14.10.2020, 12:07

Biraz Dünden Biraz Bugünden…

Ülkeler arasındaki refah farklılıklarının değerlendirilmesinde, elbette ki belirli küçük farklar bulunsa da, nihai çözümün daha hızlı bir iktisadi büyüme olduğu aşikardır. Çünkü en önemlisi iktisadi büyümenin devam etmesi istihdamı artırması, tersine düşmesinin ise istihdamı azaltmasıdır.

Son yıllarda kaleme alınan çalışmalar arasında sıkça rastlayabileceğimiz “istihdamsız büyüme olgusu” ise olayın diğer bir boyutu. İktisadi büyümenin “emek” kaynağı dışındaki diğer bir oyuncusu olan “verimlilik” artışlarının başrol oynadığı bu süreçlerde ise yakalanan büyüme hızının aynı oranda istihdama yansımaması söz konusu oluyor. Nitekim 2007 yılına kadar ülkemizde de istihdamsız büyüme sürecinin yaşandığını gözlemlemiştik. Yani yaşanan ortalama %6 civarındaki büyüme oranı istihdama aynı oranda yansımamış ve işsizlik beklenen ölçüde düşmemişti.

Diğer yandan büyümek adına dış finansman kaynaklarını yoğun olarak kullanmamız da diğer bir problem olarak karşımızda duruyordu. Çünkü dış tasarruflara erişmenin maliyetinin arttığı dönemlerde, hem maliyet kaynaklı enflasyonist eğilimler hem de düşük büyüme oranları bizleri bekliyordu. Büyüme oranı düştükçe istihdam da düşüyor diğer bir deyişle işsizlik yükselişe geçiyordu.

Ülkemizin iktisadi manada da tam bağımsızlığı kazanması adına atılması gereken adım ise ithalata yüksek oranda bağımlı üretim yapısını kırmaktan geçiyordu. Nitekim 2018 yılının Eylül ayında, Hazine ve Maliye Bakanımız Sn. Berat Albayrak tarafından hazırlanan “Yeni Ekonomi Programı”nın birinci fazında, temel hedeflerden birisi ihracat odaklı büyüme süreci oldu. Bu amaç, bir taraftan ithalatın azaltılmasını bir taraftan ihracatın artırılmasını böylece ülkemizin iktisadi istikrar bakımından önündeki en büyük engellerden birisi olan ithal girdili üretim yaklaşımını bertaraf etmeyi kapsıyordu.

Yani ekonomimizde bir dengelenme sürecinin ilk adımı atılmıştı.

Yeni Ekonomi Programı’nın bu birinci fazının özellikle, üretim yapısı ve dış finansman ihtiyacı perdesinden düşünüldüğünde gerçekleştirilen spekülatif kur saldırıları ve iktisadi istikrarsızlık ortamı ile mücadelede çok büyük katkıları oldu. Ülkemiz dengelenme sürecinde ilk sınavını başarı ile verdi. Veriler üzerinden gideyim.

  1. %24 seviyesine erişen enflasyon, %10 bandına kadar geriledi.
  2. Yaklaşık 55 milyar amerikan doları seviyesinde bulunan cari açığımız ise cari fazlaya döndü.
  3. 2019 yılı son çeyreğinde %6,4 seviyesinde büyüme oranı yakalandı.

Malumunuz, bu dengelenme süreci devam ederken, 2020 yılının başlarından itibaren tüm dünyayı etkisi altına alan pandemi etkisini her alanda olduğu gibi iktisadi yapı üzerinde de hissettirmeye başladı. Salgın kaynaklı oluşan belirsizlik ortamı, iktisadi karar birimlerinin altın ve diğer rezerv para birimlerine yönelmesine yol açınca, ülkemizin de içerisinde olduğu gelişmekte olan ülkeler grubunun yerel para birimleri, amerikan doları karşısında değer kaybı yaşadı. Böylece üretim maliyetlerinde yaşanan artış ve kur geçişkenliği faktörleri de sahneye çıkınca, enflasyon oranımızda ise bir miktar yukarı yönlü bir seyir oluştu.

Yine ülkemizin de altın ithalatının bu gelişmelerle endeksli artması diğer yandan en büyük ihracat kalemlerinden turizm ihracatının ise sert bir gerileme yaşaması cari işlemler dengemizin de bozulmasına yol açtı. Bu süreçte hızlıca yürürlüğe konan maliye ve para politikası uygulamaları ile birlikte işgücü piyasasında bozulmanın önüne geçildi, hanehalkı ve işletmelere gerekli maddi kaynak sağlandı ve belki de en önemlisi temel sektörlerin faaliyetleri asla durmadı.

Rakam vermem gerekirse, salgın sürecinde yapılan desteklerin toplam büyüklüğü yaklaşık 500 milyar Türk Lirası’na erişti. Bu rakam gayri safi yurtiçi hasıla düzeyimizin %10’una denk geliyor.

Ve Hamdolsun bugün itibariyle geldiğimiz noktada, atılan bu adımların olumlu sonuçları gelmeye devam ediyor, ekonomimiz pandemi sonrası normalleşme sürecini, dünya genelinden pozitif ayrışarak kararlılıkla yürütüyor. Buna dair en güzel veri ise bu hafta elimize ulaştı.

Ağustos ayında sanayi üretimimiz yıllık olarak %10,4 artış yaşarken, perakende satış hacmimiz %5,8 ve sektörel ciro endeksi ise %23,5 düzeyinde yükseliş yaşadı. Bu rakamlar ülkemizin OECD ülkeleri arasında birinci, dünya genelinde ise ikinci olduğunu gözler önüne serdi. Tam burada biraz daha detaya ineyim. Sanayi sektörü %29,4 diğer yandan ticaret sektörü ise %32,8 seviyesinde artış yaşadı.

Diğer yandan ihracatımız 2020 yılının Haziran-Ağustos döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre %27 artı. Bu artış çok büyük bir başarı. Geçtiğimiz hafta Borsa İstanbul’da yaklaşık 600 milyon dolarlık yabancı alımı da aslında bu pozitif ayrışmanın dünya genelinde de belirgin bir biçimde anlaşıldığının göstergesi.

Yorumlar (0)
22°
açık
Namaz Vakti 24 Ekim 2020
İmsak 05:54
Güneş 07:19
Öğle 12:53
İkindi 15:49
Akşam 18:18
Yatsı 19:38
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Alanyaspor 5 13
2. Fenerbahçe 5 11
3. Karagümrük 5 8
4. Antalyaspor 5 8
5. Kasımpaşa 6 8
6. Göztepe 6 7
7. Erzurumspor 4 7
8. Galatasaray 5 7
9. Sivasspor 4 7
10. Hatayspor 4 7
11. Konyaspor 4 6
12. Kayserispor 5 6
13. Çaykur Rizespor 5 5
14. Trabzonspor 5 5
15. Malatyaspor 5 5
16. Denizlispor 5 5
17. Gaziantep FK 5 4
18. Beşiktaş 4 4
19. Gençlerbirliği 4 4
20. Başakşehir 5 4
21. Ankaragücü 4 1
Takımlar O P
1. Tuzlaspor 6 14
2. İstanbulspor 6 13
3. Ankara Keçiörengücü 6 13
4. Altınordu 7 13
5. Adana Demirspor 6 11
6. Samsunspor 6 11
7. Giresunspor 6 11
8. Altay 6 10
9. Adanaspor 6 9
10. Bursaspor 6 7
11. Balıkesirspor 6 7
12. Akhisar Bld.Spor 6 6
13. Bandırmaspor 6 5
14. Menemen Belediyespor 6 5
15. Ümraniye 7 5
16. Ankaraspor 6 4
17. Eskişehirspor 6 3
18. Boluspor 6 2
Takımlar O P
1. Everton 5 13
2. Aston Villa 5 12
3. Leeds United 6 10
4. Liverpool 5 10
5. Leicester City 5 9
6. Arsenal 5 9
7. Wolverhampton 5 9
8. Tottenham 5 8
9. Chelsea 5 8
10. West Ham 5 7
11. Man City 4 7
12. Southampton 5 7
13. Newcastle 5 7
14. Crystal Palace 5 7
15. M. United 4 6
16. Brighton 5 4
17. West Bromwich 5 2
18. Burnley 4 1
19. Sheffield United 5 1
20. Fulham 5 1
Takımlar O P
1. Real Sociedad 6 11
2. Villarreal 6 11
3. Real Madrid 5 10
4. Getafe 5 10
5. Elche 5 10
6. Cádiz 6 10
7. Granada 5 10
8. Real Betis 6 9
9. Atletico Madrid 4 8
10. Barcelona 4 7
11. Sevilla 4 7
12. Osasuna 5 7
13. Valencia 7 7
14. Athletic Bilbao 5 6
15. Eibar 6 5
16. Huesca 6 5
17. Celta de Vigo 6 5
18. Deportivo Alaves 6 4
19. Real Valladolid 6 3
20. Levante 5 3