İstanbul ilçe belediyelerinde de istifalar olacak mı?

16 Nisan referandumu ile tekrar partisinin başına geçen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilk grup toplantısında il, ilçe ve belde teşkilatlarında “metal yorgunluğu” olduğunu ifade ederek bir değişimin, yenilenmenin olacağını söyledi ve teşkilatlar için bir değişim çalışması başladı. Bu çalışma devam ederken önce İstanbul, ardından Düzce, Niğde, Ankara, Bursa ve son olarak da Balıkesir Belediye başkanlarının istifası geldi. Yani değişim ve yenilenmenin sadece teşkilatlarda değil, yerel yönetimlerde de başladığına şahit olduk.

1994’te İstanbul ve Ankara Büyük Şehir Belediye başkanlıklarını kazanarak merkezde iktidar olmayı başaran bir anlayış, yerel yönetimlerin ne kadar önemli olduğunu en iyi bilenlerdendi.
Yerel yönetimler iktidarı kazandırırken, aynı yerel yönetimlerin de iktidarı kaybettireceğini bilmek çok da zor değildir herhalde.

İstanbul’daki birçok ilçe nüfusunun Anadolu’daki birçok ilden fazla olduğunu, sadece nüfus fazlalığı değil aynı zamanda algı ve etki açısından da önemli olduğunu düşünürsek vatandaş ile bağı kopan, makam mevki yörüngesinden çıkamayan ve güç-şaşaa zehirlenmesine tutulmuş ilçe belediye başkanlarının değişmesi an meselesi diye düşünüyorum.

İlçelerde vatandaşları canından bezdiren, bitmeyen inşaat görüntüleri, başkanların kapısında saatlerce bekletilen ve muhatap alınmayan vatandaşlar, şatafatlı sofralarda elitist insanlarla yapılan programlar, Karun Saraylarını andıran makam odaları, milyon liralar ödenerek alınan en üst düzey makam arabaları vs.vs...

Vatandaş ile yer sofrasında oturup yemek yiyen, derdini dinleyen ve o derdi çözmek için uğraşan, kış gecelerinde sokak sokak gezip bacası tütmeyen ev var mı diye arazide olan belediye başkanlarıyla kazanılan iktidar, bu 180 derece negatif yönde değişimle nasıl elde tutulabilir ki?

Başkanlık koltuğunu, nimetlerinden faydalanılacak, network sağlanacak, tanıdıklara makam dağıtılacak, haksız kazanç sağlanacak bir lütuf gibi görme yerine, o koltuğun bir emanet olduğunu, makamın sorumluluğu ile ince eleyip sık dokunması gerektiğini, davasına yük olan değil, yük alan bir yönetici olarak kendilerini görebiliyor mu başkanlar?

Merhametten, empatiden, adaletten uzaklaşıp “Dağda bir kurt bir kuzuyu kapsa, hesabı Ömer’den sorulur” düsturunu sümen altı yapan insanlarla 2023 hedeflerine nasıl ulaşılacak acaba?

15 Temmuz’da dahi insiyatif alamayan, ili-ilçesi için gerekli işleri yapma yerine Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ağzından çıkanlara göre iş yapan ve Erdoğan sayesinde koltuk sahibi olup sıkıntılı durumlarda vatandaşın hedefine Erdoğan’ın yerleşmesine sebep olan belediye başkanları için kredi bitmiştir.

Kısacası;

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Biz değiştirmezsek 2019’da vatandaş değiştirecek” dediği Belediye başkanları için özellikle de İstanbul ilçe belediye başkanları için önümüzde ki günlerde art arda istifaları görebiliriz.

Bir sonraki yazımızda ilçe ilçe ve isim isim analizler yapacağız inşallah.

Siyaset adına tahmin edemeyeceğimiz gelişmelerin bizleri beklediği günlere doğru adım adım ilerliyoruz. Hakkımızda hayırlısı... Bakalım Mevla’m neyler, neylerse güzel eyler...

Kalın Sağlıcakla

Yorumlar

  • Sayın Abdurrahman Bey sıra ne zaman Ak parti il başkanlarına gelecek özellikle de ısparta il başkanı gibi koyu fetöcü olanların istifası ne zaman istenecek, Vatandaşı eziyorlar isyan ettiriyorlar kurumları esnafı vs bu adam ve bunun gibiler görevden alınmazsa 2019 da işler zora girebilir. Isparta gülü