ÖZEL HABER

'Yaşam tarzına müdahale' mi dediniz?

Türkiye'de meydana gelen terör saldırılarının acısı daha dinmeden bir grup hükümet düşmanı sosyal medyada algıya devam etti. 'Yaşam tarzına müdahale' diyerek başlattıkları algı eski Türkiye'de meydana gelen yaşam tarzına müdahale olaylarını hatırlattı.

'Yaşam tarzına müdahale' mi dediniz?
Ortaköy'deki Reina saldırısının acısı daha dinmeden bazı kesim yine kendi oyunlarını oynamaya başladı. Birileri sosyal medyada 'Yaşam tarzına müdahale' başlığı altında propaganga yapmaya çalıştı. Bu propaganda daha önce de hükümete darbe yapmak isteyen ancak başarılı olamayanların oynadığı Gezi planının ön hazırlığında kullanılmaya çalışılmıştı.

Bu oyunun baş aktörleri terör örgütlerinin yaptıkları saldırıları hükümetin veya Diyanet'in yaptığı açıklamalara dayandırdılar. Diyanet'in yaptığı 'Noel kutlanmaz' vaazını provokatörler Reina saldırısına yorumladılar. Oysa ki DAEŞ'in veya diğer terör örgütlerinin yaptığı saldırılara bakıldığında bunun yapılan açıklamalarla ilgili olmadığı açıkça görülüyor. 



'Yaşam tarzına müdahale' eski Türkiye'yi hatırlattı

Yıllarca yaşam tarzına müdahale eden kesim bugün çeşitli yalanlarla 'yaşam tarzına' müdahale ediliyor diye bağırmaya başladı. Ancak 'yaşam tarzına müdahale' başlığını açıp 'algı' yapmaya çalışanlar eski Türkiye'de meydana gelen olayların hatırlanmasına sebep olmaktan ileri gidemediler.

Eski Türkiye'de yaşam tarzına müdahaleye en güzel örnek başörtüsüne yapılan müdahaledir. Bir dönemin genç nesli 'başörtüsü'nü kullandığı için eğitim hakkından yoksun bırakılıp, yerden yere vuruldu. Öyle ki 'başörtülü' fakülte birincilerinin yaşam tarzına müdahale edilmiş, yöneticilerin desteğiyle kendi sınıf arkadaşları tarafından dahi başörtülerinden sürüklenip başarıları ellerinden alınmıştı. 'Yaşam tarzına müdahale'den dolayı bir dönem başörtülü kızların eğitim hakkı ellerinden alındı, hayatları karartıldı. Bu müdahaleyi en yakından hissedenler de onlar oldu.



Meclis'te açıktan açığa 'yaşam tarzına müdahale'

Bu algı başlığını açanlar yıllarca başörtülülere 'örümcek kafalı', sakallılara 'gerici-yobaz' diyerek aşağıladılar. Hatta bir zamanlar Türkiye'de sarıklarından dolayı asılanlar oldu. Başı kapalı analarımız haklarını aramak için seslerini çıkarttıklarında dönemin hükümetleri tarafından yerlerde sürüklendiler.

'Laiklik elden gidiyor' diye bağıran zihniyet eski Türkiye'yi görmezden gelmeye devam ediyor. Eski Türkiye'nin Meclisinde bir başbakan başörtülü bir kişinin meclise girmesinin mümkün olmayacağını hatta bu düşüncesini ileri götürerek bunun devlete başkaldırı olduğunu dile getirmişti.

Yasaklardan özgür yaşam tarzına giden Türkiye

Ancak bugün hükümetten ve Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamalarda açıkça insanların yaşam tarzına müdahale edilemeyeceği ifade ediliyor. Daha dün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Muhtarlar Toplantısı'nda "Ezana tahammül edemeyenlerin müezzinin üzerine yürümesi ne kadar yanlışsa, namaz kılmayana baskı da yanlıştır. Herkesin aynı hayat biçimine sahip olma mecburiyeti yoktur… Her birimiz kendi mahallemizi savunurken, diğer tarafta olanlara 'Oh olsun' mantığıyla yaklaşırsak, arzu ettiğimiz toplumsal huzur ve barışı tesis edemeyiz" şeklinde açıklama yaptı.

Konular: yaşam tarzına müdahale,

Yorumlar