“Doğu Akdeniz'de üstünlük Türkiye'ye geçti”

Türkiye ile Libya arasında imzalanan mutabakatın önemini değerlendiren uzmanlar, Türkiye'yi dışarıda bırakan tek taraflı planların çöktüğünü ve Doğu Akdeniz'de üstünlüğün Türkiye'ye geçtiğini vurguladı.

Gündem 06.12.2019, 16:42
“Doğu Akdeniz'de üstünlük Türkiye'ye geçti”

Uluslararası İlişkiler Uzmanları, Türkiye’nin Libya hamlesiyle Doğu Akdeniz’de üstünlüğü ele geçirdiğini belirttiler.

Türkiye Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu üyesi Mesut Hakkı Caşın, son 25 senede Mısır ve İsrail'in bulduğu gaz rezervlerinin de artmasıyla Doğu Akdeniz'in hareketlendiğini belirtti.

“Türkiye Akdeniz'e en uzun olan kıyıya sahiptir”

Deniz yetki alanlarındaki esas meselenin kıta sahanlıkları ve münhasır ekonomik bölge (MEB) tespiti olduğunu, bunun iki önemli eksen üzerine oturduğunu ifade eden Caşın, "Hem teoride hem pratikte asıl mesele 1982 deniz hukuku sözleşmesidir ki burada kıyıdaş devletlere 200 mile kadar arama hakkı vermektedir. Ancak dikkat edilmesi gereken husus şudur ki, Türkiye ana karası yaklaşık 533 mil kıyıya sahiptir ve Akdeniz'e en uzun olan kıyıya sahiptir. Hal böyleyken kıta sahanlığı ve MEB alanındaki tasarruflarda uluslararası hukuka aykırı birtakım gelişmeler var. Yani sorun, Yunanistan'ın tek taraflı kıyıdaş devletler olan Mısır, İsrail, Lübnan ve Ürdün'le yaptığı anlaşmalar neticesinde Türkiye'yi devre dışı bıraktırmasıdır." diye konuştu.

“Türkiye, tek taraflı anlaşmaları çökertti”

Türkiye'nin, Doğu Akdeniz'de diyaloğa açık olduğuna işaret eden Caşın, Libya ile yapılan anlaşmayla kapıları kapatmadığını, Mısır, İsrail, Ürdün ve Suriye de dahil zenginliğin eşit olarak paylaşımını öngördüğünü vurguladı.

Türkiye'nin, Doğu Akdeniz'de kendisini devre dışı bırakacak oldu bittileri kabul etmeyeceğini dile getiren Caşın, "Bu anlaşma, bölgede yapılan ve Türkiye'yi dışarıda bırakan tek taraflı anlaşmaların çökmesine sebebiyet verdi. Üstünlük Türkiye'ye geçmiştir." değerlendirmesinde bulundu.

Caşın, "Akdeniz'in su altı zenginliği ve gıda güvenliği meseleleri de dahil olmak üzere bu anlaşma, denklemi bozan çok önemli stratejik değere sahiptir." dedi.

“Yunanistan'ın 25 senelik planları bozuldu”

Türkiye'nin Libya ile deniz komşusu olmasının, Akdeniz Türk münhasır ekonomik bölgesini azaltmak isteyen Yunanistan'ın 25 senelik planları da bozduğuna işaret eden Caşın, "Ankara, Doğu Akdeniz'de bu şekilde bir siyasi üstünlük kazanırken askeri olarak da buradaki kararlılığını vurgulamıştır. Sayın Cumhurbaşkanımızın da dediği gibi yetki alanlarındaki ve hukuktan kaynaklanan haklarından vazgeçmeyeceğini komşusu Libya ile de pekiştirdiğini görüyoruz." diye konuştu.

Caşın, Birleşmiş Milletler (BM) sözleşmesinin 102. maddesine göre anlaşmanın taraf devletlerin meclisleri tarafından onaylandıktan sonra BM'ye gönderileceğini ve gizli bir anlaşma olmadığını aktardı.

“Türkiye, Doğu Akdeniz'de diyalog arayışlarına açıktır”

Anlaşmanın arama ve sondaj faaliyetlerinin önünü açtığını anlatan Caşın, şöyle devam etti:

"Cumhuriyet tarihindeki çok önemli bir durumdur. Anlaşma, Türkiye'nin bölge ülkeleriyle anlaşma yapamadığı konusundaki hipotezi de yıkmış oluyor. Böylece, Türkiye'nin hukuki ve siyasi açıdan Doğu Akdeniz'de dışlamasının mümkün olmayacağı ortaya çıktı. Türkiye, Doğu Akdeniz'de diyalog arayışlarına açıktır. Coğrafi ve hukuki avantajlarını sahaya yansıtmaktadır. Türkiye'yi sadece Antalya körfezi koordinatlarına sıkıştırmak, kültürel, tarihi, askeri ve ekonomik açıdan mümkün değildir. Unutmayalım ki Türkiye Doğu Akdeniz'in en önemli ülkelerinden biri olup NATO'nun güneydoğu kanadını koruyan donanmaya sahiptir."

“İki taraf için de kazan-kazan anlaşması”

Bahçeşehir Kıbrıs Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nurşin Ateşoğlu Güney, uzun yıllardır Türkiye'yi ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni (KKTC) Doğu Akdeniz'deki doğal kaynaklardan mahrum etmek üzere yapılmış bir hamle olduğunu söyledi.

Başta Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), Mısır ve İsrail olmak üzere, hem Avrupa Birliği (AB) hem bir bakıma ABD'nin bu hamleyi desteklediğini kaydeden Güney, bununla Türkiye'yi deniz yetki alanları bağlamında Antalya körfezine sıkıştırmanın, orayla kısıtlı bırakmanın ve Yunanistan'ın GKRY ile olan bu deniz yetki alanını birleştirmesinin amaçlandığını ifade etti.

Güney, Yunanistan ana karası ile GKRY arasındaki deniz yetki alanını oldu bittilerle birleştirme hedefinin olduğuna dikkati çekerek, "Türkiye ile Libya arasında yapılan son münhasır ekonomik işbirliği anlaşmasıyla bu plan çöktü. Türkiye deniz yetki alanlarında büyük bir alan kazandı. Benzer şekilde Libya'nın da kayıpları vardı ve onlar da kazandı. İki taraf için de bir kazan-kazan anlaşması oldu." görüşünü paylaştı.

Bu anlaşmanın Libya'daki meşru hükümetle yapılmasının önemine vurgu yapan Güney, mutabakatın dün TBMM'den geçtiğini ve BM'ye de bildirileceğine işaret etti.

“GKRY'nin hamleleri gayrı meşru girişimlerdir”

Güney, şunları söyledi:

"Türkiye 2004'te Akdeniz'in batısındaki kıta sahanlığının dış sınırlarını BM'ye bildirmişti, şimdi bu anlaşma ile o sınır da bir anlamda tescil edilmiş oldu. Türkiye'nin sadece uluslararası hukuk yoluyla değil, diplomasi kanallarını da açık tutarak, Akdeniz'in bir çatışma değil, istikrar havzası olmak istediğini ve çeşitli iş birliklerine açık olduğunu, GKRY hariç, tüm kıyıdaş ülkelere göstermiştir."

Bugüne kadar GKRY'nin, Doğu Akdeniz'de KKTC'yi kaale almadığını hatırlatan Güney, Rumların "Ada'nın tek temsilcisiyim" diyerek, uluslararası hukuk açısından KKTC'yi temsil etmemesine ve Kıbrıslı Türklerin onayını almamasına rağmen Lübnan, İsrail ve Mısır ile sözde münhasır ekonomik bölge ilan ettiğini anımsattı.

Güney, GKRY'nin bu anlaşmalar üzerinden uluslararası firmaları bölgeye sondaja davet ettiğini belirterek, "GKRY'nin yaptığı bütün bu hamleler gayrı meşru girişimlerdir." ifadesini kullandı.

“Doğu Akdeniz'de yeni bir sayfa açıldı”

Rumların bütün bunları yaparken kendi gücünü değil de AB içerisinde olmanın fırsatını kullandığını vurgulayan Güney, şöyle devam etti:

"Bu bağlamda Rumlar yine Yunanistan ve AB'nin desteğiyle Türkiye'nin bozduğu bu oyunu devam ettirmek isteyeceklerdir. Ancak Türkiye çok büyük bir hamle yaptı, bu bozulan oyunu nasıl toparlarlar bilmiyorum. GKRY, basın ve uluslararası toplumu da arkasına alarak, Türkiye'yi bu son hamlesinden geri döndürmek isteyecektir ama bu imkansızdır. Türkiye, Doğu Akdeniz'deki bu hamlesiyle (Libya ile varılan mutabakat) hem kendisinin güçlü iradesini gösterdi hem de KKTC'nin meşru haklarını bütün enstrümanlarıyla savunacağını gösterdi. En sonunda yine diplomasiyi kullanarak, bu hukuksal bağlayıcılığı olan mutabakatı gerçekleştirdi. Bu hamleyle Doğu Akdeniz'de yeni bir sayfanın açıldığını ve oyunun yeni koşullarının henüz başında olduğumuzu düşünüyorum."

"Önemli ve değerli bir adım"

Antalya Bilim Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Tarık Oğuzlu da Akdeniz'deki doğalgazı paylaşma noktasında Güney Kıbrıs Rus Yönetimi (GKRY), Yunanistan, Mısır ve İsrail arasındaki plana değinerek, "Türkiye son yıllarda Doğu Akdeniz'de yalnız kalmış gibiydi." dedi.

ABD, Rusya ve Fransa'nın da Türkiye'nin konuya ilişkin planlarına eleştirel yaklaştığını dile getiren Oğuzlu, Türkiye içerisinden de Akdeniz'deki münhasır ekonomik bölgeleri bir an önce ilan etme ve bu alanda boy gösterme yönünde sesler yükseldiğini kaydetti.

Oğuzlu, Türkiye'nin bu yönde adımlar attığını, petrol ve doğalgaz gemileri gönderdiğini hatırlatarak, "Libya ile imzalanan anlaşmayla Türkiye bir inisiyatif daha almış oldu. Göreceli yalnızlığını kırmak, 'benim görüşümü almadan bir şey yapmayın' diyerek baskı unsuru oluşturmak için önemli ve değerli bir adım." diye konuştu.

“Boru hattı inşasında kazanç sağlayacak”

Anlaşmanın, kapsadığı bölgede hem arama faaliyetlerinde bulunmak hem de olası bir petrol, doğalgaz boru hattı inşası durumunda kazanç sağlamak açısından Türkiye'ye avantajlar sağladığını vurgulayan Oğuzlu, Libya'daki iç dinamiklere de atıfta bulundu.

Oğuzlu, çatışmalar neticesinde meşru hükümetin devrilmesi halinde anlaşmanın geçersiz kalma riskinin bulunduğuna da sözlerine ekledi.

Yorumlar (0)
10°
açık
Namaz Vakti 25 Ocak 2020
İmsak 06:45
Güneş 08:14
Öğle 13:21
İkindi 15:55
Akşam 18:19
Yatsı 19:42
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Sivasspor 18 40
2. Başakşehir 18 36
3. Trabzonspor 18 35
4. Fenerbahçe 18 34
5. Alanyaspor 18 32
6. Galatasaray 18 30
7. Beşiktaş 18 30
8. Göztepe 18 26
9. Malatyaspor 18 24
10. Gaziantep FK 19 24
11. Çaykur Rizespor 18 23
12. Denizlispor 18 22
13. Gençlerbirliği 19 21
14. Konyaspor 18 18
15. Kasımpaşa 18 15
16. Antalyaspor 18 14
17. Ankaragücü 18 12
18. Kayserispor 18 10
Takımlar O P
1. Hatayspor 18 37
2. Bursaspor 19 33
3. Erzurum BB 18 31
4. Keçiörengücü 18 28
5. Ümraniye 18 28
6. Akhisar Bld.Spor 19 28
7. Menemen Belediyespor 18 28
8. Adana Demirspor 18 27
9. Altay 18 24
10. Balıkesirspor 18 24
11. Giresunspor 18 24
12. Fatih Karagümrük 18 23
13. İstanbulspor 18 20
14. Altınordu 18 19
15. Osmanlıspor 18 16
16. Adanaspor 18 13
17. Boluspor 18 13
18. Eskişehirspor 18 9
Takımlar O P
1. Liverpool 23 67
2. Man City 24 51
3. Leicester City 24 48
4. Chelsea 24 40
5. M. United 24 34
6. Tottenham 24 34
7. Wolverhampton 24 34
8. Sheffield United 24 33
9. Southampton 24 31
10. Arsenal 24 30
11. Crystal Palace 24 30
12. Everton 24 30
13. Burnley 24 30
14. Newcastle 24 30
15. Brighton 24 25
16. Aston Villa 24 25
17. West Ham 23 23
18. Bournemouth 24 23
19. Watford 24 23
20. Norwich City 24 17
Takımlar O P
1. Barcelona 20 43
2. Real Madrid 20 43
3. Atletico Madrid 20 35
4. Sevilla 20 35
5. Getafe 20 33
6. Real Sociedad 20 31
7. Valencia 20 31
8. Athletic Bilbao 20 30
9. Villarreal 20 28
10. Osasuna 21 28
11. Granada 20 27
12. Real Betis 20 27
13. Levante 21 26
14. Deportivo Alaves 20 23
15. Real Valladolid 20 22
16. Eibar 20 22
17. Mallorca 20 18
18. Celta de Vigo 20 16
19. Leganés 20 14
20. Espanyol 20 14