PKK Propagandası ve PR’ına Dikkat

Lale Elmacıoğlu

twitter.com/laleelmacioglu

PKK Propagandası ve PR’ına Dikkat

Çok eskilere gitmeye gerek yok. Afganistan’da, Irak’ta yaptıkları henüz hafızalardaki yerini korurken, ABD şimdi de Suriye’yi darmadağın ediyor. Klişeler aynı. Demokrasi tesis etme, özgürlük getirme ve terörden arındırma! Tek bir farkla… ABD kendi askerlerini sahaya sürmüyor, vekalet savaşıyla işini yürütüyor. Asıl sorun da, Suriye’de kendilerine vekil olarak tayin ettikleri kişilerin, terörist olması! ABD’nin kendi askerleri yerine PYD/YPG ve hatta SDG’yi kullanması! Dikkat kesilmemiz gereken başka bir konu var.

Sahada başarıyla sürdürülen Zeytin Dalı Harekatı’nın en büyük artılarından biri, diplomatik ve siyasi açıdan aramızın kötü olduğu ülkelerden bile tepkinin yükselememiş olması. Hollanda gibi kriz yaşadığımız Avrupa ülkeleri bile, sus pus. Türkiye’nin böyle operasyon yürütmekteki haklılığı kabul ediliyor. Ancak bir şeyi başarabilirlerse, Türkiye’nin operasyonu karalanacak. O da sivil katliam yalanı. PYD/ YPG/ SDG, sivilleri kalkan olarak kullanmaya başladı. PYD/ PKK elebaşılarından Salih Müslim de hemen Türkiye’nin Afrin’de Kürt katliamı yaptığı, sivilleri öldürdüğü yalanıyla kara propogandaya başladı. Mehmetçik ilerledikçe, Suriye’de operasyon yürüten Türk Silahlı Kuvvetleri’nin sivil katliamı yaptığı yalanı pompalanacak. Özellikle dış basında bu tarz haberler görebiliriz. İçimizdeki hainler de bunu kullanacak. Aman dikkat. Bu noktada hepimize görev düşüyor. Sahada teröristlere karşı savaş veren Mehmetçik’lerimize karşı yürütülen algı operasyonuna karşı bizler de benzer bir savaşı yazılı, görsel ve sosyal medyada yürütmeli ve gerçekleri göstermeliyiz.


İşte sosyal medyadaki Afrin yalanları:

1) 2012, 2013 ve 2017 senelerinde Doğu Guta’da Suriye rejimi tarafından gerçekleştirilen sivil katliamı görüntüleri (ki aralarında çocuk katliamı da var) yayılarak Türk Silahlı Kuvvetleri’ne aitmiş gibi gösterilmek istendi.


2) Terör destekçilerince Zeytin Dalı Harekatı'nı karalamak için "Afrin'de çok sayıda Türk askeri öldürüldü" başlıklı yalan haber yayıldı. 2007'de başka bir cenaze törenine ilişkin görsel paylaşıldı.

3) "Afrin'de sivillerin hedef alındığı" iddiasıyla "250 Suriyeli Hristiyan, Halep'ten Belçika'ya nasıl kaçırıldı" başlıklı 2015’e ait bir fotoğraf kullanıldı.

4) Terör örgütü destekçileri tarafından Ukrayna'da düşürülen Malezya uçağı, "Afrin'de düşürülen TSK'ya ait savaş uçağı" diye paylaşıldı.

5) "TSK'nın Afrin'de çocukları hedef aldığı" yalanıyla, 12 Mart 2015'te "Suriye'de insani kriz altında 5.6 milyon çocuk var" başlıklı habere ait bir fotoğraf paylaşıldı.

6) Terör örgütü PYD/PKK'ya yakın sosyal medya hesapları tarafından Zeytin Dalı Harekatı'nın simgesi haline dönüşen Anadolu Ajansı'nın Burseya Dağı'nda çektiği Türk bayraklı asker fotoğrafı üzerinden kara propaganda yapmaya çalışıldı.

Sosyal medyada yürütülen kara propagandaya birkaç örnek işte böyle.

Bir de işin Amerikan medyasında yürütülen “PKK’nın PR çalışması” ayağı var. İşte bu nokta kritik. Pek çok ülke tarafından terör örgütü olarak görülen PKK’nın ve onun kolları olan YPG/PYD için kapsamlı bir kamuoyunda algı çalışması yürütülüyor. ABD başta olmak üzere pek çok ülkede, PKK/PYD/ YPG’nin özgürlük peşindeki savaşçılar olduğu, terörist olmadıkları algısı oturtulmaya çalışılıyor. Sempati toplamak, meşruiyet ve saygınlık kazandırılmaya çalışılıyor. Örneğin daha 3 gün önce The New York Times’da, kendisini YPG’nin kadın birliği YPJ’nin komutanı olarak tanımlayan Nujin Derik’in, “Demokrasimiz için savaşıyoruz. Türkiye bunu yok etmek istiyor” başlıklı yazısı yayımlandı. Rolling Stone Dergisi’nde “DAEŞ ile savaşan Amerikalı genç radikallerle Suriye’deki cephelerde” başlıklı yazı yayımlandı.

Geçmişte, özellikle CNN International başta olmak üzere Amerikan haber kanallarında PKK güzellemesi yapılmasını, makyaj görüntüleriyle “onlar aslında terörist değil, cicili biçili özgürlük savaşçısı kadınlar” şeklinde servis edilmelerini unutmadık. Bir süredir de Amerikan medyasında yeni bir akım başlatmaya çalışılıyor. PKK’nın Suriye kolu PYD/ YPG’nin kadına değer veren(!) özgürlük ve demokrasi savaşçısı örgüt olduğu pompalanıyor. Özellikle Habertürk Gazetesi Washington Temsilcisi Serdar Turgut’un yazılarına bakmanızı öneririm. “PKK’nın PR çalışması”ndaki şu bölüm can alıcı:

“… PKK/YPG güya artık sadece silahlı mücadele veren Marksist bir ayrılıkçı örgüt değildi, ulus devlet kavramına bile artık inanılmıyordu, Öcalan’ın yazdığı söylenen “Demokratik Konfederalizm” başlıklı broşürde konulan hedef doğrultusunda, yerel düzeyde örgütlenen bölgesel birimlerin birbirine bağlanması sonucunda oluşan bir konfederal yapıdan söz ediliyordu. Güya örgütün öncelikli meselesi artık kadın hakları ve ekolojik sorunlardı. Örgütün PR’cılarına göre Öcalan bile hapiste artık Marx yerine sol ve liberal çevrelerin hayran olduğu Noam Chomsky’yi okumaya başlamıştı. Bütün bu çalışmanın temel amacı örgütü, Batı aleminin liberal eski solcu düşünür kesimlerinin gözünde sempatik ve saygın kılmaktı.”

Tüm bunlar bizlere yazılı, görsel ve sosyal medyada PKK propagandası ve PR’ına karşı harekete geçmemiz gerektiğini gösteriyor.

Teşekkürler…

T. C: Başbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürü Mehmet Akarca’nın verdiği propaganda savaşı, yabancı basında aleyhimize çıkabilecek haberleri önlemesi bakımından oldukça önemliydi. 160 Türk ve Washington Post, Times, TASS, Associated Press gibi dünya çapında medya kuruluşlarından 120 yabancı gazeteciyi cepheye götürerek olan biteni canlı canlı gösterdi. Hürriyet Gazetesi’nden Fatih Çekirge hafta başında paylaştı paylaştı detayları. Zırhlı araçlarla Burseya’ya geldiklerinde tepelerine mermi yağan yabancı basın mensupları neye uğradığını şaşırmış, işte o noktada Akarca onlara sormuş:
“Arkadaşlar, işte gördünüz, sınırımıza 5-6 km kala terör örgütlerinden böyle ateş yağıyor. Dünyada hangi ülke, sınırından yağan böyle bir alçaklığa ve ateşe izin verir? Hemen her gün onların ateşiyle bir vatandaşımız ya canından oldu ya da yaralandı...”

Türkiye’ye sadece birkaç kilometre ötede, sınırımızın dibinde teröristler cirit atarken bu harekatı yapmamızın ne kadar gerekli olduğuna herkes şahit olmuş. Tebrikler, medyada yürüttüğümüz savaşta elimize böyle bir koz sağlayan Mehmet Akarca ve ekibine.

Ve bir tebrik de Başbakanlık Kamu Diplomasisi Koordinatörlüğü’ne. Afrin Operasyonu’nun neden şart olduğuna ilişkin paylaşımlar, özellikle kamuoyundaki algı için önemliydi.

Yorumlar

  • mehet akarca kaliteli bir insan. salim dereli