, istihbaratçısı, savcısı, üniversitesi, işadamı, STK’sı, gazeteci onlardandı.. Hani Cumhurbaşkanının dediği gibi “ne istedilerse alıyorlardı/veriyorduk” zaten “bir bakalım” desek yukarıdan Ankara’dan “çabuklaştırın, oyalamayın” diye uyarı alıyorduk. Bakanı, milletvekili, müsteşarı, her seviyeden birileri anında devreye giriyordu. Sonuçta, bakınca “yarı resmi” bir kuruluş.

Bir de şöyle bir durum vardı tabii.. İşe girmek istiyorsan, terfi etmek istiyorsan, ya da rahatsız edilmek istemiyorsan sırtını bunlara dayaman gerekiyordu. Önemli bir mevkideyseniz, siz de bunların işini hemen yapmıyorsanız, sizin gidip, başkasının gelmesi onlar için sorun değildi. Herkes dikkat ediyordu. Bazıları ikaz ediyordu, bu işlerde bir yanlışlık olduğunu söylüyordu ama, devlet içinde darbeci kanat yani şu Ergenekon’cu, BÇG’ci kanat, Balyoz’cu kanadın negatif propagandası gibi çevrelerin bir algı da söz konusu idi. 17-25 oldu, bize durdurun dediler. Neyi durduracağız. Nasıl durduracağız. Ne istedilerse vermişiz. Bu işleri yapanlar iktidar partisinin yönetiminde tanıdık, bildik kişiler. Nasıl durduracağız. “Durdurun” dedik, “eski dostlar” ne var, ne oluyor, bu bir hizmet, niye durduruyorsunuz. Ankara’da bir karışıklık var, aramıza fitne sokmak isteyen birileri var. Bu aile içi bir huzursuzluk, çözülür, siz karışmayın, devam edin” diyorlardı. Ta MİT operasyonu ve MİT TIR’larına kadar ayıkmadık. Bunu dışarıdan sisteme sızanların bu projeyi engelleme çabası olarak gördük. Devlet böyle bir durum sözkonusu ise o güne kadar bunun farkına varmaması mümkün olamazdı. Burada anlaşılması güç bir durum vardı. Panik başlamıştı. Birileri geri plana çekildiler. Ankara’dan gelenlerle abiler ayrı ayrı görüşmelere başladı. Bir şeyler oluyordu ama, anlamak zordu. Bazı isimler geldi, “bunları görevden alın” diyorlardı. Kendi başlattığımız, devlet imkanlarını seferber ettiğimiz, çalışmaları devam eden, tamamlanmamış “projeleri durdurun” dediler. Nasıl durduracaksın, herkes projenin bir parçası. Görevden almalar başlayınca bir sürü ihbarlar gelmeye başladı. Meğer ne çok mağdur varmış. Görevden alıyorsun, adam yargıya başvuracak, Ankara bu defa bizden bilgi istemeye başladı. İdari inceleme yapıp kişi kuruluşlar, projeler hakkında bilgi istediler. Ankara’dan biri devam eden projeyi durdurun diyor, bir başka siyasi bürokrat arıyor “yeni proje başlatmayın, devam edenleri bitirin” diyor. Curcuna. “Üstü ihanet, ortası ticaret, altı ibadet” dedikleri bir yapı. Ticareti yapan da namaz kılıyor, ihanet eden de. Kim kimdir, bu bilgi devletin elinde olması gerek ama neden ve nasıl bu noktaya geldi, anlamak güç. Bizim sürekli beraber olduğumuz bu cemaat mensupları hep “bu aile içi bir anlaşmazlık, çözülür, siz karışmayın” diyor.

Evet, 17-25 ile şok bir ayrışma yaşanmadı. İç içe geçmiş bir yapıdan söz ediyoruz. Birileri bu durumu anlamakta zorluk çekti. Zaten bu ayrışma ardından düşmanlığa dönüştü. 15 Temmuz tam bir kırılma noktası idi. Arada kalan büyük bir bölüm nasıl bu noktaya gelindiğini anlamadı, ya da anlamak, kabul etmek istemedi. Herkes uçlarda polarize oldu.

Daha düne kadar parti il ilçe teşkilatları himmet toplanan, Pensilvanya’ya gideceklerin isim listelerinin hazırlandığı yerdi. Gülen’in Pensilvanya’ya gönderilmesi ve gittikten sonra devam eden ziyaretler hep aynı çevrelerce örgütleniyordu. FETÖ’nün kripto elemanlarından gidenler gitti, kalanlardan daha sonra yakalananlar içeri girdi, ama önemli bir kısmı hemen saf değiştirmiş gibi gözükerek parti içinde ya da bürokraside, diğer STK’lar ve muteber cemaat yapıları içinde yuvalandılar ve kendi dönemlerinde cemaatle ilişkisi olup da kenarda duranları ya da daha önce cemaatle yakın temasları olup da daha sonra ihanete uğradıklarını düşünüp kendilerinden ayrılanları FETÖ’cü olmakla suçlayarak onları ihbar etmeye başladılar. Bu şekilde hem kendilerini parti nezdinde “muteber” konuma yükseltirken, kendilerinden uzaklaşanları cezalandırırken bir yandan da sapla-samanı karıştırarak, tabanda huzursuzluk doğurmuş olmuyorlardı. Bu yolla bir yandan zihinlerde bulanıklığa yol açarken, öte yandan toplumun çok geniş kesiminde korku ve panik havası doğmasına ve genel anlamda huzursuzluğa sebeb oluyorlardı. Zaman içinde birtakım kripto FETÖ’cüler yükselmeye devam ederken, sıradan insanlar arkası arkasına görevden alındılar, haklarında soruşturmalar açıldı, tutuklamalar yaşandı. Ama o birileri ya yerlerini korudular, ya da yükselmeye devam ettiler. Düşünsenize banka yöneticisi serbest, bankaya 5000 lira hesap açtıran sanık oldu. Müteahhid serbest, taşeron içeri girdi, malına el konuldu. Bu işler hâlâ böyle gidiyor. Dün “himmet” toplayanlar, bugün “muhbir” oldular, ama ihbarları da münafıkçaydı!

Bugün gelinen noktada kim neye, kime inanacağını, kime güveneceğini bilmiyor. Cici “hoşgörü”lü bir dine inanıyorlardı, 15 Temmuz’da bu dinin ne kadar hoşgörülü olduğunu gördüler. Bir gelecek hayalleri vardı, o hayaller de bitti. “Kahraman”dılar, “hain” oldular, “zengin”diler, “fakir” oldular. Saygındılar, ulaşılmazdılar, şimdi herkes kendilerinden uzak duruyor!. Cennete gideceklerdi, Şeytan onları aldatmış! “Türkçe olimpiyatları” ile “Milli” bir duruş (!) sergiliyorlardı, “Hain” ilan edildiler. Şimdi onların çocukları Deist, Agnostik oldu.

Bakın, bu yapı sadece AK Parti içinde değil. Her partide, her cemaatte varlar. Bunlar CIA’nın örgütlediği “Amerikano İslam” Projesinin misyonerleri. “Evanjelik Müslüman” ya da “Anglikan Müslüman”, “Protestan Müslüman” diye bir şey varsa iş bunlar tam da öyle bir hedefe yönlendirilmiş “Neo İslam” bir hareket.. Yani “Siyonist Müslüman” diye bir abukluktan söz ediyoruz. Eğer Hristiyanlığı Hz. İsa’dan 50 yıl sonra Hatay’da kuran Tarsuslu Saul’ü ya da “Sabatay Sevi”yi tanıyorsanız, FETÖ böyle bir karakter.

İlk kapısını çaldığı “Cemaat” Alvarlı Hocanın cemaati. 2. Bağlantı noktası Askeri İstihbarattan Fuat Doğu. 3. İrtibat noktası Diyanetten özel bir adam Yaşar Tunagör, 4. İrtibat noktası Kasım Gülek.. 

Aslında işin başından beri hem “Komünizm’le Mücadele Dernekleri” hem de CHP ve Halkevleri ile yakın temas içinde. Bu süreçte kendini ispatlayınca, Askeri istihbarattan MİT’e, MİT üzerinden CIA’ya uzayan uzun bir yolculuktan söz ediyoruz. Bir dönem Diyanetle beraberdi. Soğuk savaş sonrası radikal İslam’a karşı BÇG örgütlendi, Ilımlı İslam diye FETÖ örgütlendi. Proje editörü Graham Fuller. Organizasyon RAND Corp.. İşin içinde Boğaziçi de var Ortadoğu da. Birçok işadamı da var, STK da. Futbol takımları da var. İçinde, hâlâ bugün de FETÖ’cülerin olmadığı, sağ-sol, milliyetçi-liberal hiçbir parti, ülke genelinde yaygın, vakıf, dernek, sendika, oda, Alevi-Sünni ya da İslam ya da gayrimüslim bir cemaat yok. Bunlar bir Truva atı. Bunu BOP’tan ayrı da düşünemezsiniz. Bu işin daha birçok ayağı ortaya çıkmadı. 15 Temmuz, MİT operasyonu, MİT TIR’ları, 17-25’e takılıp kaldı. Bunlar buzdağının görünen kısmı. Kimse niye kendi içine bakmaz. Hal böyle, gerçek bu iken, durum ortada. Şimdi “Büyük Patron” kendine bağlı BÇG-FETÖ ya da PKK-PYD ve benzer, milliyetçi-liberal unsurları bir araya getirerek, orta kademede, bir yanı ile Gezi benzeri, bir başka yanı ile uluslararası ekonomik ve siyasi manipülasyon, ayrı bir kanaldan daha dikkatli davranacakları bir Ergenekon-Balyoz misali bu defa dışarıdan sosyal media üzerinden birtakım kişi ve kuruluşlarla ilgili bilgi ve belgeler servis edilebilir. Anlayacağınız topyekûn saldıracaklar. Türkiye’yi Kıbrıs’ta ve Suriye’de köşeye sıkıştırıp, askeri cenahta yakınmalara sebeb olabilirler..

Birileri düğmeye bastı ve süreç başladı. Geç kalındı, bari daha fazla yanlış yapılmadan bu işin maliyeti ve riski en aza indirilmek konusunda daha dikkatli davranılsa. Yarın çok geç olabilir. Selâm ve dua ile.

Yorumlar (0)
28°
az bulutlu
Namaz Vakti 03 Ağustos 2020
İmsak 04:12
Güneş 05:55
Öğle 13:15
İkindi 17:09
Akşam 20:26
Yatsı 22:01
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 34 69
2. Trabzonspor 34 65
3. Beşiktaş 34 62
4. Sivasspor 34 60
5. Alanyaspor 34 57
6. Galatasaray 34 56
7. Fenerbahçe 34 53
8. Gaziantep FK 34 46
9. Antalyaspor 34 45
10. Kasımpaşa 34 43
11. Göztepe 34 42
12. Gençlerbirliği 34 36
13. Konyaspor 34 36
14. Denizlispor 34 35
15. Çaykur Rizespor 34 35
16. Malatyaspor 34 32
17. Kayserispor 34 32
18. Ankaragücü 34 32
Takımlar O P
1. Hatayspor 34 66
2. Erzurum BB 34 62
3. Adana Demirspor 34 61
4. Akhisar Bld.Spor 34 57
5. Fatih Karagümrük 34 56
6. Bursaspor 34 56
7. Altay 34 54
8. Keçiörengücü 34 50
9. Menemen Belediyespor 34 44
10. Giresunspor 34 44
11. Ümraniye 34 44
12. İstanbulspor 34 40
13. Balıkesirspor 34 38
14. Altınordu 34 37
15. Boluspor 34 33
16. Osmanlıspor 34 30
17. Adanaspor 34 21
18. Eskişehirspor 34 12
Takımlar O P
1. Liverpool 38 99
2. Man City 38 81
3. M. United 38 66
4. Chelsea 38 66
5. Leicester City 38 62
6. Tottenham 38 59
7. Wolverhampton 38 59
8. Arsenal 38 56
9. Sheffield United 38 54
10. Burnley 38 54
11. Southampton 38 52
12. Everton 38 49
13. Newcastle 38 44
14. Crystal Palace 38 43
15. Brighton 38 41
16. West Ham 38 39
17. Aston Villa 38 35
18. Bournemouth 38 34
19. Watford 38 34
20. Norwich City 38 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 87
2. Barcelona 38 82
3. Atletico Madrid 38 70
4. Sevilla 38 70
5. Villarreal 38 60
6. Real Sociedad 38 56
7. Granada 38 56
8. Getafe 38 54
9. Valencia 38 53
10. Osasuna 38 52
11. Athletic Bilbao 38 51
12. Levante 38 49
13. Real Valladolid 38 42
14. Eibar 38 42
15. Real Betis 38 41
16. Deportivo Alaves 38 39
17. Celta de Vigo 38 37
18. Leganés 38 36
19. Mallorca 38 33
20. Espanyol 38 25