DÜNYA

Afrika ülkelerinin güvenliği tehlikede

Kafkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi (Kafkassam) Afrika uzmanı Huriye Yıldırım Çınar, Gambiya’da Yahya Jammeh’in tüm girişimlere rağmen iktidarı bırakmamasının halihazırda kırılgan yapıdaki Batı Afrika ülkelerinin güvenliği ve refahını da tehlikeye soktuğunu açıkladı.

Afrika ülkelerinin güvenliği tehlikede

Kafkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi (Kafkassam) Afrika uzmanı Huriye Yıldırım Çınar, Gambiya’da Yahya Jammeh’in tüm girişimlere rağmen iktidarı bırakmamasının halihazırda kırılgan yapıdaki Batı Afrika ülkelerinin güvenliği ve refahını da tehlikeye soktuğunu açıkladı.

Afrika uzmanı Çınar, Gambiya’nın, 17. ve 18. yüzyıllarda Fransa ve Birleşik Krallık arasındaki güç mücadelesine sahne olduğunu hatırlatarak şu bilgileri verdi:

"İki ülke arasındaki bu anlaşmazlık 1763 tarihli Paris Antlaşması ile sonlandırılarak Gambiya üzerindeki egemenlik hakkı Birleşik Krallık’a verilmiştir. Gambiya yüz ölçümü bakımından Afrika’nın en küçük ülkesi olmakla birlikte eski bir Fransız sömürgesi olan Senegal tarafından çevrelenmektedir. Ülkenin ayrıca Atlas Okyanusu’na açılan küçük bir kıyısı da mevcuttur.

Gambiya halkı, 1960larda Afrika kıtasını saran milliyetçilik akımından etkilenerek Birleşik Krallık’a karşı bağımsızlık mücadelesine girişmiştir. Bu mücadele sonucunda Gambiya 18 Şubat 1965 tarihinde Birleşik Krallık’tan bağımsızlığını kazanmış, daha sonra ise İngiliz Milletler Topluluğu üyesi olmuştur. 24 Nisan 1970 tarihinde ise Gambiya’nın yönetim biçimi cumhuriyet olarak belirlenmiş, bağımsızlık ilanı döneminde Başbakan olan Sir David Kairaba Dawda Jawara ülkenin devlet başkanı olmuştur. Gambiya, ülke sınırlarının büyük bir kısmını çevreleyen Senegal ile 1982-1989 yılları arasında “Senegambiya Konfederasyonu” olarak bilinen bir oluşuma da gitmiştir. Ancak Senegalli otoritelerin Gambiya’nın Senegal çatısı altında birleşmesi niyetlerini yüksek sesle ifade etmesi sonucunda Senegambiya Konfederasyonu dağılmıştır."

1994 yılında Gambiya’da Yahya Jammeh önderliğinde gerçekleştirilen darbe ile Dawda Jawara iktidarının son bulduğunu kaydeden Çınar, " Dioala kabilesine mensupJammeh erken yaşlarda eğitimine ara verip askeri okula katılmıştır. Gambiya’nın barış gücü kuvvetleri arasında görev alan Jammeh siyasi kariyeri öncesinde ABD ve Türkiye gibi ülkelerde askeri eğitimler almıştır. Gerçekleştirdiği başarılı darbenin ardından Yahya Jammeh, askeri iktidarın kısa bir süre görevde kalıp demokratik seçimlerin yapılacağını belirtmiştir. Sonrasında yapılan seçimlerde devlet başkanı seçilen Yahya Jameh kısa bir süre sonra ulusal ve uluslararası alanda birtakım otoriter uygulamalara gitmiştir.Örneğin Aralık 2015’te de ülkesinin bir İslam Devleti olduğunu açıklamasının ardından ülkede kadınların kılık kıyafetlerine varıncaya kadar geniş bir alanda yeni düzenlemelere gidilmiştir.Diğer taraftan Jammeh’in Gambiya’yı İngiliz Milletler Topluluğundan çıkarması ve Uluslararası Ceza Mahkemesi Statüsünü tanımadığını açıklaması Batılı toplumlar tarafından sıkça eleştirilmiştir" ifadesini kullandı.

Gambiya’da muhalefet partileri Jammeh’in iktidarda bulunduğu 22 yıl boyunca oldukça pasif kaldığını vurgulayan Çınar şunları kaydetti:

"Ancak 2016 seçimlerinde bu pasifliği kırmak isteyen yedi muhalefet partisi koalisyonu İngiltere’de eğitim görmüş ve gayrimenkul sektöründe önemli bir isim olan Adama Barrow’u aday olarak seçmiştir. 1 Aralık 2016 tarihinde Gambiya’da düzenlenen cumhurbaşkanlığı seçimlerine Yahya Jammeh, Adama Barrow ve Mammah Kandeh olmak üzere üç aday katılmıştır. Adama Barrow oyların yüzde 43.3’ünü alarak diğer adaylara karşı galibiyet kazanmıştır. 22 yıllık iktidarının sonuna gelen Jammeh seçimlerin ardından yaptığı ilk açıklamada seçim sonuçlarını kabul etmiş, ancak 9 Aralık’ta fikrini değiştirerek seçimlere hile karıştırıldığı gerekçesiyle sonucu asla kabul etmeyeceğini söylemiştir. Moritanya ve Nijerya’nın arabuluculuk görüşmelerine umulan cevabı vermeyen Jammeh görevi devretmemek için 90 günlük bir olağanüstü hal ilan etmiştir. Gelişmelerin ardından Gambiya’da demokrasinin tehlikeye girmesi ve halkın iradesinin yok sayılması uluslararası camiada büyük yankı uyandırmıştır.

15 ülkeden oluşan ECOWAS (Batı Afrika Ülkeleri Ekonomik Topluluğu) kurucu anlaşmasındaki 4. maddede yer alan üye devletlerde demokratik yönetimi sağlayıp korumayı içeren amacına dayanarak, 17 Ocak’ta Senegal’e Gambiya’ya müdahale etmesine izin veren bir karar almıştır. (Senegal geçmişte de Gambiya Başkanı Dawda Jawara’nın daveti üzerinde 1981’de gerçekleştirilmesi planlanan askeri darbeye müdahale etmişti.) ECOWAS yetkilerinin açıklamalarına göre 19 Ocak’ta 7000 kişilik birlik Gambiya’nın kuzeyi, güneydoğu ve güney batısından Banjul’a doğru girmiştir. ECOWAS Komisyon Başkanı Marcel Alain de Souza Perşembe gecesine kadar Jammeh’e tanınan sürenin Cuma öğleye kadar genişletildiğini, ancak bu sürede hala ayrılmazsa birliklerin Banjul’a girerek müdahale edeceklerini belirtmiştir. Bu açıklamaların ardından Jammeh iktidarının Savunma Lideri Ousman Bajie de, askerlerini bu saçma mücadeleye sokmayacağını, askerlerini sevdiğini söylemiştir. Zaten kısa bir süre sonra 19 Ocak’ta Adama Barrow’un Dakar’daki Gambiya Büyükelçiliğindeki yemin töreninin ardından Bajie ve halktan birçok kişinin katıldığı kalabalık Banjul sokaklarında yeni başkanı kutlayan gösteriler yapmıştır."

Afrika Birliği’nin de 19 Ocaktan sonra Jammeh’i başkan olarak tanımayacağını ve ECOWAS’ın ülkedeki demokrasiyi savunan girişimlerini memnuniyetle karşıladığını açıkladığına dikkat çeken Çınar şunları dedi:

"Birleşmiş Milletler de aynı şekilde Gambiya’da demokratik rejimin korunması amacıyla gerçekleştirilen girişimlerden hoşnutluğunu belirterek, ülkenin kolluk kuvvetleri mensuplarına demokratik yönetimlerle seçilmiş otoritere bağlı kalarak ülkedeki sorunu daha da çıkmaz hale getirmemeleri konusunda bir çağrıda bulunmuştur.Genel Sekreter Antonio Guterres de seçilmiş başkan Adama Barrow’u arayarak bir durum değerlendirmesi yapıp, kendilerine desteklerini bildirmiştir.

Gelinen neticede henüz Yahya Jammeh’in tüm girişimlere rağmen iktidarı bırakmaması halihazırda kırılgan yapıdaki Batı Afrika ülkelerinin güvenliği ve refahını da tehlikeye sokmaktadır. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin yaptığı açıklamalara göre şimdiden 45.000-50.000 arasında kişi Senegal’e göç etmiştir. Kırılgan ekonomik ve siyasi yapıları olan ve birtakım etnik sorunlarla mücadele eden Batı Afrika ülkeleri için bu göç akımları oldukça tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Göç etkeni dışında da kriz, yarattığı ortamla ekonomik, siyasi ve askeri olarak bu ülkelerin istikrarını olumsuz etkileyebileceğinden Yahya Jammeh inadının bir an önce kırılarak Gambiya’da demokratik yönetimin sağlanması bölgesel ve küresel güvenlik açısından son derecede önemlidir".

Konular: Afrika,

Yorumlar