Yalancı şahit

Hikayeler, karikatürler, fıkralar sadece dinlenecek, görülecek ve görülüp geçilecek şeyler değildir. En azından benim için böyle.

Her hikayenin karikatürün, fıkranın bir anlatımı vardır. Bunu bulup çıkarabildiğinizde daha anlamlı ve etkili oluyor.

Bugünkü hikayemiz “Yalancı şahit”

Adamın birine mahkemede rahat hareket edebilmek için bir yalancı şahit lazımmış. Sormuş, soruşturmuş ve öğrenmiş. Adliyenin hemen iki sokak aşağısında bir kahve var orada bu işi yapan; yani yalancı şahitlik yapanlar var.

Adam bulmuş kahveyi ve içeri girmiş. Girer girmez masada oturan bitirim tipli bir adam gelip, bizimkine;

- Buyur abi yardımcı olayım.

Bizimki;

- Şey bana bir şahit lazım, mahkemem var da.

Adam;

-Hallederiz abi. Konu neydi?

Bizimki;

-Şey bi alacak verecek meselesi.

Adam;

-Vay o terbiyesiz o parayı daha ödemedi mi?

Bizimki;

-Yoo benim borcum var.

Adam;

-Ooo abi sen de bi borcu kaç kere ödeyeceksin?

Demiş.. Yani adam mesleğinin hakkını veriyor. İçerik önemli değil. Adam yalancı şahitliği iliklerine kadar hissederek giriyor olaya.

Şimdi gelelim günümüze...

Dünya kamuoyunda kendi menfaatlerini korumak için envai çeşit şark kurnazlığı yapanlara, kendi yaşam hakkını bütün insanlığın yaşam hakkından üstün görenlere, hürriyet, özgürlük, insan hakları mavalları okuyup dünyayı kan gölüne çeviren namussuzlara bir şahit lazım idi.

Ama bu şahit öyle bir şahit olmalı ki;

Yalancılığı iliklerine kadar hissetmiş, her daim moda girmeye hazır, yüzü kızarmayan, çamur at izi kalsın sloganını şiar edinmiş, kıvırma konusunda dansözlere parmak ısırtacak, bu işi yani yalancılığı önceden çok kere yapmış biri olmalıydı. Yani çarkçılıkda tecrübeli.

Kim var bu özelliklere haiz?

Tabii ki porno kasetle genel başkan olan bizim namı diğer Genel Müdür KK.

Tonlamaya dikkat edin yanlış yere çekmeyin Kaka.

Şimdi gelin bu Kaka'nın yalanlarına;

1. Kendisine Genel Başkanlık koltuğunu getiren porno kaseti konusunda.

“Erdoğan’ın kaseti izlediğini gördüm. Elimde Erdoğan’ın o kasetleri izlerken ki görüntüleri var.” dedi. Ardından mahkemede, Erdoğan’a o videonun kim tarafından ve ne zaman izlettirildiğini hatırlamadığını söyledi.

2. “6 Kasım 2016’da ByLock kullanan 6 bakan ve 40 milletvekili var.” dedi. “3 Nisan 2017’de bu rakamı 120-180 civarı milletvekilinde ByLock var. Bunları ben biliyorum ya siz açıklayın ya da ben bir dahaki grup toplantısında açıklayacağım.” dedi. Bir daha grup toplantısı yapmadı herhalde. Yoksa 8 aydır açıklardı bizim Kaka.

3. "Tsunami sonrası toplanan paralar AÇE’ye gitmedi, paraların kimler arasında bölüşüldüğünü biz biliyoruz." dedi. AÇE’ye gönderilen paraların dekontları açıklandı. Bizim Kaka, "İyi işte millet sayemizde öğrendi." dedi.

4. Erdoğan’ın üniversite mezunu olmadığını söyleyerek "Cumhurbaşkanı olamaz" dedi. Diploma yayınladı, sınıf arkadaşları çıkıp açıklama yaptı. Bizim Kaka yine topuk. Ne bir özür ne de bir daha konuyu açtı.

5. 3 Eylül 2010 yılında bir radyo programında "Kim bir darbe girişiminde bulunursa o tankın önüne ilk ben çıkarım." dedi, 15 Temmuz'da Bakırköy Belediye Başkanının evine sığınıp olan biteni televizyondan izledi.

6. 13 Mart 2017'de Star TV'de konuk olduğu bir programda “Ben başkaları gibi koltuğa yapışanlardan değilim, bir başarısızlık olursa gerekeni yaparım.” dedi. Kendisine, “Eğer referandum seçimlerinden EVET çıkarsa istifa edecek misiniz yani?” diye sorulunca “Ne münasebet, istifa etmem için geçerli bir gerekçe söylensin bana.” dedi…

Böyle anlatmaya devam etsem saatlerce sürer. Bizim Kaka’nın meslek (!) hikayeleri.

Ancak yiğidi öldür ama hakkını ver derler. Kendi gemisini yürütme adına suçlu olduğu konularda bile zeytinyağı gibi su üstüne çıkmayı başaranları vallahi tebrik etmemiz lazım.

On numara bir tespitle on numara bir şahit bulmuşlar. Adam mesleğinin erbabı, adam da bir yüz var, maşallah yüzüne ……. tükürsen...

Neyse….

Hikayeleri, fıkraları dinlerken daha dikkatli olalım arkadaşlar. Bazı fıkralar, bazı hikayeler bizim birilerinin gerçek yüzlerini görmemize ve iyi analizler yapmamıza çok ama çok yardımcı oluyor.

Kalın sağlıcakla.

Yorumlar