“Sözde” müttefikimiz ABD, NATO ve Türkiye düşmanlığı

Lale Elmacıoğlu

twitter.com/laleelmacioglu

“Sözde” müttefikimiz ABD, NATO ve Türkiye düşmanlığı

Bu yazı, çokça hatırlatma barındırıyor. Geçmişte yaşananlara özellikle değineceğim ki, bugünkü gelişmeleri sizlere daha iyi anlatabileyim...

25 yıl öncesine dönelim... NATO tatbikatında, Amerikan uçak gemisinden “yanlışlıkla” atılan iki füzeyle 5 askerimizin şehit edilişini hatırlayalım... Her şeye kılıf uyduran ABD, buna da yalan bulmakta gecikmemiş, Amerikan personelinin “eğitimsizliği ve bilgisizliği” yüzünden askerlerimizin vurulduğunu iddia etmişti. Oysa bu füzelerin “kasıtlı” olarak gemimize atıldığını herkes biliyordu.

Zarrab operasyonu ve dinlemeler

Günümüzde de ABD’nin Ali Cengiz oyunları sürüyor...

1) Tüm yalanlamalara rağmen artık ayyuka çıkan, FETÖ işbirliğiyle düzenlenen 15 Temmuz hain darbe girişimi...

2) DAEŞ bahanesiyle Suriye’nin kuzeyinde terör örgütü PKK’nın kolu YPG/PYD’ye yaptığı yardımlar... Bölgede oluşturulan Amerikan üsleri ve son teknoloji askeri mühimmat, silah ve araç verilen onbinlerce terörist.

3) Bir taraftan da Reza Zarrab (Rıza Sarraf) üzerinden Türkiye’nin sıkıştırılmaya çalışılması... Her hamle Türkiye aleyhine işleyen siyasi bir kumpas. ABD, Zarrab’ı 2007 senesinden beri dinliyormuş. Sadece telefon konuşmaları da değil; elektronik posta yazışmaları, bankacılık hareketleri ve hatta bazı görüntülü takipler... Bununla da sınırlı değilmiş ABD’nin operasyonu. Senelerce Zarrab üzerinden pek çok siyasetçiyi ve işadamını da takibe almışlar.

4) 2014 yılında yaşananlara dönelim şimdi de... ABD-Almanya istihbarat savaşlarının ortasında kalmıştık. Amerikan istihbarat görevlisi Edward Snowden tarafından sızdırılan NSA belgelerinde, Alman Başbakanı Angela Merkel’in yıllarca Amerikalılar tarafından dinlendiğinin ortaya çıkmasından sonra başlayan bir savaştı bu. Türkiye’nin de dinlendiği ortaya çıkmıştı. Kılıf hazırdı. Yabancı yetkililer ve uzmanlar, Almanya, ABD ve diğer Batı istihbarat teşkilatlarının Türkiye’yi yakından izleme kararlarını “terör” tehdidine bağlamıştı. “DHKP-C, PKK, Hizbullah ve benzeri terör örgütlerinin, kendileri için de tehdit oluşturduğunu, dinlemelerin bu yüzden yapıldığını” öne sürmüştü. Halbuki gerçek çok farklıydı. Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı’ndan MİT Müsteşarı’na, pek çok siyasetçiden işadamına kadar binlerce kişiyi dinlemiş, izlemiş ve bu hukuksuzluğu kısmen FETÖ ile ortak gerçekleştirmişlerdi.

Erdoğan neden hedefte?

15 Temmuz’daki hain planları tutmadı. Darbeciler, bu kahraman halk tarafından geri püskürtüldü. Suriye’nin kuzeyi PYD/YPG’ye, yani PKK’ya bırakılacaktı. Bu oyunu Türkiye bozdu. Başrolde Cumhurbaşkanı Erdoğan vardı, bu yüzden hedefteydi. Irak’ta da kuzeyde Barzani bağımsızlık ilan edecek sonra da Erbil, PKK’ya bırakılacaktı. Bu plan da tutmadı. Türkiye’yi hedef aldıkları her girişimde karşılarında Recep Tayyip Erdoğan’ı buldular ve başarısızlığa uğradılar. Cumhurbaşkanı işte bu yüzden hedefte.

Tüm hamleleri geri tepince, bugün şunları demeye başladılar:

“Türkiye S-400 alırsa biz de F-35’leri teslim etmeyiz” ve “Türk Silahlı Kuvvetleri içindeki tutuklama ve görevden almalardan rahatsızız”

Ezcümle, 25 yıl önce de aynıydı hala da aynı. ABD gibi bir sözde müttefikimiz, özde düşmanımız var. Oyunu bu gerçeğe göre oynamamız şart. ABD aynı ABD de, Türkiye o eski Türkiye değil.

Yorumlar

  • Bir zamanlar; Amerikan 6. filosunun askerlerini denize atan gençleri döven, koministler Moskovaya diye bağıranların içide olup şu zamanlarda TBMM olanların sesi deden çıkmıyor. Bir bilen... Ali Mecnunoğlu
  • Laleciğim çok muhteşem bir yazı eline sağlık Funda elmacıoğlu
  • Tebrikler aynen yazdıklarına katılıyorum ama sonu ne olacak bilemiyorum Canan mutlu
  • Değerli, bilgi dolu yazınız ve cesaretli bir gazeteciliğinizden dolayı sizi tebrik ediyorum. Ömer savaş çelik.