Erdoğan: Libya'yla anlaşmada Türkiye uluslararası haklarını kullandı

Libya mutabakatıyla Türkiye'nin uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarını kullandığını vurgulayan Başkan Erdoğan, "Diğer uluslararası aktörler, bu anlaşma ile Türkiye'nin çizdiği alanlarda onay almaksızın arama tarama faaliyeti yapamaz." dedi.

Gündem 09.12.2019, 21:41 10.12.2019, 00:04
Erdoğan: Libya'yla anlaşmada Türkiye uluslararası haklarını kullandı

Başkan Recep Tayyip ErdoğanLibya mutabakatıyla Türkiye'nin uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarını kullandığını belirtti.

Erdoğan, TRT ortak yayınındaki "Cumhurbaşkanı Özel" programında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunup, soruları yanıtladı.

"Türkiye yine bazı oyunları bozdu"

"Türkiye güneyindeki terör koridorunu çok başarılı hamlelerle, operasyonlarla adeta kırdı. Şimdi çok önemli bir kazanım Doğu Akdeniz'de de geçerli ve Libya ile yapılan bir anlaşma var. Bu anlaşma ile Türkiye aslında yine bazı oyunları bozdu. Türkiye ne kazandı?" sorusu üzerine Erdoğan, Kaddafi döneminde bununla ilgili bir adım attıklarını fakat bunun Kaddafi'nin ölümü sebebiyle devam etmediğini söyledi.

Erdoğan, o günlerden bu yana burada bir sessizliğin hakim olduğunu, Mısır, Güney Kıbrıs, Yunanistan'ın, zaman zaman İsrail'in dörtlü bir halde buradaki durumu adete kendilerinin egemenliği altına almaya çalıştığını belirterek, "Türkiye olsun Libya olsun, buralarda sesleri çıkmayacak. Buralara tam biz hakimiz. Münhasır ekonomik bölgede özellikle uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarımıza rağmen, hayır buralarda Türkiye sondaj gemilerini gezdiremez, sismik araştırma yapamaz" gibi yaklaşımlarla zaman zaman da ciddi tehditler savrulduğunu anlattı.

"Bir sondaj gemisi daha alacağız"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz bu tehditleri dinlemedik. Bizim daha önce ne sismik araştırma gemimiz vardı ne sondaj gemimiz vardı. Şimdi hamdolsun iki tane sondaj, iki tane sismik araştırma gemimiz var. Şimdi bir tane daha anlaşma dönemindeyiz, bir sondaj gemisi daha alacağız. Bu çalışmaları, araştırmaları sadece Akdeniz'de değil, zaman zaman Karadeniz'de hatta belki uluslararası sularda sürdüreceğiz." diye konuştu.

Bu muhtırayı, Libya'nın meşru yönetimi olan Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti ile imzaladıklarını hatırlatan Erdoğan, şunları kaydetti: 

"Hafter, orada Libya'nın bir ulusal temsilcisi değildir. Oradaki temsilci şu anda Sarraj'dır. Sarraj ekibi ile İstanbul'da oturduk, bu konuları müzakere ettik. Bu mutabakat muhtırası ile Türkiye esasında, uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarını kullandı. Attığımız adım bu. Bu adımdan başta Yunanistan olmak üzere Mısır, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, İsrail ciddi manada rahatsız oldu. Bunlarla da kalmadılar aslında. Batıda da bazı ülkeler 'Siz ne yapıyorsunuz?' gibi NATO ve değişik yerlerdeki toplantılarda bize söylediler. Bugüne kadar uluslararası hukuku hiçe sayarak attıkları tek taraflı adımları bozulmuş oldu. Tek taraflı adımı atanlar aslında bunlar. Ama şimdi biz bu adımı atınca, bunların bu oyunları bozuldu."

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin 2003'te Mısır, 2007'de Lübnan, 2010'da İsrail ile benzer anlaşmalar imzaladığını vurgulayan Erdoğan, uluslararası hukuku ve Türkiye'nin haklarını hiçe sayarak Doğu Akdeniz'i parsellediklerini söyledi.

"Türkiye'nin onayı olmadan arama-tarama faaliyeti yapamaz"

Yunanistan'ın, tek taraflı deniz yetki alanları ilan ederek Türkiye'yi, Kuzey Kıbrıs ile Türkiye kıyıları arasına sıkıştırma planı devreye girmeden, Türkiye'nin bu anlaşma ile Doğu Akdeniz'deki yetki alanını maksimum düzeye çıkardıklarını anlatan Erdoğan, şöyle devam etti: 

"Türkiye ve Libya olarak karşılıklı yeni bir anlaşma ile belirlediğimiz bu münhasır ekonomik bölge alanlarında ortak arama faaliyetleri gerçekleştirebileceğiz. Herhangi bir sıkıntı yok. Diğer uluslararası aktörler, bu anlaşma ile Türkiye'nin çizdiği alanlarda onay almaksızın arama-tarama faaliyeti yapamaz. Güney Kıbrıs, Mısır, Yunanistan ve İsrail, bu bölgeden Türkiye'nin onayı olmadan doğal gaz nakil hattı kuramaz. Dolayısıyla bizim bu noktada herhangi bir taviz vermemiz mümkün değil. Bu yapılanlar uluslararası deniz hukukuna kesinlikle uygundur. Ülkemizin, Doğu Akdeniz'in batı kısmındaki kıta sahanlığı münhasır ekonomik bölge sınırları, birbirini destekleyen bir dizi adım ile ilk defa bir bütün olarak ve net bir şekilde ortaya kondu. Bununla kalmadık. Libya Anlaşması, ülkemizin deniz yetki alanlarının sınırlandırılması konusundaki hukuki tezini de destekledi."

"Uluslararası hukuk çerçevesinde haklı bir adım attık"

Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de en uzun kıyı şeridine sahip ülke olduğunu belirten Erdoğan, "Bunlar, bunu da görmüyorlar. Bu anlaşma ile Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tarafından dayatılmaya çalışılan yaklaşımlara ve ülkemizi Antalya Körfezi'ne hapsetmeyi hedefleyen deniz yetki alanı iddialarına karşı uluslararası hukuk çerçevesinde haklı bir adım attık. Biz bu adımları atarken, sağa sola hiçbir yere sormadan adım atmıyoruz. Bizim de hukukçularımız var. Uluslararası hukuk olsun, deniz hukuku olsun bu konularda ciddi deneyimlerimiz var. Bu arkadaşlarımızı da çalıştırmak suretiyle, bu adımımızı haklı bir şekilde, kendimize öz güvenimizle atmış olduk. Şu anda bu istikamette yürüyoruz, yürüyeceğiz." ifadelerini kullandı.

Yunanistan'ın "Uykuda yakalandık" açıklaması

Londra'da Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ile yaptığı görüşmeye ilişkin soru üzerine Erdoğan, haritanın çok net bir şekilde bir çok şeyi açıkça ortaya koyduğunu, bunun Türkiye için tarihe kayıt düşmek olduğunu ifade etti.

İçeride ve dışarıda bundan çok rahatsız olanların bulunduğunu aktaran Erdoğan, harita üzerinde göstererek, şunları söyledi: 

"Şurada Girit ve sınırlarımız... Buradan gördüğünüz gibi bir blok ve bu blok bizim Libya ile bütünleştiğimiz yer. Buraya kadar olan yerde bizler sondaj çalışmalarımızı rahatlıkla Türkiye olarak yapacağız. Güneyde de Libya sondaj çalışmalarını yapacak. Bunun dışında da görülen bu sınır, bizim için bundan önce böyle bir sınır yoktu. Ama şimdi bizim deniz kıta sahanlığında bunun üstü Türkiye'ye ait. Türkiye bu alanlarda çalışmasını rahatlıkla yapacak bir durumdadır. Tabii rahatsız olanlar olacak, o ayrı mesele."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yunanistan'ın, "Uykuda yakalandık." açıklamasının hatırlatılması üzerine, "Onlar şimdi o tür ifadeler kullanıyorlar. Bizim bir başka avantajımız daha var. Onu da görmemezlikten gelmeyelim. O da nedir? Biz, Kıbrıs'ta bir defa 3 garantör ülkeden bir tanesiyiz. Türkiye, Yunanistan, İngiltere. Türkiye-Yunanistan olarak da biz bu çalışmayı zaten biliyoruz. Aynı şekilde bu münhasır ekonomik bölge olayları nereden kaynaklanıyor? İşte buralardan kaynaklanıyor. Bu münhasır ekonomik bölge ile beraber şu gördüğünüz noktalar, bizim sınır olarak tamamen kıta sahanlığındaki bizim sınırlarımızı çiziyor. Buralarda bu çalışmaları artık bizim gemilerimiz rahatlıkla yapacak." diye konuştu.

"Yunanistan'ı biraz da çıldırtan bu"

Bugün İstanbul'da düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı Sosyal Kalkınmadan Sorumlu Bakanlar Konferansı'na Libya'dan katılan kadın temsilcinin çok mutlu olduğunu dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti: 

"(Sayın Başkanım, siz olmasaydınız biz bu haklarımızı alamazdık. Şimdi biz bu haklarımıza kavuştuk. Libya halkı sizi şöyle seviyor, böyle seviyor...) Anlata anlata bitiremedi. Bütün mesele, bugüne kadar vurdular, aldılar. Yok, bundan sonra böyle olmayacak. Artık bizler de hakkımıza sahip çıkacağız. Buyurun Libya ve güzel bir bant ve bu bandın içinde Türkiye'nin de Libya'nın da hakları var. Bu hakları koruyacağız. Türkiye, hem karşı kıyı ülkesi olan Libya ile anlaşarak uluslararası deniz hukukuna uygun davranmıştır hem de Türkiye ile Libya arasında çizilen şu hat, adalar değil ana karalar üzerinden çizildiği için Yunanistan'ın eli kolu bağlandı. Yunanistan'ı biraz da çıldırtan bu."

"Yunanistan'ın itiraz edebileceği bir boşluk yok"

Bunları konuşmak istemediğini ama maalesef Yunanistan'ın kullandığı ifadelerin, kendisini bunları söyletmeye yönelttiğini dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Dolayısıyla Yunanistan'ın itiraz edebileceği bir boşluk yok. Doğu Akdeniz'deki mevcut konjonktür göz önünde bulundurulduğunda ülkemizin Libya ile imzaladığı bu mutabakat muhtırasının, mezkur mahiyette tepkileri tetiklemesi şaşırtıcı değildir. Bilhassa Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin Doğu Akdeniz'deki deniz yetki alanları iddiaları vardı, bunlar karşısında bu muhtıra ile Türkiye uluslararası hukuktan kaynaklı haklarını korumaktaki kararlılığını dünya kamuoyu nezdinde açıkça göstermiştir. Muhtıra, Rum-Yunan ikilisinin, Türkiye'yi Akdeniz'de çevreleme, yalnızlaştırma girişimlerine güçlü bir cevap niteliğindedir. Ülkemizin her zaman barışçı çözümden yana olduğu görülmüştür. Bu çerçevede istikşafi temaslar ve güven artırıcı önlemler dahil, Yunanistan ile diyalog kanallarını yeniden canlandırmaya hazırız. Doğu Akdeniz konusunda yeni bir diyalog kanalı açma teklifimizin geçerli olduğunu Başbakan Miçotakis ile BM Genel Kurulu marjında ve Londra'da düzenlenen NATO Liderler Toplantısı marjında bizzat kendisine ifade ettim. İki ülke arasında taze bir başlangıç olsun dedim."

"Anlaşma Libya'nın da çıkarlarını korumakta"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Miçotakis ile göreve ilk başladığında da bu konuları yumuşak bir şekilde görüştüklerini anlatarak, şunları kaydetti: 

"Ancak yapılan çağrılarımıza Yunanistan tarafından bugüne kadar olumlu bir cevap alamadığımızı da üzülerek belirtmek isterim. Tabii Yunanistan muhtıranın metnini vermediği gerekçesiyle Libya Büyükelçisi'ni sınır dışı etti. Halbuki bu, gizli bir muhtıra değil. Basınla da paylaştık. İki taraftaki onay süreçleri tamamlanarak yürürlüğe girdi. Şimdi BM'ye gönderdik, tescil aşamasında. Anlaşma Libya'nın da çıkarlarını korumakta. Kaldı ki Meclisimizden geçerken de neredeyse oy birliği denecek şekilde TBMM'den geçti bir parti hariç. Bu da tabii şu anda milletimizin bu konudaki hassasiyetini, ittifakını gösteriyor. Yunanistan muhtıranın metnini vermediği gerekçesiyle Libya Büyükelçisi'ni deport ederken, aslında uluslararası bir skandala da adımını atmış oldu. Bundan sonraki süreçte Yunanistan da bu yanlış adımlarının bedelini, uluslararası camiada da ödeyecektir."

"Kıta sahanlığının sınırları Yunan adalarının karasularının dış sınırına kadar uzatıldı"

"Libya ile varılan mutabakat neticesinde Türkiye'nin resmi olarak hak sahibi olduğu alanlarda yakın vadede bir çalışma yapılması planlanıyor mu? Doğu Akdeniz'deki diğer kıyıdaş ülkelerle de Libya ile varılan mutabakat benzeri anlaşmalar olabilir mi?" şeklindeki soru üzerine Erdoğan, bu anlaşmanın her şeyden önce Türkiye-Libya arasındaki deniz yetki alanlarının sınırlarının ne olduğunu belirlediğini ifade etti. 

Erdoğan, şimdi sınırların artık belli olduğunu, Türkiye ile Libya'nın kendi alanlarında ortak arama-tarama faaliyeti yapabileceğini ya da Libya'nın kendi alanında Türkiye'ye bu hakkı tanıyabileceğini dile getirerek, mutabakat muhtırası ile Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki kıta sahanlığının en batı sınırlarının Yunan adalarının karasularının dış sınırına kadar uzatıldığını aktardı. 

Kıta sahanlığı haklarını korumaya devam edeceklerini vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti: 

"Ülkemizin diyaloğu ve görüşmeleri teşvik edici tutumunu sürdürürken, önümüzdeki dönemde hem kendi haklarımızı hem de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin haklarını koruyacağız. Tek taraflı adımlara izin vermeyeceğimizden kimsenin şüphesi olmasın. Tabii burada en önemli durum veya en güzel şey şu, eskiden biz böyle sondaj için bir gemi alalım veya sismik araştırma için bir gemi bulalım, bırakın kiralamaya muktedir değildik ama şimdi kendimize ait gemilerimiz var. Bunlarla bu çalışmayı yapıyoruz. Hem Türkiye hem de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Akdeniz'e kıyısı olan ülkelerle anlaşma imzalama yetkisi ve hakkı var. Uluslararası deniz hukuku, karşılıklı kıyıların 400 milden az olduğu durumlarda taraflara kendi aralarında anlaşarak sınır belirleme hakkı tanıyor, hatta bunu teşvik ediyor. Türkiye Doğu Akdeniz'e kıyısı olan ülkelere bütün bunlara yönelik adilane paylaşım temelinde bir çağrı yapmış durumda. Hakkaniyeti temel alacak şekilde Güney Kıbrıs Rum Yönetimi hariç, orayı buraya karıştırmayacağız, bölgede tüm kıyıdaş ülkelerle deniz yetki alanlarını sınırlandırmak için müzakerelere hazır olduğumuzu en başından beri vurguluyoruz. Bizim barışçı bir çözüme destek veren tutumumuz başından beri değişmedi, yine aynı yerdeyiz. Hakça bir çözüm için tüm ülkelere diyalog çağrımız sürmektedir. Beraber bu çalışmaları yürütebiliriz. Nitekim şu anda Birleşmiş Milletler'e gönderdiğimiz malum bu durumun içeriğini belirten yazımız ve bundan sonraki süreçte bizim artık Libya ile birlikte bu çalışmaların başlayacağı süreç olacaktır." 

"Bizim derdimiz düşman kazanmak değil, dost kazanmak" 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Güney Kıbrıs hariç, bütün kıyıdaş devletler derken, farklı konularda sorun yaşadığımız devletler de dahil, bütün devletleri kastediyoruz." şeklindeki yorum üzerine, "Bunları otururuz, konuşuruz, değerlendiririz, yani bizim derdimiz düşman kazanmak değil, dost kazanmak. Düşman olanlar varsa onları da dost olmaya davet etmek. Derdimiz bu." değerlendirmesinde bulundu. 

Yorumlar (0)
parçalı bulutlu
Namaz Vakti 21 Ocak 2020
İmsak 06:48
Güneş 08:17
Öğle 13:20
İkindi 15:50
Akşam 18:13
Yatsı 19:37
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Sivasspor 18 40
2. Başakşehir 18 36
3. Trabzonspor 18 35
4. Fenerbahçe 18 34
5. Alanyaspor 18 32
6. Galatasaray 18 30
7. Beşiktaş 18 30
8. Göztepe 18 26
9. Malatyaspor 18 24
10. Gaziantep FK 18 24
11. Denizlispor 18 22
12. Çaykur Rizespor 17 20
13. Gençlerbirliği 17 18
14. Konyaspor 18 18
15. Kasımpaşa 18 15
16. Antalyaspor 18 14
17. Ankaragücü 18 12
18. Kayserispor 18 10
Takımlar O P
1. Hatayspor 18 37
2. Erzurum BB 18 31
3. Bursaspor 18 30
4. Akhisar Bld.Spor 18 28
5. Keçiörengücü 18 28
6. Ümraniye 18 28
7. Menemen Belediyespor 18 28
8. Adana Demirspor 18 27
9. Altay 18 24
10. Balıkesirspor 18 24
11. Giresunspor 18 24
12. Fatih Karagümrük 18 23
13. İstanbulspor 18 20
14. Altınordu 18 19
15. Osmanlıspor 18 16
16. Adanaspor 18 13
17. Boluspor 18 13
18. Eskişehirspor 18 9
Takımlar O P
1. Liverpool 22 64
2. Man City 23 48
3. Leicester City 23 45
4. Chelsea 23 39
5. M. United 23 34
6. Wolverhampton 23 34
7. Sheffield United 23 33
8. Tottenham 23 31
9. Crystal Palace 23 30
10. Arsenal 23 29
11. Everton 23 29
12. Newcastle 23 29
13. Southampton 23 28
14. Burnley 23 27
15. Brighton 23 25
16. West Ham 22 23
17. Watford 23 23
18. Aston Villa 23 22
19. Bournemouth 23 20
20. Norwich City 23 17
Takımlar O P
1. Barcelona 20 43
2. Real Madrid 20 43
3. Atletico Madrid 20 35
4. Sevilla 20 35
5. Getafe 20 33
6. Real Sociedad 20 31
7. Valencia 20 31
8. Athletic Bilbao 20 30
9. Villarreal 20 28
10. Granada 20 27
11. Real Betis 20 27
12. Levante 20 26
13. Osasuna 20 25
14. Deportivo Alaves 20 23
15. Real Valladolid 20 22
16. Eibar 20 22
17. Mallorca 20 18
18. Celta de Vigo 20 16
19. Leganés 20 14
20. Espanyol 20 14