ÖZEL HABER

Tarih kokan sayfalardan günümüze ulaşan gelenek

Günümüzde ağırlıklı olarak öğrencilerin ders kitaplarını ve sınavlara hazırlık kitaplarını aradığı sahaflar çarşısı, kurulma amacını gün geçtikçe kaybediyor. Şuan neredeyse tamamen sınav kitapları satan dükkanların yerinde çok değil on sene öncesine kadar bile altın değerinde eserler satıldığını biliyor...

Tarih kokan sayfalardan günümüze ulaşan gelenek
Sahaflar Çarşısı bulunduğu konum itibariyle de tarihin canlı örneğidir. Kapalı Çarşı ve Beyazıt Cami arasında kalır.

Sahaf 'suhuf' kelimesinden gelir. Tasavvuf'ta 'dolaşan bilgi' demektir.

O zamanki İstanbul tebaası kitap okumayı severdi. Sahaflarda Batı'dan Doğu'ya her yeri gezer kitap toplarlardı. Bu kitaplarla beraber efsane hikayeleri de beraberlerinde getirirlerdi. Böylece kitap almaya gelenler çay kahve eşliğinde bu hikayeleri dinlerdi.

Sahaflığı Osmanlı’ya getirip kazandıran Basralı Abdullah Yetim Efendi’dir. Sahaflar çırak, kalfa, usta dönemlerinden geçmek zorundaydılar. Nadide kitapları toplar (pazarlık) mezat yapılarak satarlardı. Bu satışlar Osmanlı zamanında cuma ve salı günleri medrese öğrencileri, hattatler, mülteciler ve kağıtçılarıyla yapılıyordu. Sahaflara kitap meraklılarının yanı sıra ilim ve bilim zatları da ziyaret eder düşünce alış verişinde bulunurlardı.

Sahaflık birinci ile ikinci kaynak arasında ayrım yapabilme sanatıydı. Sahaflık okuyup yazma ile değil, alıp satma ile öğrenilirdi. 

19. yüzyıl yarısına kadar sadece müslüman mesleği olan sahaflığı artık gayri müslimler de yapabiliyordu.

Evliyâ Çelebi’nin Seyâhatnâmesi’nde, 17. yüzyılda sahaf dükkânı sayısının 50, ulemâ hizmetinde bulunan sahaf esnafı sayısının ise 300 olduğundan bahsedilir.

Matbaanın yenileşme hareketleri üzerindeki etkisi kadar kitapçılık ve dolayısıyla sahaflar üzerindeki etkisi de oldukça önemli. 

Artık hattatlara ihtiyaç kalmıyordu. Matbaa basımı kitapları alıp satıyorlardı. Ama dini kitaplar için bu geçerli değildi.

Sahaflık sadece müslümanların yaptığı bir meslekti. 19.yüzyıl yarısından itibaren yayınlanan Tanzimat fermanıyla bu mesleği gayrimüslimler de yapmaya başladı.

"İyi sahaf olmak için kitapla dost olmak gerekir"

Osmanlı’dan günümüze kalan bu tarihi meslek halen yaşatılıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı, İstanbul Büyük Şehir Belediyesi ve Kültür Kent Vakfı’nın ortak projesiyle festivallerle bu tarih İstanbul’un gözde yerlerinde halka açık şekilde düzenleniyor.

Günümüzde işinin ehli olan Sahaf çok az sayıda kaldı. Sahaflar çarşısı esnafının en büyük derdi, son dönemlerde insanların kitap almak yerine buraya fotoğraf çekmek için gelmeleri. Çarşı esnafının yakındıkları dertlerden biri de yetiştirecek çırak bulamamaları.

Ne yazıkki şimdi kırtasiye çarşısına dönüşen kadim sahafların mekanı, turistler için dolarla satılan büyük boy pahalı kitapların bolca bulunduğu, piyasaya yeni çıkan kitapların satıldığı dükkanlardan mürekkeb bir yer olmuştur. 

"Sahaflık İstanbul'a en yakışan meslektir"

Sahaflıklar arasında şöyle bir söz vardır "Sahaflık İstanbul’a en yakışan meslektir”. Sadece tarih meraklılarının değil, farklı ilgi alanına sahip insanların da uğrayabileceği Sahaflar Çarşısı'na gidip gözünüzü kapatarak dolaşmalısınız.

Konular: tarih, evliya çelebi, sahaflar,

Yorumlar