09.01.2020, 09:25

Neyi görmek istemediler!

Türkiye’nin otomotiv sektörü ile tanışması 1929 yılında Ford Motor Company’nin İstanbul’daki üretim denemesi ile başladı. Evet otomotiv sektörü ile tanışmamız o kadar eski! Ama bu kâr etmiyor, bu eski geçmişe rağmen aradan geçen 90 yılda yerli otomobilimizi maalesef yapamadık! Zaten 1929 yılında meydana gelen dünya iktisadi tarihindeki önemli yapısal kırılmalardan bir tanesi olan Ekonomik Buhran süreç içerisinde gelişerek 1930’lu yıllarda da etkisini artırarak sürdürdü. Buhranın merkez ülkeleri Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa ülkeleri olsa da etkisi özellikle tüm dünyadaki sanayileşmiş ülkeleri de içine aldı. Bu olumsuzluktan fabrika da payına düşeni aldı ve 1934 yılında üretimini durdurdu. İlk girişim neredeyse başlamadan bitmiş oldu. Peki ya sonra? Aslında sonrası da çok farklı olmadı. 1950’li yıllara kadar çeşitli küçük çaplı ve pazarda rekabet gücü çok yüksek olmayan bir takım girişmlerde bulunulsa da bunlar da gerçeğe dönüşmedi! 
1961 yılında belki bir dönüm noktasına imza atabilirdik. Öyle ki tamamı ülkemizin mühendisleri tarafından tasarlanan Devrim aracı üretildi üretilmesine ama yapılan dezenformasyonlar sonucu seri üretimine geçilemedi! Skor 2-0 olmuştu.

1966 yılında ise Otosan firması yine Ford Motor Company işbirliği kurarak prototipini İngiliz Reliant firmasına hazırlattığı Anadol aracının üretimine başladı! Aaa evet işte başarmışız yapmışız dediğinizi duyar gibiyim. Hayır! Hayır çünkü Anadol'un şasi, motor ve şanzımanları Ford Motor Company'den temin ediliyordu. Montaj yapmak yerli bir otomotiv yapmaktan daha kolay bir süreçti elbette. Skor 3-0 oldu. Zaten bu aracın ömrü de 1984 yılına kadar sürdü. 

Yine o dönemlerde İtalyan ve Fransız lisanslarıyla 1971’de otomobil üretmek üzere günümüzde hala varlığını sürdüren imalat hatları da kurulmuştur. Hatta bu hatlardan OYAK -Fransız ortaklığı bünyesinde “Zafer” ismi ile yerli otomobil üretim projesi planlansa da daha sonra bundan vazgeçildi. Neden vazgeçildi acaba? Oldu mu skor 4-0!

Sonrası mı? Günümüzde otomobil üreticisi konumda bulunan kuruluşların tamamının yabancı sermaye lisansı üzerinden ortak üretim yaptığı ülkemizde Yerli Otomobil konusu maalesef ki politik ve iktisadi tartışmaların malzemesi olmaktan öteye geçmedi, kalemize gol yemeye devam ettik ettik durduk, ta ki 2011 yılında o dönemki Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın yerli otomobil konusundaki çıkışına kadar. Bu çıkışın ardından ilk harekete geçen, maçı lehimize çevirme konusunda ilk adımı atan Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız oldu.

2017 yılında ise bu sefer kalemize gol yemeyi bırakıp aksine hücum edecek takım kadromuzu oluşturan “babayiğitler” çıktı meydana.

Babayiğitlerin çalışmalarının ardından 2019 yılının son günlerini yaşarken de 90 yıllık devam eden maçta ilk golümüzü attık. 27 Aralık günü Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından ülkemizin yerlilik ve millilik patikasındakı ilerleyişinin en önemli kilometre taşlarından birisi olan Yerli Arabamızın tanıtım toplantısı gerçekleştirildi. Yarım kalan hikaye yeniden gerçeğe maç da artık bizim lehimize dönüştü.

Ama durun bir dakika! Sanki yerli otomobilimizden memnun olmayanlar mı vardı ne? Evet şaka gibi ama galiba vardı! Kimdi onlar biliyor musunuz? Bu sorumun cevabını vermek için sizleri biraz sosyolojik tarihin derinliklerine götürmek istiyorum. Zaten bu yolculuğumuzda kim olduklarını anlayacaksınız. Evet! İnanın anlatacağımı duyunca direkt hafızanızda belirecek zaten yerli otomobilimizden memnun olmayanların kim olduğu.

Alman filozof Edmund Husserl ile Alfred Schutz’u hiç duydunuz mu? Bu düşünürlerin bir de literatüre kattığı çok önemli bir tanım var. Fenomenoloji! Adı bile ilginç değil mi! Peki nedir bu? Bu iki düşünür der ki gerçek hayatta sandalye yahut masa gibi objeler yoktur! Çünkü bu objelere işlevlerini ve anlamlarını insanlar yükler. İlginç. Devamı? Yani fiziki dünya gerçekliğe sahip değildir! Nasıl yani? Şöyle ki insanlar  bu gerçekliği olmadığını düşündükleri dünyayı duyuları aracılığı ile anlar ve onu kendi görmek istediği gibi yorumlar! Bu kimseler size de çok tanıdık geldi değil mi? İtiraf edin hafızanızda direkt olarak yüzler belirdi!

Ne yaptı, ne dedi bunlar? Nasıl kendi görmek istedikleri gibi yorumladılar!

Kendi dünyalarında yerli otomobilin tasarımı bize ait değil dediler, bunu derken 5 ayrı modelde yerli otomotivin yılda 175 bin otomobil üretileceğini bu sayede cari açığa yaklaşık 7 milyar avro olumlu katkısı olacağını görmediler!

Biz sadece modelini görüyoruz, neden biz dizayn etmedik? dediler, bunu derken yerli otomotivin doğrudan ve dolaylı olarak katkısının 20 bin kişi olacağını görmediler!

Seri üretim hayal olabilir dediler, bunu derken otomotiv sektöründeki sağlanan her bir teknolojik gelişme sayesinde diğer sektörlerinde çarpan etkisi sayesinde gelişeceğini, ülkemizin ekonomisin katma değerinin artacağını görmediler!

İç pazarın büyük çoğunluğunu zaten büyük firmalar tarafından üretilen otomobiller oluşturuyor dediler, elektrikli yerli otomotivin ülkemizin en büyük ithalat kalemlerinin başında gelen petrole olan bağımlılığını önemli düzeyde azaltacağını görmediler! 

Bakın daha komiği de var! O kadar ileri gittiler ki yerli otomobilin tanıtım sürüşü dışarıda yağmur serpiştirmesi nedeniyle iptal edildi gibi komik ve akla hayale gelmeyecek hayallerle projeyi baltalamak adına her yolu denediler, yerli otomotiv üretim sürecinin sağlayacağı katma değer ile birlikte düşünüldüğünde ülkemizin beşeri sermayesinin etkin şekilde kullanılasına çok önemli katkı sunacağını görmediler. Tıpkı 1961 yılında devrim aracına benzini bitti dedikleri gibi….

Ama her şeyden önemlisi bu yerli otomotiv projesinin;

Henüz ülkemizde üretimi yeterli olmayan ama potansiyeli olan ve aşırı derecede ithalata bağlı alanlarda yerli üretim artışına katkı sunacağını,

Ülkemizin uluslararası sistem ve düzendeki rolünü geliştirmeyi; itibarını, görünürlüğünü ve etkinliğini artırmayı merkezine alan 2023 hedeflerimiz doğrultusundaki en önemli basamaklardan bir tanesi olduğunu,

Yükselen ekonomik performansımızın desteğiyle uyguladığımız aktif dış politika sonucunda bölgemizdeki ve dünyadaki değişen Türkiye imajını daha güçlendireceğini,

İnsanlık vicdanının sukut ettiği alanlarda ülkemizin sesinin daha gür çıkmasına vesile olacağını,

görmediler demeyeğim, gördüler! Zaten tüm bu hazımsızlıklar da ondan değil mi! Cumhurbaşkanımızın da dediği gibi: “Nasıl birileri istemiyor diye güneş doğmaktan vazgeçmezse, ilahi nizama uygun şekilde geceleri gündüzler takip ederse, Türkiye de yolundan asla dönmez, dönmeyecektir.”


 

Yorumlar (1)
Turhan Dilmen 2 gün önce
Etkikeyici olmuş, tebrikler.
-0°
açık
Namaz Vakti 22 Ocak 2020
İmsak 06:47
Güneş 08:17
Öğle 13:20
İkindi 15:51
Akşam 18:14
Yatsı 19:38
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Sivasspor 18 40
2. Başakşehir 18 36
3. Trabzonspor 18 35
4. Fenerbahçe 18 34
5. Alanyaspor 18 32
6. Galatasaray 18 30
7. Beşiktaş 18 30
8. Göztepe 18 26
9. Malatyaspor 18 24
10. Gaziantep FK 18 24
11. Çaykur Rizespor 18 23
12. Denizlispor 18 22
13. Gençlerbirliği 18 18
14. Konyaspor 18 18
15. Kasımpaşa 18 15
16. Antalyaspor 18 14
17. Ankaragücü 18 12
18. Kayserispor 18 10
Takımlar O P
1. Hatayspor 18 37
2. Erzurum BB 18 31
3. Bursaspor 18 30
4. Akhisar Bld.Spor 18 28
5. Keçiörengücü 18 28
6. Ümraniye 18 28
7. Menemen Belediyespor 18 28
8. Adana Demirspor 18 27
9. Altay 18 24
10. Balıkesirspor 18 24
11. Giresunspor 18 24
12. Fatih Karagümrük 18 23
13. İstanbulspor 18 20
14. Altınordu 18 19
15. Osmanlıspor 18 16
16. Adanaspor 18 13
17. Boluspor 18 13
18. Eskişehirspor 18 9
Takımlar O P
1. Liverpool 22 64
2. Man City 24 51
3. Leicester City 23 45
4. Chelsea 24 40
5. M. United 23 34
6. Wolverhampton 23 34
7. Sheffield United 24 33
8. Tottenham 23 31
9. Southampton 24 31
10. Arsenal 24 30
11. Crystal Palace 24 30
12. Everton 24 30
13. Newcastle 24 30
14. Burnley 23 27
15. Brighton 24 25
16. Aston Villa 24 25
17. West Ham 22 23
18. Bournemouth 24 23
19. Watford 24 23
20. Norwich City 23 17
Takımlar O P
1. Barcelona 20 43
2. Real Madrid 20 43
3. Atletico Madrid 20 35
4. Sevilla 20 35
5. Getafe 20 33
6. Real Sociedad 20 31
7. Valencia 20 31
8. Athletic Bilbao 20 30
9. Villarreal 20 28
10. Granada 20 27
11. Real Betis 20 27
12. Levante 20 26
13. Osasuna 20 25
14. Deportivo Alaves 20 23
15. Real Valladolid 20 22
16. Eibar 20 22
17. Mallorca 20 18
18. Celta de Vigo 20 16
19. Leganés 20 14
20. Espanyol 20 14