13.01.2020, 09:31

Türkiye Libya’ya savaşmaya değil barıştırmaya gidiyor

Erdoğan ve Putin’in Libya’daki taraflara yaptıkları ateşkes çağrısına meşru Trablus hükümeti hemen olumlu karşılık verirken saldırgan Hafter yönetimi bu çağrıya uymayacağını ilan etmişti. İki tuhaflık vardı. Biri bu çağrıda ki, ona işaret etmiştik. Diğeri de Hafter’in verdiği tepkide.

Taraflara ateşkes çağrısındaki tuhaflık Libya’da savaşan iki simetrik tarafın olmayışından, dolayısıyla aslında bir tarafın saldırganlığıyla oluşan bir durumun sözkonusu olmasından ileri geliyordu. Aslında çağrı sadece saldırgan Hafter’e yapılmalı, bu çağrıya uymadığı taktirde ona karşı, kalmışsa bir uluslararası toplum, vicdan veya hukuk, bunun harekete geçip yaptırımları devreye sokmalıydı.

Buna rağmen Türkiye Libya’daki varlığının kesinlikle savaşmak için değil, Libyalıların hukukunu, güvenliğini ve istikrarını korumak olduğunu göstermek üzere saldırgan Hafter’e bile taraf muamelesi yapıp ateşkes çağrısında bulunmuştu.

İkinci tuhaflık ise Hafter’in kendisine şimdiye kadar destek vermiş olan Rusya’nın çağrısına rağmen ateşkese uymayacağını duyurmasıydı. Bunu yaparken nesine güveniyordu acaba?Elindeki silah kendisine ait değil ki.O silahı eline verenlerin istediğinden fazlasını yapabilir miydi?

Kesin konuşmayalım hemen. Belki yapabileceğini bir an için düşünebilir, ama biraz kendine geldiğinde bunun sürdürülebilir olmayacağını da fark etmemesi mümkün değildi.

Hafter’in BAE’nin finansmanı, Rusya’nın teknik desteği ve Fransa’nın AB içindeki PR faaliyeti olmadan bir adım yol gitmesi mümkün değil ki.

Türkiye ise Libya’da daha fazla kan dökülmesini değil, bütün Libyalıların huzurunun, hukukunun ve ülke istikrarının temin edilebileceği bir siyasi diyalog ortamının oluşmasından başka bir şey aramıyor bölgede. Bunun sağlanması Türkiye içen de yeterince büyük bir kazanımdır. Türkiye’nin ne Libya’nın ne de başka bir ülkenin toprağında gözü yok, zaten her ülke kendi halkı tarafından yönetildiğinde, her ülkenin kendi halkı yeterince özgürleşip istikrar bulduğunda Türkiye’nin bundan rahatsız olmasını gerektirecek hiçbir durum olmaz.

Hal böyle iken Arap medyasında, özellikle Mısır medyasında Türkiye’nin Libya’da Araplarla savaşmaya geldiğine dair yoğun bir propaganda kampanyası yürütülüyor. Çoğu da tiyolarını Türkiye’deki müttefikleri olan CHP’lilerden alıyor gibi.

Oysa hem CHP’nin hem de Mısır’da Türkiye’ye karşı bu propagandaya maruz kalanların hemen gözlerine batması gereken gerçek şu: Libya’da ateşkesi başkası değil Türkiye istedi ve üstelik bunu Rusya ile olan iyi ilişkilerini ciddi bir diplomatik imkana dönüştürerek sağladı.

Türkiye’nin barışa değil de savaşa niyeti olsa hiçbir meşruiyeti olmayan, ama maalesef fiili bir güç temin etmiş olan Hafter’e karşı savaşarak Libya’da nüfuzunu geliştirmeyi düşünürdü. Böyle bir savaşta Türkiye’nin karşısında Hafter’in hiçbir şansı olmayacağı açık ancak Türkiye’nin elde edeceği bu askeri başarının Libya halkına ağır bir maliyet çıkarması da kuvvetle muhtemel olurdu.

Oysa Libya sahasına sadece askeri gücüyle değil, tarihi, kültürel gücüyle ve tabii ki en önemlisi Libya’nın geleceği için, Libya’yı Libyalılara güvenle devredecek bir vizyonla giriyor Türkiye. Bu vizyonun bir alternatifi yok şu anda ve buna etik ve politik düzeyde karşı koyacak hiçbir zemin yok.

LİBYA, TÜRKİYE-MISIR İLİŞKİLERİ İÇİN BİR FIRSAT SAHASI OLAMAZ MI?

Mısır medyasında yürütülen kampanyada Türkiye’nin Mısır’a karşı savaşmak üzere Libya’ya geldiği söylenirken, şunu söyledik. Türkiye Libya’ya ne Libya halkıyla ne de herhangi bir Müslüman-Arap halkla savaşmaya geliyor.Bilakis Libya’daki savaşı durdurmak üzere geliyor, üstelik gelişi de bir davet üzere oluyor.

Haddi zatında Türkiye ile Mısır arasında bir savaş sebebinden ziyade işbirliği sebepleri çok daha fazladır. Darbeciliği ve her gün kendi halkına yönelik insan hakkı ihlalleri yüzünden Sisi ile aradaki çözülmez sorun bir kenara bırakıldığında, Türkiye ve Mısır arasında bu kopukluk başkalarına gereğinden fazla fırsatlar doğurmakta ve iki ülkeye de İslam dünyasına da çok pahalıya mal olmaktadır. Oysa iki ülkenin bir işbirliği ve dayanışma içinde olmaktan başka bir kaderleri yok ve eninde sonunda bunu yapmaları gerekiyor.

Türkiye’nin Libya ile anlaşması aynı zamanda Mısırlıların Yunanistan’la anlaşmasından dolayı çalınan Münhasır Ekonomik Sınırlardaki haklarını da geri kazandırdı. Biraz daha öteye gidip şu soruyu da sorabiliriz: Libya ile yapılan anlaşmanın bir benzeri neden Mısır’la da yapılmasın? Doğu Akdeniz’de Türkiye, Mısır ve Libya arasındaki böyle bir ittifak her üç ülkenin haklarını daha fazla koruyup geliştirmez mi?

Mısır’ı Türkiye’ye karşı oynamaya, Türkiye ile bu tür bir ittifak kurmak yerine Yunanistan’a, İsrail’e kim zorluyor?

Neticede İsrail, Güney Kıbrıs ve Yunanistan arasındaki anlaşmada Mısır’ın esamisi bile okunmadı. Mısır’ın Türkiye aleyhine olmak üzere kurulan böyle bir ittifaktan bile dışlanması yeterince uyarıcı olmalı değil mi?

Sosyal medya üzerinden yaptığım bu çağrıya binlerce mesajla tepkiler geldi, olumlu ve olumsuz içerikli bu mesajlar, belli ki çağrının yerini bulmuş olduğunu gösteriyor.

Kim bilir? Belki artık bunun üzerinde de ciddiyetle düşünmenin vakti gelmiştir.

Yorumlar (0)
hafif yağmur
Namaz Vakti 20 Ocak 2020
İmsak 06:48
Güneş 08:18
Öğle 13:20
İkindi 15:49
Akşam 18:12
Yatsı 19:36
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Sivasspor 18 40
2. Başakşehir 18 36
3. Trabzonspor 18 35
4. Fenerbahçe 18 34
5. Alanyaspor 18 32
6. Galatasaray 18 30
7. Beşiktaş 18 30
8. Göztepe 18 26
9. Malatyaspor 18 24
10. Gaziantep FK 18 24
11. Denizlispor 18 22
12. Çaykur Rizespor 17 20
13. Gençlerbirliği 17 18
14. Konyaspor 18 18
15. Kasımpaşa 18 15
16. Antalyaspor 18 14
17. Ankaragücü 18 12
18. Kayserispor 18 10
Takımlar O P
1. Hatayspor 18 37
2. Erzurum BB 18 31
3. Bursaspor 18 30
4. Akhisar Bld.Spor 18 28
5. Keçiörengücü 18 28
6. Ümraniye 18 28
7. Menemen Belediyespor 18 28
8. Adana Demirspor 17 24
9. Balıkesirspor 17 24
10. Altay 18 24
11. Giresunspor 18 24
12. Fatih Karagümrük 18 23
13. İstanbulspor 18 20
14. Altınordu 18 19
15. Osmanlıspor 18 16
16. Adanaspor 18 13
17. Boluspor 18 13
18. Eskişehirspor 18 9
Takımlar O P
1. Liverpool 21 61
2. Man City 23 48
3. Leicester City 23 45
4. Chelsea 23 39
5. M. United 22 34
6. Wolverhampton 23 34
7. Sheffield United 23 33
8. Tottenham 23 31
9. Crystal Palace 23 30
10. Arsenal 23 29
11. Everton 23 29
12. Newcastle 23 29
13. Southampton 23 28
14. Burnley 23 27
15. Brighton 23 25
16. West Ham 22 23
17. Watford 23 23
18. Aston Villa 23 22
19. Bournemouth 23 20
20. Norwich City 23 17
Takımlar O P
1. Barcelona 20 43
2. Real Madrid 20 43
3. Atletico Madrid 20 35
4. Sevilla 20 35
5. Getafe 20 33
6. Real Sociedad 20 31
7. Valencia 20 31
8. Athletic Bilbao 20 30
9. Villarreal 20 28
10. Granada 20 27
11. Real Betis 20 27
12. Levante 20 26
13. Osasuna 20 25
14. Deportivo Alaves 20 23
15. Real Valladolid 20 22
16. Eibar 20 22
17. Mallorca 20 18
18. Celta de Vigo 20 16
19. Leganés 20 14
20. Espanyol 20 14