22.05.2020, 02:17

Düne, bugüne, yarına dair…

Öyle ki bu yazımda diğer yazılarımdaki genel eğilimin tersine beyanattan ziyade gündemimizin en önemli başlıklarından bir tanesi olan koronavirüs salgınının ülkemizin ekonomisine etkileri hakkında bir analiz yapmak istiyorum. Çünkü bu salgının yayılım göstermesi dünya çapında olduğu gibi ülkemizde de toplum sağlığı ve sosyal yaşam noktasında etkilere mahal verdiği gibi iktisadi yaşam üzerinde de belirli yansımalara sebep olmaktadır.

Hasıla Düzeyi

Salgın sürecinin ülkemizin iktisadi yaşamı üzerindeki etkisini analiz edebilmemin ilk yolu ise ekonominin toplam üretim düzeyini yani iktisadi faaliyeti temsil eden hasıla düzeyinin nasıl bir seyir izleyeceğini yorumlamak olacaktır. Hasıla düzeyinin elde edilmesinde gelir, üretim ve harcama olmak üzere üç alternatif yol bulunmaktadır. Ancak analizimizde harcamalar kanalını kullanacağız.

Hasılanın harcama bakımından kaynakları yapılan tüketim, yatırım, kamu harcamaları ile ithalat ve ihracatın bir araya gelmesinden türetilen net ihracatın toplamından oluşur. Burada yatırım, özel tüketim ve kamu harcamalarını iç talep olarak isimlendirebiliriz. İhracatı ise dış talep olarak isimlendirebiliriz. İthalatı da işin içine katarsak ithalat ve ihracat kısmını ise net dış talep olarak isimlendirebiliriz. Böylece bu büyüklükleri topladığımızda karşımıza yine hasıla düzeyi çıkar. O zaman bu bilginin ardından şu yorumu yapabiliriz ki iç talep ve net dış talebin artması üretim artışını sağlayarak ekonomimizi daha yüksek bir üretim düzeyine eriştirirken tersi bir durum ise ekonomimizi daha düşük bir üretim düzeyine eriştirecektir.

Yaşanan salgına bağlı olarak tüm dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de mart ayının üçüncü haftasından itibaren iktisadi faaliyet gerek iç gerekse dış talep kanalları ile sınırlanmaya başlamıştır. Özellikle dış pazarlarda yaşanan daralmanın ve uygulanan seyahat kısıtlamaları nedeniyle turizm ve taşımacılık faaliyetlerinin de durma noktasına gelmesi dış talebi sınırlayan en önemli etkenlerden olmuştur. Öyle ki turizm gelirlerinin 2019 yılı hasılası içerisinde %4 seviyesinde olduğu göz önüne alındığında turizmde mevcut bu seyrin hasıla üzerindeki belirgin etkisi kaçınılmaz olmaktadır.

Aynı şekilde küresel büyüme görünümünde oluşan bu bozulma ihracatı da negatif yönde etkilemekte ve böylece hasılamızın dış talep kısmını önemli derecede baskı altına almaktadır. Ancak küresel emtia fiyatlarında yaşanan düşüş ve iktisadi faaliyetin yavaşlamasına bağlı olarak ithalat talebinin de zayıflaması ise hasılanın net dış talep kesiminde yaşanan daralmayı sınırlayacaktır. Böylece hasılanın finansmanı noktasında cari denge ise ılımlı bir patikada konumlanacaktır.

Enflasyon

Salgın sürecinin ülkemize iktisadi yansımalarının etkisini hasıla düzeyi üzerinde yorumladıktan sonra şimdi sıra fiyat istikrarı açısından yorumlamaya geldi. Öyle ki toplam talebin toplam üretim karşısındaki seyrine göre oluşan enflasyon haddinin salgın hastalıkla mücadele sürecinde gerek talep gerekse maliyet kanalı ile belirgin ölçüde düşüş yönünde etkileneceğini söyleyebilirim.

Haliyle yukarıda bahsettiğim üzere iktisadi faaliyetin yavaşlaması ve buna bağlı olarak toplam talep seviyesinde yaşanan zayıflama talep kanalıyla enflasyonu sınırlayacaktır. Bu noktada ülkemizde enflasyon üzerinde önemli baskılara haiz gıda fiyatlarının seyrine de önemle değinmek istiyorum. Her ne kadar salgından dolayı alınan tedbirler ekseriyetinde gıda talebinin hızlı bir artış göstermiş ve böylece belirli ürünlerde fiyat artışları yaşanmış olsa da bu geneli etkileyen bir duruma dönüşmemiş çünkü tarımsal emtia fiyatlarının düşmesi ve bazı ürünlere ihracat sınırlaması getirilmesi bu durumu baskılamıştır. Aynı şekilde başta ham petrol ve metal fiyatları olmak üzere küresel emtia fiyatlarında yaşanan düşüş ise maliyet kanalı ile enflasyona yine düşüş yönünden katkısını sürdürmektedir.

İşgücü Piyasaları

2019 yılının son çeyreği itibariyle iktisadi faaliyetin hız kazanması sonucunda işgücü piyasalarında da iyileşme sürmüş toplam işsizlik oranı bir önceki çeyreğe kıyasla 0,9 puan azalarak yüzde 13,1 seviyesine gerilemiştir. Ancak yaşanan salgının iktisadi faaliyet üzerindeki olumsuz etkileri elbette işgücü piyasaları üzerinde de etkili olmaya başlamıştır. Özellikle sürecin bir yansıması olarak işgücü piyasasındaki zayıflamanın güçlenmesi muhtemeldir. Bu durumun temel sebebinin de iktisadi faaliyette salgın dolayısı ile başlayan yavaşlamanın firmaların nakit akışını olumsuz etkileyerek üretim ve satışlarda düşüşe sebep olması ve böylece de birim işgücü maliyetlerini artırarak istihdam üzerinde önemli bir risk oluşturmasıdır.

Kamu Maliyesi

Yaşanan salgın süreci ile iktisadi faaliyetin yavaşlamaya başlaması sonucunda elbette vergi gelirlerinde zayıflama görülürken kamu tüketim ve cari transfer harcamalarında (sosyal yardımlar) yükseliş görülmüştür. Haliyle kamu tüketim harcamaları hasıla düzeyine pozitif katkı da sunmuştur. Ancak kamu mali disiplinimizin sağlamlığı sayesinde izlenen süreç bütçe üzerinde olumsuz performansın seyrini sınırlamıştır. Üstelik kamu mevduat seviyesi ise salgın süreci öncesinin de üzerindedir.

Politika Kombinasyonu ve Tedbirler

2020 yılının ilk çeyreğinde iktisadi faaliyetin hacmine para politikası ile yön veren Merkez Bankamız ise özellikle enflasyon göstergelerinin olumlu seyretmesi ve hedeflenen patikada ilerlemesi sebebi ile politika faizinde indirimlerini sürdürmüştür. Haliyle salgın süreci ile girilen iktisadi atmosferin de yukarıda bahsettiğim gibi gerek talep gerekse maliyet kanalı ile enflasyon haddine düşüş yönünden katkı sunmaya devam edecek olmasından dolayı 21 Mayıs 2020 günü Merkez Bankamız faizleri 50 baz puan daha indirmiştir. Ayrıca faiz indiriminin yanında firmaların likidite ihtiyacının karşılanması ve nakit akışlarının düzenlenmesine yönelik çok önemli parasal tedbirleri de hayata geçirmiştir.

Aynı şekilde salgının yol açtığı iktisadi ve haliyle sosyal sorunların kontrol altına alınması noktasında para politikası tedbirlerinin yanında maliye politikası kapsamında da birtakım vergilerin ertelenmesi ve bazı vergi oranlarının düşürülmesi, kredi ödeme güçlüklerinin azaltılarak finansmana erişimin kolaylaştırılması toplumdaki dar gelirli ve dezavantajlı vatandaşlarımızın korunması ile istihdamda sürekliliğinin sağlanmasını adına çok önemli tedbirler uygulamaya konulmuştur.

Gerek para politikası gerek ise maliye politikası kanalı ile alınan tüm bu tedbirlerin toplam iktisadi büyüklüğü yaklaşık olarak 600 milyar Türk Lirası düzeyine erişirken hasılaya oranı ise %11 civarına ulaşmıştır. Şimdi bu oranın önemini görmeniz adına bazı ülkelerin de salgınla mücadele noktasında aldıkları iktisadi önlemlerin hasılaya oranını paylaşmak istiyorum. Öyle ki bu oran Fransa’da yüzde 5, Almanya‘da yüzde 4,9, İtalya yüzde 1,4 seviyesindedir.

Böylece alınan para ve maliye politikası önlemleri ile ülkemizin salgın sürecinden dolayı üretim potansiyelinin kalıcı bir hasarla karşılaşmaması, hane halklarının gelir ve firmaların bilanço yapılarında bozuklukların en aza indirilmesi ve istihdamın devamlılığının sağlanması sağlanarak sürecin iktisadi etkileri minimize edilmektedir.

Geleceğe Dair

Toparlayacak olursam ülkemiz bu salgınla bir önceki yazımda bahsettiğim üzere zaten iktisadi bağımsızlığını kazanma noktasında yoğun bir mücadele verdiği sürecin sonunda karşılaşmıştır. Yani nasıl ki salgın sürecine tıbbi bakımdan en hazırlıklı yakalanan ülke olmuşsa aynı şekilde sürecin iktisadi etkilerini bertaraf edebilme noktasında da en hızlı ve etkin politika geliştirebilen ülke olarak sıyrılmıştır. Böylece günümüzde sağlık sistemlerinin çöktüğü, iktisadi ve kamusal barışın haliyle toplumsal huzurun önemli düzeyde yaralandığı bu salgın döneminde hem tıbbi hem de iktisadi sisteminin sorunsuz işleyişi sayesinde son derece farklı bir konuma gelmiştir.

Bundan sonra da devletimiz bu güçlü altyapımız sayesinde kaderimizin ve kederimizin ortak olduğu inancıyla elindeki imkanlarını tüm insanlık adına seferber etmeye de devam edecek ve küresel düzendeki farklı konumunu pekiştirerek bir adım önde olmaya devam edecek, mazisinden aldığı ilham ve cesaret ile istikbalini bütün engellemelere, sabotelere ve ihanetlere rağmen kararlılıkla inşa etmeyi sürdürecektir. Unutmayın uçurtmalar rüzgar sayesinde değil rüzgara karşı durdukları için yükselirler. Bu vesile ile yazıma son verirken Ramazan bayramınızın da mübarek olmasını temenni ediyorum. Sağlıcakla kalın

Yorumlar (5)
4 gün önce
MasAllah, bahtın açık olsun
cCc 4 gün önce
eline kalemine sağlık
DOLAPDERE_AYDINI 3 gün önce
Değerli kardeşim, yol arkadaşım, ellerine emeğine sağlık. Yazılarını okudukça şöyle gönlümüzü bir huzur bir ferahlık kaplıyor. Geleceğimiz emin mahir nesiller elinde görüyoruz. Böyle bir nesile sahip olduğumuz için Hamdolsun.
Zekeriya yılmaz 3 gün önce
Ağzına sağlık yolun daima acık olsun gönlü güzel kardeşim bayramını kutlarım şimdiden
Allaha emanet ol
Hadi Ersayan 2 gün önce
ellerine saglik guzel insan. Takip ediyoruz çok güzel icerikler farkli bir uslup.
12°
parçalı bulutlu
Namaz Vakti 26 Mayıs 2020
İmsak 03:38
Güneş 05:30
Öğle 13:06
İkindi 17:04
Akşam 20:32
Yatsı 22:16
Puan Durumu
Takımlar O P
Takımlar O P
Takımlar O P
Takımlar O P