GÜNDEM

"Tiyatro değil, isyandı"

15 Temmuz darbe girişimi gecesi, kızının düğünündeyken darbeci askerler tarafından derdest edilerek helikopterle kaçırılan emekli Korgeneral Mehmet Şanver, FETÖ’nün Silahlı Kuvvetler içinde çok gizli hareket ettiğini belirtti.

"Tiyatro değil, isyandı"
15 Temmuz gecesi kızını evlendiriyordu Mehmet Şanver. Türk Hava Kuvvetlerinin iki numarası, tüm muharip hava ordusunun komutanıydı. Bir ay sonra gerçekleşecek Yüksek Askeri Şura'da (YAŞ) orgeneralliğe terfi ettirilmesi görüşülecek, terfi alması halinde teamüller çerçevesinde Türk Hava Kuvvetlerinin bir sonraki komutanı olacaktı.

O gece, Türkiye'nin hava sahasını kontrol eden Ankara ve Eskişehir'deki ana karargahlarda görevli nöbetçi generaller hariç; Hava Kuvvetlerinin tüm komuta kademesi İstanbul Moda Deniz Kulübü'ndeki bu düğüne davetliydi. Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Abidin Ünal oradaydı. Eski Hava Kuvvetleri Komutanı, YAŞ Üyesi Orgenral Akın Öztürk ise bir gün önce mazeret bildirerek düğüne katılamayacağını belirtmişti. Mehmet Şanver, Ağustos ayı itibarıyla kendi isteğiyle emekli oldu.

O geceyi; kızının düğünü sırasında kalkışma durumunu fark ettikleri andan düğünün darbeci askerler tarafından basılması ve esir edilmeleri anına kadar geçen sürede darbe girişimini etkisiz kılmak için nasıl çalıştıklarını, hangi kritik emirleri verdiklerini Yeni Şafak'a anlattı. 15 Temmuz'a varan süreçte FETÖ'cülerin Hava Kuvvetleri'ne nasıl sızdıkları; 15 Temmuz gecesi yaşanan hava operasyonlarına ilişkin detaylar ve Türk Hava Gücünün nasıl eski kuvvetine kavuşacağı hususlarında Yeni Şafak'ın sorularını yanıtladı.



Balyoz sayesinde

Bu yapı Silahlı Kuvvetler'e ne zaman girdi, nasıl barındı? 

Bu örgüt varlığını mutlak gizlilik üzerine inşa etmiş bir örgüt. Özellikle de Silahlı Kuvvetler içinde çok gizli hareket ettiler çünkü Silahlı Kuvvetler kendi emir komuta yapısı dışında herhangi bir yapılanmayı asla kabul etmemiştir, edemez.

Bazı çocukların daha askeri okullara girmeden ele geçirilmesi söz konusu. Genç askerler ve pilotlardaki durum bu. Yüksek rütbede olanların bir kısmının ise sonradan devşirildiklerini değerlendiriyorum.

Belirli ikballe kandırıldıklarını; buna göre de her yolu mübah gördüklerini ve tuzaklar kurduklarını görüyoruz. Normal şartlarda sarsamadıkları Silahlı Kuvvetlerin liyakat sistemini bu tarz oyunlarla; manipülasyonlarla kendi lehlerine çevirmeye çalıştılar. Balyoz ve diğer kumpas davaları bunun en önemli aracı oldu. Kumpas davaları haricinde de iftiralar, dijital kayıtlar, dijital kurgular vb. yöntemlerle yoğun saldırılar oldu. Bu yollarla sistem dışına çıkan personel yerine kendilerini yerleştirmeye gayret gösterdiler. Bu davalar ve dijital saldırılar döneminde FETÖ, TSK içinde adeta çağ atladı: Sızma seviyelerini hem artırdılar hem derinleştirdiler.

Ben ve ailem de özellikle generallik kariyerim boyunca belli saldırılara maruz kaldık.

Kelepçeleri öztürk kesti

Hiç siville karşılaştınız mı orada bulunduğunuz süre içinde?

Hayır. Bizi bir misafirhanede tek tek ayrı odalara bıraktılar. Zaman zaman gelip ekmek, su isteyip istemediğimizi sordular. Ellerimiz bağlıydı. Sonra ayaklarımızı da gözlerimizi de bağladılar. Ama göz bağı gevşek olduğu için, başımda bekleyen şahıs odadan çıkınca göz bağımı çıkarabildim. Saat 17-17:30 gibi serbest kalana kadar da el ve ayaklarımız bağlı kaldı. Sonra kapı açıldı, şu an kim olduğunu hatırlamadığım bir general sivil kıyafetli girdi içeri, 'Komutanım kurtuldunuz, geçmiş olsun' dedi. Sonra Hava Kuvvetleri Komutanımız geldi. Karşıma oturdu, 'Şanver geçmiş olsun' dedi. Ben de 'Size de geçmiş olsun komutanım' dedim. Sonra da Akın Öztürk geldi; makasla ellerimiz ve ayaklarımızdaki kelepçeleri kesti.

Adil Öksüz'le daha önce hiç karşılaştınız mı?

Adil Öksüz'ün ismini ilk defa olay sonrasında duyduk. Daha önce ne duydum, ne gördüm.



Tiyatro değil, isyandı

Bu bir tiyatroydu diyenler oldu?

Uçaklara bomba atmasını emretmezdi ki o zaman o sistem. Bomba attırır mıydı? 246 insanımız öldü. Bu iddiayı ancak uçuk bir komplo teorisi diye değerlendiriyorum ben. Bu ciddi bir kalkışmaydı. FETÖ'cüler devlet içinde zor durumda kaldı. Son çare olarak bomba atana kadar geldiler. Böyle tiyatro olmaz. Bu bir isyandı ve devleti ele geçirmek amaçlanmıştı.

Bu girişimde dış destek olduğu değerlendirildi, tartışıldı?

Bu girişimde dış etki konusuna katılıyorum. Ana hedef devletin ele geçirilmesi. Bunda başarılı olamadılar. Tali hedeflerden biri Silahlı Kuvvetlerin ele geçirilmesi ve güçsüz duruma düşürülmesi. Bunda kısmi başarılı olundu. Silahlı Kuvvetlerin itibarı düşürüldü, yapısı çok farklı hale geldi.



Mücadele devam etmeli

Hava Kuvvetleri'nin FETÖ'den tümüyle temizlendiğini düşünüyor musunuz?

Ne Hava Kuvvetlerimizin ne de diğer kurumlarımızın tümüyle temizlendiğinin garantisini kimse veremez. Bu uzun soluklu bir mücadele. Ama bu kalkışma teşebbüsü çoğunluğunu deşifre etti. Onlara da zaten gereken yapıldı. Mücadeleyi kesinlikle devam etmek lazım.

Milletin güveni kazanılmalı

Hava Kuvvetleri'ni yeniden eski gücüne kavuşturma noktasında neler yapılmalı?

Personel eksikliği gibi somut eksiklikler zamanla giderilir. Harp okulumuzu, askeri okulları, uçuş okulumuzu güçlendirerek, kapasitesini arttırarak bu sorunu çözecek şekilde insan yetiştirebiliriz.

Ama Silahlı Kuvvetlerimizin asıl kaybı ilk olarak milletin gönlündeki yerinin sarsılması olmuştur. Ayrıca silah arkadaşlığı gibi mutlak güvene dayanan olguların sarsılması olmuştur. Bunları hep birlikte tamir etmek gerekir. Bir de liyakat sisteminden asla taviz verilmemesi gerekir. Liyakat TSK'nın kurumsallığının en temel yapı taşıdır. FETÖ'cüler bile bu sistemi yıkamamıştır; sadece manipüle ederek içine sızmışlardır. TSK'nın bundan sonra da liyakati esas alan kurumsallığı ile faaliyetlerini sürdürmesi elzemdir.



Bin düğün feda olsun

O gece düğününüz vardı. Siz düğünü fırsat olarak gördüklerini düşünüyor musunuz?

Evet: Havacı generallerin orada hep birlikte olması işlerini kolaylaştırdı.

Düğüne mutlaka gelirim deyip de gelmeyenler oldu mu?

Düğün davet listesi bazı şeylere biraz ışık tutuyor… Geleceğim deyip gelmeyenler oldu. Geleceğim deyip LCV'ye pozitif cevap veren, yerleri ayrılmış ama gelmemiş generallerin hepsi kalkışmada rol aldılar.

En mutlu gününüzde yaşandı bu korkunç olaydan aileniz nasıl etkilendi?

Tabi her şey çocuklarımızın düğününde iken başladı. Kızımın düğününden kopup, bir saatlik bir zaman diliminde komutanlık kariyerimin belki de en kritik emirlerini verdim. Düğün mekanından ellerim bağlı götürülürken otoparkta boş gelin arabasını gördüm; ve kızımın ve damadımın düğün mekanından başka bir şekilde uzaklaştırıldığını idrak ettim. O an için düğünü hatırladım ve üzüldüm. Ama çocuklarım, “Baba, ülkemizin yaşadıklarıyla bizim yaşadıklarımız kıyaslanamaz. Bir düğün değil, bin tane düğünümüz feda olsun. Allah yeter ki bu ülkeye bir daha böyle 15 Temmuzlar yaşatmasın" dediler. İkisi de asker çocuğu…

Artık emeklisiniz. Bir kitap çalışmanız olduğunu duyduk. Kitapta neler okuyacağız?

Gerek kişisel olarak yaşadıklarım gerekse darbe girişiminin hava harekatı kısmı ile ilgili bir kitap yazmaktayım. Bunu tarihin kayıtlarına geçirilmesi gereken son bir vazife olarak görüyorum. Özellikle hava harekatı ile ilgili burada paylaşamadığım çok fazla detay var.
 

Konular: darbe,

Yorumlar