23.03.2020, 09:23

Deme şu niçin şöyle..

Bizim iktisat literatüründe Amerikalı İktisatçı Hyman Minsky’e ait meşhur bir söz var “istikrar istikrarsızlık getirir” diye. İktisadi mantık içerisinde düşününce bu haklı bir yaklaşımdır. Öyle ki ekonomilerde birbirini izleyen refah ve istikrar dönemleri hem bireyleri hem de firmaları eldekinden daha yüksek kazanç sağlamak adına daha fazla risk alarak borçlanmaya teşvik eder. Ve bu hikayenin sonu beklendiği gibi biter. Daha yüksek getiri sağlamak adına riske giren şirketlerin ve bireylerin bozulan finansal yapıları ekonomik kriz ile sonuçlanır. 2008 yılında Amerika Birleşik Devletleri merkezli yaşanan küresel finans krizinin bir numaralı sebebi budur.

Ancak şu içinde bulunduğumuz günlerde yaşadığımız istikrarsızlığın sebebi iktisadi karar birimlerinin risk iştahının artması değil koronavirüsün insanlık adına önemli derecede bir tehdit haline gelmesidir. Elbette günümüzde yaşanan bu salgın bir ilk değildir. Tarihte daha öncesinde yaşanmış nice salgın örnekleri vardır. Ancak günümüzde gerek ilaç sektöründe yaşanan gelişme gerekse koruyucu sağlık ve tedavi hizmetlerinin ilerlemesi yaşanan virüs salgınların eski dönemlerde olduğu gibi çok büyük kitlesel can kayıplarına sebep olmasının önüne geçiyor.

Ama yaşanan salgınların bir özelliği tarih boyunca hiç değişmemiştir. Öyle ki yaşanan virüs salgınları her zaman önemli derecede sosyal, siyasi ve iktisadi dönüşümleri de beraberinde getirmiştir. Bu dün de bugün de yarın da böyle olacaktır.

Yaşanan koronavirüs salgınının etkisinin insan sağlığı üzerinde ne gibi sonuçlara sebep olacağı benim uzmanlık alanım değildir. Dolayısı ile 1800’lü yıllardan itibaren yaşanan sanayileşme ve ardından gelen teknoloji çağının şekillendirdiği günümüzün dünyasının sosyal yaşamının nereye doğru serpileceğini de söyleyebilmem zordur.

Ama Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri hepimizin bildiği meşhur dizelerinde şöyle seslenir,

Deme şu niçin şöyle

Yerincedir o öyle

Bak sonunu seyreyle

Mevlâ görelim n’eyler

N’eylerse güzel eyler.

Evet! Bu dizeler bize hiç uzak ama hiç uzak değil!

Çünkü küresel çapta köklü iktisadi, politik ve sosyal değişimlerin ve dönüşümlerin yaşanacağı bu dönemin arefesinde ülkemizin bu duruma en hazırlıklı şekilde yakalanan ülkelerden bir tanesi olduğu gerçeğini çok rahatlıkla ifade edebilirim. Bu durumun temel sebebi Türkiye’nin 2000’li yılların hemen başından itibaren yakaladığı siyasi istikrar ile birlikte hem temel hizmetler hem de altyapı alanlarında önemli dönüşümleri bir bir gerçekleştirmiş olmasıdır. Öyle ki hem özel sektörün üretim gücü yükselmiş hem de temel toplumsal ihtiyaçlar olan eğitim, sosyal güvenlik ve en önemlisi sağlık gibi alanlarda sunulan kamu hizmetinin niceliği ve niteliği artırılmıştır.

Peki bu süreçte Batılı devletler ne yaptı? Herhalde bunun cevabını vermeme gerek yok. Ne yaptığını daha doğrusu ne yapmadığını belki tam olarak bilemeyebilirsiniz ama bunun nelere mal olduğunu basından birkaç gündür görüyorsunuzdur. Temel kamu hizmetlerini liberal politikalar ile özel sektöre terkeden ama aslında yükünden kurtulmaya çalışan, insan hakları savunuculuğunda vitrinden asla inmeyen Avrupa bu politikalarının sonucu olarak vatandaşını adeta sahipsiz bırakmıştır. Bakın etrafınıza, yalan mı söylüyorum!

Herkes tehlikeyi görmezden gelirken ülkemiz 6 Ocak tarihinde Sağlık Bakanlığı bünyesinde operasyon merkezi kurmuş hemen ardından 10 Ocak’ta ise Bilim Kurulu görevine başlamıştır. 14 Ocak’ta dünya üzerindeki ilk örneklerinden birisi olarak Kovid-19 hastalığı ile mücadele rehberi hazırlanmış bilgilendirme faaliyetleri hız kazanmıştır. 20 Ocak tarihinden itibaren ise hastalığın potansiyel merkezleri olarak görülen toplam 13 ülkeden ülkemize giriş yapan yolcular taramaya tabi tutulmuştur. 27 Ocak tarihinde Dışişleri Bakanlığı seyahat uyarılarına başlamış ve diğer sözde insan hakları savunucusu ülkeler vatandaşlarını sahipsiz bırakırken Sağlık ve Milli Savunma Bakanlıkları işbirliği ile Wuhan kentinden vatandaşlarımız tahliye edilerek ülkemizde karantina altına alınmıştır.

3 Şubat tarihinde Çin uçuşları durdurulmuş, 23 Şubat günü ise İran ile tüm ulaşım kanalları kapatılmıştır. 27 Şubat tarihinde ise toplam 8 sınır kapımızda sahra hastaneleri kurulmuştur. 29 Şubat günü İtalya’dan gelen yolcu trafiği durdurulmuş, 2 Mart günü tüm Umre ziyaretçileri dönüşlerinde karantina altına alınmıştır.

Devletimiz takdire şayan çalışmaları ile topyekün mücadele sürecini sürdürüyor. Piyasanın talepleri ve paydaşların ihtiyaçlarına binaen hazırlanan ekonomik istikrar kalkanı devreye alınırken, son olarak da virüsle teması kesmek adına önlem paketleri gün gün açıklanmaya devam ediyor.

He bu süreçte virüsün ülkemize geç gelmesinden dolayı üzülenler olmadı mı! Halkın moralini bozarak kaos çıkarmaya çalışanlar! Elbette eksik olurlar mı? Ama birlik, beraberlik ve kenetlenmiş toplumumuzun karşısında sesleri kesildi. Bundan sonra da bu virüsün ülkemizi esir almasını bekleyen muhterislere bu fırsatı vermeyeceğiz! Çünkü bizim en büyük gücümüz birliğimiz, beraberliğimiz ve kardeşliğimizdir.

Rabbimizin yardımı ve milletimizin desteği ile bu sıkıntılı süreci de geçmiş örneklerinde olduğu gibi daha da güçlenerek atlatacağız. Bu noktada devletimiz yürüttüğü mücadele ile sorunun çözümü için var gücü ile çalışmaya devam ederken bizlere düşen de hem devletimize can-ı gönülden destek olmak hem de geleceğimizi en güçlü şekilde 2053 ve 2071 vizyonu doğrultusunda inşa etmek adına üzerimize düşeni en iyi şekilde yapmaktır.

Çünkü biz dünyanın bugün yaşanan virüs salgını ile kendine gelerek yöneldiği istikamete çok daha önceden yönelerek nice mesafe kat etmiş bir ülkeyiz. 21. yüzyılın Türkiye’nin asrı olmaması için hiçbir sebep yoktur.

İki cihan güneşi Peygamber Efendimiz bizlere veba olan yerlere gitmemeyi, veba olan yerlerden de çıkmamamızı tavsiye ediyor. Bize düşenlerden birisi de bu Hadis-i Şerife uymaktır. Lütfen sosyal temasımızı keselim, evlerimizden dışarıya çıkmayalım, ellerimizi gün içerisinde bol bol yıkayalım ve en önemlisi bana bir şey olmaz mantığının yakınına asla ve asla yaklaşmayalım.

Dönemin İslam Halife Hz. Ömer bir gün Şam’a gitmek üzere yola çıktığında salgın hastalık başladığı haberi kendisine iletilir. Bunun üzerine seferden vaz geçen Hz. Ömer’e sahabeden bir kimse “Allah’ın kaderinden mi kaçıyorsun” diye sorar. Hz. Ömer’in sahabeye verdiği cevap aradan yaklaşık 1440 sene geçmesine rağmen günümüze bile ışık olmaktadır.

“Evet, Allah’ın kaderinden yine Allah’ın kaderine kaçıyoruz.”

Yorumlar (2)
Vision-71 2 hafta önce
Emeğine sağlık reis.
Oflu_61 2 hafta önce
Adamın dibi helal olsun..
10°
parçalı bulutlu
Namaz Vakti 06 Nisan 2020
İmsak 05:03
Güneş 06:32
Öğle 13:12
İkindi 16:49
Akşam 19:41
Yatsı 21:04
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 26 53
2. Başakşehir 26 53
3. Galatasaray 26 50
4. Sivasspor 26 49
5. Beşiktaş 26 44
6. Alanyaspor 26 43
7. Fenerbahçe 26 40
8. Göztepe 26 37
9. Gaziantep FK 26 32
10. Denizlispor 26 31
11. Antalyaspor 26 30
12. Gençlerbirliği 26 28
13. Kasımpaşa 26 26
14. Konyaspor 26 26
15. Malatyaspor 26 25
16. Çaykur Rizespor 26 25
17. Ankaragücü 26 23
18. Kayserispor 26 22
Takımlar O P
1. Hatayspor 28 53
2. Erzurum BB 28 47
3. Bursaspor 28 46
4. Adana Demirspor 28 45
5. Akhisar Bld.Spor 28 45
6. Fatih Karagümrük 28 43
7. Altay 28 43
8. Ümraniye 28 40
9. Giresunspor 27 38
10. Keçiörengücü 28 35
11. Balıkesirspor 28 35
12. Menemen Belediyespor 28 35
13. İstanbulspor 27 33
14. Altınordu 28 31
15. Boluspor 28 25
16. Osmanlıspor 28 24
17. Adanaspor 28 20
18. Eskişehirspor 28 17
Takımlar O P
1. Liverpool 29 82
2. Man City 28 57
3. Leicester City 29 53
4. Chelsea 29 48
5. M. United 29 45
6. Wolverhampton 29 43
7. Sheffield United 28 43
8. Tottenham 29 41
9. Arsenal 28 40
10. Burnley 29 39
11. Crystal Palace 29 39
12. Everton 29 37
13. Newcastle 29 35
14. Southampton 29 34
15. Brighton 29 29
16. West Ham 29 27
17. Watford 29 27
18. Bournemouth 29 27
19. Aston Villa 28 25
20. Norwich City 29 21
Takımlar O P
1. Barcelona 27 58
2. Real Madrid 27 56
3. Sevilla 27 47
4. Real Sociedad 27 46
5. Getafe 27 46
6. Atletico Madrid 27 45
7. Valencia 27 42
8. Villarreal 27 38
9. Granada 27 38
10. Athletic Bilbao 27 37
11. Osasuna 27 34
12. Real Betis 27 33
13. Levante 27 33
14. Deportivo Alaves 27 32
15. Real Valladolid 27 29
16. Eibar 27 27
17. Celta de Vigo 27 26
18. Mallorca 27 25
19. Leganés 27 23
20. Espanyol 27 20