Küçük Ortadoğu KERKÜK

Lale Elmacıoğlu

twitter.com/laleelmacioglu

Küçük Ortadoğu KERKÜK

Güney sınırlarımız en hareketli dönemini yaşıyor. Suriye’de yaşananlar malum. Diğer taraftan Irak’ta da sular durulmuyor. Irak Kürt Bölgesel Kürt Yönetimi (IKBY) Lideri Mesud Barzani, son dönemdeki sorumsuzluğu ve inadıyla, bu yaşananlara davetiye çıkarttı resmen.

Türkiye’nin tüm ikazlarına rağmen devlet kurma hayaliyle referanduma gitmesi ve buna Kerkük’ü de dahil etmesi, bardağı taşıran son damla oldu. Vizyonunun bir aşiret liderinden daha fazlası olamayacağını gösterdi. 1979’da vefat eden babası Molla Mustafa Barzani’nin vasiyeti olan “Tek güvenebileceğimiz millet, Türklerdir. Türkiye ile dayanışma içerisinde olun” öğüdünü de dinlemedi. Kısacası Barzani siyaseten kendi sonunu hazırladı. “Dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan olmak” misali “Diyarbakır’a müdahale hayalleri kurarken Kerkük’ten oldu”. Sadece ABD ve Almanya değil, Kuzey Irak’ta Kürt devleti kurulmasını isteyen bazı Arap ülkeleri bile çekimser kaldı. Araplara karşı Kürtleri destekliyor olmak, şu dönemde işlerine gelmedi.

Bakın bu coğrafyada bazı kentler vardır ki, tarihleri ve kültürleriyle bir kentten çok daha fazlasını temsil eder. Geçmişten gelen ortak paylaşımlar, yaşanmışlıklar ve aidiyet duygusu, o kentlerin tek bir kimliğin himayesine girmesini engeller. “Küçük Ortadoğu” diye adlandırılan Kerkük, bunlardan biridir. Çok farklı etnik ve mezhepsel grupların bir arada yaşadığı Kerkük’ün nüfusunu ağırlıklı olarak Kürt, Arap ve Türkmenler oluşturur. Ayrıca sayıları az da olsa Süryani, Ermeni ve Yahudiler bulunur. Başkent Bağdat’a 250 km uzaklıkta, zengin petrol sahalarına sahip stratejik bir kenttir. Ezcümle, Kerkük herhangi bir yer değildir. Burası sadece Kürtlerin değidir! Hele hele PKK’nın hiç değildir! Bu hadsizliğin bedeli sonuna kadar ödenmeliydi ve öyle de oldu. Irak ordusu ve Haşdi Şabii’lerin operasyonunda Kerkük sadece 15 saat içinde el değiştirdi. Referandum sırasında ahenkle sallanan İsrail bayrakları yok oldu. İsrail tarafından açıklama da gelmedi. Daha Amerikan kazığının şokunu atlatamadılar belli ki. En önemlisi; Tahran- Ankara- Bağdat ortak hareket edince, Barzani – İsrail birlikteliği bu referandum işinden zararlı çıktı. Ama çok ilginçtir ki aşiret liderinin Irak’ta aldığı destekten üstün bir Barzani lobisi hortladı!

Unutulmasın ki Mesud Barzani, geçmişte kendisine Sincar konusunda yapılan uyarıları da dinlemedi. Türkiye’nin yanında gibi gözüktü. Oysa Kerkük’te de Sincar’da da PKK’ya göz yumdu ve Sincar, ikinci Kandil olma yolunda hızla ilerledi. PKK burayı kontrol noktası yapmaya çalıştı. Barzani, PKK ile işbirliği yaptı; tıpkı pek çok ülkenin yaptığı gibi… Kerkük’ten sonra Irak ordusu ve Haşdi Şabi milisleri bu kez de Sincar’a girdi. Barzani kaybetmeye devam etti. Son tabloda, güç savaşları daha da görünür oldu. Bölgede Kürt-Arap savaşı kadar Kürtlerin kendi içindeki iktidar savaşı da mühim. Barzani-Talabani şimdiden Kerkük’ün kaybedilmesiyle ilgili birbirine düştü. Aşiret liderine yol gözüktü. Bu durumda Barzani’nin gitmesi, PKK’nın elini güçlendirebilir. Irak yönetiminin Kerkük’ün tek hakimi olması ve diğer gelişmeler, İran’ı iyiden iyiye söz sahibi yapar. Son tabloda görünen o ki, en kazançlı çıkan İran. Akıllara gelen soru şimdi şu, Ortadoğu’daki pek çok oyunda olduğu gibi bu sefer de İran’ın kazanmış olması, işlerin bu noktaya gelmesi beklenen bir gelişme miydi yoksa ABD, İsrail ve Rusya’dan istediği desteği göremeyen Barzani ortada mı bırakıldı? Yoksa her ikisi de mi?


Kimdir bu Haşdi Şabi?

Irak ordusunun, Haşdi Şabi milisleriyle operasyon düzenleyerek Kerkük’ü geri alması, kimseye bu terör örgütünü [Haşdi Şabi’yi] sevimli göstermesin. DAEŞ, PYD/ YPG, Haşdi Şabi, El Kaide ve diğerleri… İsmi ne olursa olsun farketmez. Bunlar terör örgütüdür. Kaldı ki Haşdi Şabi, Şii’lerin DAEŞ’i olarak bilinir. Dün Haşdi Şabi’ye ne kadar mesafeliysek bugün de öyle olmalıyız. Bir terör örgütü Sünnileri vuruyor öteki Şiileri. Olan yine Müslümanlara oluyor. Amerika her tarafı eğitip, silahlandırıyor sonra da tek bir askerini dahi savaştırmadan sahneden çekiliyor. Vuran Müslüman, vurulan Müslüman… Darmadağın yerle bir olan kentler de hayatlar da yine Müslümanlarınki…

Yorumlar

  • Sn.Elmacıoğlu dediğiniz gibi ölen Müslüman, öldüren Müslüman. ALLAHIN askerleriyiz biz diye tanımlıyorlar örgütlerini. Müslüman öldürerek neyin davası güdülüyor ayrıca neden Hırıstiyanlar birbirlerini öldürmüyolar ??? Ali Mecnunoğlu