GÜNDEM

Nihal Olçok'tan yürek yakan sözler

15 Temmuz hain darbe girişimi sırasında asker üniformalı teröristlerin açtığı ateş sonucunda eşi Erol Olçok ve 17 yaşındaki oğlu Abdullah Tayyip’i kaybeden Nihal Olçok, acısını ve hasretini anlattı.

Nihal Olçok'tan yürek yakan sözler

15 Temmuz kanlı darbe girişiminde darbeci hainler tarafından şehit edilen 17 yaşındaki oğlu Abdullah Tayyip ile birlikte şehit olan reklamcı Erol Olçok'un eşi Nihal Olçok, eşini ve oğlunu kaybetmenin acısını hâlâ ilk günkü gibi yüreğinde taşıyor.

Nihal Olçok, AK Parti'nin kuruşunda yer alan ve partinin ilk gününden bu yana reklam kampanyalarını yürüten Erol Olçok ile oğlu Abdullah Tayyip Olçok'a duyduğu özlemi Çekmeköy Belediyesi'nin aylık kültür sanat dergisi 'Çekmeköy 2023'e anlattı.

İşte şehit eşinin röportajdaki duygu dolu sözleri;

"Allah'a emanet ettim"

Onlara son bir mesaj atmıştım. Çünkü telefonlarıma cevap vermediler. Kendi attığım bin yüz küsür mesajımı okudum. O gece attığım mesajlarda kullandığım dil, hiçbir zaman mesajlarımda kullanmadığım bir dildi. Son mesajda, "Ben ikinizi Allah'a emanet ettim" yazmışım. Bin yüz küsur mesaj da hiç 'ettim' dememişim. Hep 'emanet ediyorum' demişim. Ama o gece kesin bir dil kullanmışım ki ve 'La galibe İllallah' demişim. Ben ikinizi Allah'a emanet ettim.

Önce 'Kalp' dediler

Kardeşim, Erol Bey'in kalbinden rahatsızlandığını söyledi. Ben de hemen Haydarpaşa Numune'ye gittim. Zaten Erol Bey'in kalbinde 4 tane stent vardı. Tansiyonu vardı ve kalp hastasıydı. O gün hastanelerin, yolların yani her yerin değişik bir ambiansı vardı. Sokaklar, hastaneler ve evler farklıydı. Herkes kendisinin bulunduğu yerde büyük bir felaket olduğunu anlatıyor. 15 Temmuz gecesini herkes kendine göre acı, üzüntü, korku yaşadı. Olanlar o gece yaşandı ve bitti. Ben bugün elimizde kalanlarla ilgileniyorum. Ve çok üzülüyorum.

Aradan geçen süre anlatılmaz, nasıl anlatayım ki... Toplum benden şunu duymak istiyor; muhteşem cayır cayır acı, irin, gözyaşı. 'Güzel üzülmek' diye bir şey vardır. 'Edeple üzülmek' Ben sadece onu yapmaya çalışıyorum. Evlat yok, eş yok, iki tane yetimim var. Eğer bu acılardan sürekli zarar hesabı yaparsam zaten kayıptayım, tamamen kaybedeceğim. Ama elhamdülillah şu anda gördüklerim-izlediklerimden çok ümit var. Acı yok mu? Tabi ki çok acı var.

Gece evde gibiyiz

Kabristanı geceleri ziyaret ediyorum. Kendimi daha iyi hissediyorum. Orada onlarla konuştuğumda da kimsenin konuşmayı bölmesini de istemiyorum açıkçası. Acılarım ve yalnızlıklarım geceleri daha çok içimi acıtıyor. Üstelik gece kabristanda gece baş başasın sağdan soldan gelen yok. Hani gece olur da evinize gittiğinizde eşiniz çocuğunuzla baş başa kalırsınız ya belki de o yüzden gece ziyaretlerim.

Erol Bey ile Tayyip Bey il başkanlığından beri tanışıyorlardı. Çok uzun yıllardır birlikteler. Ama ilk defa İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nda çalışmaya başladılar. Erol Bey Ulaşım AŞ’deydi ben tanıdığımda. Hemen akabinde Büyükşehir Belediyesi’ne geçti. Buna yol arkadaşlığı dava arkadaşlığı desek daha doğru olur. Çok önemli bir doğuma vesile oldular. Partinin kurulması ismi değil o işin felsefesinde birliktelerdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'la Erol Bey'in en gerçek olduğu iki kişiyiz biz bu dünyada. İnsan, maskeler ve savunma mekanizmaları ile yaşar. Normal insanlar birbirileriyle karşı karşıya iken gerçek kişiliğini göstermezler. Fakat çok yakın hissettiğiniz insanların yanında o maskeyi ve savunma mekanizmanızı kullanamazsınız. Bu kişilerden biri eşi, diğeri ise en kıymetlisidir. Erol Bey, Tayyip Bey'e ve vatanına duyduğu muhabbetti evladıyla beraber canlarını vererek ispatlamıştır. Ona duyduğu muhabbet bizimkinin çok üstündeydi. . Çünkü en yakınındaki gerçek Erol Bey'i tanıyan iki kişiyiz.

Konular: nihal olçok, erol olçok, 15 temmuz, erdoğan,

Yorumlar